Mağaranın dibinde ilginç keşif: Dünyada başka bir örneği daha yok

17:20, 24/04/2025, PerşembeG: Güncelleme: 17:25, 24/04/2025, Perşembe
AA
Mağaranın dibinde ilginç keşif: Dünyada başka bir örneği daha yok

Zonguldak'ta galeri, sarkıt, dikit, sütun ve travertenleriyle ilgi gören Gökgöl Mağarası, milyonlarca yıllık mercan fosilleri ve son dönemde keşfedilen kabuklu türüyle bilimsel çalışmalara da konu oluyor. 3 bin 350 metre uzunluğundaki, yürüyüş parkuru, cam köprüleri ve seyir terasının yanı sıra temiz havası, doğal ve mikroklima özelliğiyle de ilgi çeken mağara, Türk bilim adamlarının yürüttüğü çalışmada kabuklu sınıfı canlılardan "gammarus tumaf" ismi verilen yangıç türünün keşfedildiği yer olarak da adını duyurdu. Turizme açık 875 metrelik bölümü gezilebilen mağara, her yıl yerli ve yabancı binlerce turisti ağırlıyor.

"Türkiye'nin Mağaraları" dosya haberinin 20. bölümünde, Zonguldak'taki Gökgöl Mağarası'na yer verildi.


"Türkiye'nin Mağaraları" dosya haberinin 20. bölümünde, Zonguldak'taki Gökgöl Mağarası'na yer verildi.

Zonguldak'ta galeri, sarkıt, dikit, sütun ve travertenleriyle ilgi gören Gökgöl Mağarası, milyonlarca yıllık mercan fosilleri ve son dönemde keşfedilen kabuklu türüyle bilimsel çalışmalara da konu oluyor.

Zonguldak'ta galeri, sarkıt, dikit, sütun ve travertenleriyle ilgi gören Gökgöl Mağarası, milyonlarca yıllık mercan fosilleri ve son dönemde keşfedilen kabuklu türüyle bilimsel çalışmalara da konu oluyor.

Turizme açık 875 metrelik bölümü gezilebilen mağara, her yıl yerli ve yabancı binlerce turisti ağırlıyor.


Turizme açık 875 metrelik bölümü gezilebilen mağara, her yıl yerli ve yabancı binlerce turisti ağırlıyor.

3 bin 350 metre uzunluğundaki, yürüyüş parkuru, cam köprüleri ve seyir terasının yanı sıra temiz havası, doğal ve mikroklima özelliğiyle de ilgi çeken mağara, Türk bilim insanlarının yürüttüğü çalışmada kabuklu sınıfı canlılardan "gammarus tumaf" ismi verilen yangıç türünün keşfedildiği yer olarak da adını duyurdu.


3 bin 350 metre uzunluğundaki, yürüyüş parkuru, cam köprüleri ve seyir terasının yanı sıra temiz havası, doğal ve mikroklima özelliğiyle de ilgi çeken mağara, Türk bilim insanlarının yürüttüğü çalışmada kabuklu sınıfı canlılardan "gammarus tumaf" ismi verilen yangıç türünün keşfedildiği yer olarak da adını duyurdu.

Binali Yıldırım Üniversitesi Biyoloji Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Mert Elverici ve Kıbrıs Yaban Hayatı Araştırma Enstitüsünde görevli araknolog (örümcekleri ve akrepleri inceleyen zoolojinin alt dalıyla ilgilenen bilim adamı) Kadir Boğaç Kunt'un mağaradan topladıkları kabuklu örnekleri, Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Özbek, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyeleri İsmail Aksu ve Hazel Baytaşoğlu tarafından yeni tür olduğu belirlenen yangıç türüne, Türkiye Mağaracılık Federasyonuna (TUMAF) ithafen "gammarus tumaf" adı verildi.

Binali Yıldırım Üniversitesi Biyoloji Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Mert Elverici ve Kıbrıs Yaban Hayatı Araştırma Enstitüsünde görevli araknolog (örümcekleri ve akrepleri inceleyen zoolojinin alt dalıyla ilgilenen bilim adamı) Kadir Boğaç Kunt'un mağaradan topladıkları kabuklu örnekleri, Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Özbek, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyeleri İsmail Aksu ve Hazel Baytaşoğlu tarafından yeni tür olduğu belirlenen yangıç türüne, Türkiye Mağaracılık Federasyonuna (TUMAF) ithafen "gammarus tumaf" adı verildi.

Prof. Dr. Murat Özbek, Gökgöl Mağarası'nda yaşayan bu nadir türün koruma altına alınması gerektiğini söyledi.


Prof. Dr. Murat Özbek, Gökgöl Mağarası'nda yaşayan bu nadir türün koruma altına alınması gerektiğini söyledi.

Bu canlıların çok dar bir bölgede yaşadıklarını belirten Özbek, "Bu tür de tahminimce dünyada sadece Gökgöl Mağarası'nda var. İlave olarak, Zonguldak'ta 2013'te Cumayanı Mağarası'nda bulduğumuz ve bu yeni türle akraba olan ve adını 'Gammarus baysali' koyduğumuz başka bir tür daha var. Aynı kentte, iki farklı mağarada bulduğumuz bu canlı türleri biyolojik çeşitlilik açısından çok önemli." diye konuştu.

Bu canlıların çok dar bir bölgede yaşadıklarını belirten Özbek, "Bu tür de tahminimce dünyada sadece Gökgöl Mağarası'nda var. İlave olarak, Zonguldak'ta 2013'te Cumayanı Mağarası'nda bulduğumuz ve bu yeni türle akraba olan ve adını 'Gammarus baysali' koyduğumuz başka bir tür daha var. Aynı kentte, iki farklı mağarada bulduğumuz bu canlı türleri biyolojik çeşitlilik açısından çok önemli." diye konuştu.

"Yaptığımız çalışmalar temel bilimler çalışması"


Özbek, mağara habitatlarının çok özel olduğu ve yer altı sularıyla bağlantılarının bulunduğunu, karanlık habitatlar olmaları dolayısıyla buradaki canlıların genellikle o mağaraya özgü olduklarını anlattı.

"Yaptığımız çalışmalar temel bilimler çalışması"Özbek, mağara habitatlarının çok özel olduğu ve yer altı sularıyla bağlantılarının bulunduğunu, karanlık habitatlar olmaları dolayısıyla buradaki canlıların genellikle o mağaraya özgü olduklarını anlattı.

Biyolojik çeşitlilik açısından bu canlıların doğal miras olduğunu vurgulayan Özbek, "Yaptığımız çalışmalar temel bilimler çalışması. Yani adı üstünde biz olayın temelini atıyoruz, bu canlının dünyada olduğunu kanıtlıyoruz." dedi.

Biyolojik çeşitlilik açısından bu canlıların doğal miras olduğunu vurgulayan Özbek, "Yaptığımız çalışmalar temel bilimler çalışması. Yani adı üstünde biz olayın temelini atıyoruz, bu canlının dünyada olduğunu kanıtlıyoruz." dedi.

Özbek, literatüre kazandırılan canlı türünün önemine değinerek, "Bu canlının enzimleriyle, vücudunda yaşama ihtimali olan başka bir bakteriyle ilgili çalışmalar yapılabilir. Merdivenin ilk basamağı canlının türünü bulabilmek. Bu keşif bu anlamda çok değerli. Eğer biz bu habitatları, mağarayı koruyamazsak ya bu canlılar şansları varsa başka bir yere göç eder ya da yok olur giderler. Bu, dünyadan bir türün daha yok olması anlamına gelir ki, bu da bir çeşit fakirleşme ve dünya açısından da dezavantajdır." değerlendirmesini yaptı.

Özbek, literatüre kazandırılan canlı türünün önemine değinerek, "Bu canlının enzimleriyle, vücudunda yaşama ihtimali olan başka bir bakteriyle ilgili çalışmalar yapılabilir. Merdivenin ilk basamağı canlının türünü bulabilmek. Bu keşif bu anlamda çok değerli. Eğer biz bu habitatları, mağarayı koruyamazsak ya bu canlılar şansları varsa başka bir yere göç eder ya da yok olur giderler. Bu, dünyadan bir türün daha yok olması anlamına gelir ki, bu da bir çeşit fakirleşme ve dünya açısından da dezavantajdır." değerlendirmesini yaptı.

Bu tür canlıların mağara ortamına adapte oldukları ve oralarda evrimleştikleri için yapılan değişikliklerin (aydınlatma ve turizme açma) türlerin varlığını tehlikeye düşürebileceğini aktaran Özbek, Türkiye'de turizme açılan bazı mağaralarda keşfedilen canlı türlerinin yok olduğu yönünde örneklerin bulunduğunu kaydetti.

Bu tür canlıların mağara ortamına adapte oldukları ve oralarda evrimleştikleri için yapılan değişikliklerin (aydınlatma ve turizme açma) türlerin varlığını tehlikeye düşürebileceğini aktaran Özbek, Türkiye'de turizme açılan bazı mağaralarda keşfedilen canlı türlerinin yok olduğu yönünde örneklerin bulunduğunu kaydetti.

Özbek, keşfettikleri canlı türünün dışında başka yeni canlıların da mağarada olabileceğini, bu bakımdan Gökgöl Mağarası'nda yeni çalışmaların yapılması gerektiğini belirtti.

Özbek, keşfettikleri canlı türünün dışında başka yeni canlıların da mağarada olabileceğini, bu bakımdan Gökgöl Mağarası'nda yeni çalışmaların yapılması gerektiğini belirtti.

İnsanların, "Yangıç türünün bulunmasının nasıl faydası olabilir?" gibi düşünceye sahip olabileceklerini aktaran Özbek, "Bu canlının üzerindeki bir bakteri çok şeyi değiştirebilir. Bakterinin veya bu canlının üzerindeki enzimin ileride çok önemli bir hastalığa iyi gelmeyeceğini hiç kimse bilemez. Bunların araştırılması lazım. Ama siz o türü koruyamazsanız, sonrasında yapılacak çalışmalar için öyle bir şansınız kalmıyor. Çünkü o tür dünyada başka bir yerde yok. Sadece o mağarada var." ifadesini kullandı.

İnsanların, "Yangıç türünün bulunmasının nasıl faydası olabilir?" gibi düşünceye sahip olabileceklerini aktaran Özbek, "Bu canlının üzerindeki bir bakteri çok şeyi değiştirebilir. Bakterinin veya bu canlının üzerindeki enzimin ileride çok önemli bir hastalığa iyi gelmeyeceğini hiç kimse bilemez. Bunların araştırılması lazım. Ama siz o türü koruyamazsanız, sonrasında yapılacak çalışmalar için öyle bir şansınız kalmıyor. Çünkü o tür dünyada başka bir yerde yok. Sadece o mağarada var." ifadesini kullandı.

"Bu yıl 75 binin üzerinde ziyaretçi ağırladı, hedef 100 binin üzeri"


Gökgöl Mağarası sorumlusu Arda Yılmaz, zararlı maddeler girmediğinden mağara içerisindeki hava akımının sürekli temiz kaldığını, özellikle astım hastalarının mağara içerisinde kendilerini daha iyi hissettiğini dile getirdi.

"Bu yıl 75 binin üzerinde ziyaretçi ağırladı, hedef 100 binin üzeri"Gökgöl Mağarası sorumlusu Arda Yılmaz, zararlı maddeler girmediğinden mağara içerisindeki hava akımının sürekli temiz kaldığını, özellikle astım hastalarının mağara içerisinde kendilerini daha iyi hissettiğini dile getirdi.

Bu özelliğinin yanı sıra Türk bilim insanlarının yeni yangıç türünü dünya literatürüne kazandırdığını anımsatan Yılmaz, mağaranın bu yıl 75 binin üzerinde ziyaretçi ağırladığını, çok kısa süre içerisinde 100 binin üzerine çıkmayı hedeflediklerini bildirdi.

Bu özelliğinin yanı sıra Türk bilim insanlarının yeni yangıç türünü dünya literatürüne kazandırdığını anımsatan Yılmaz, mağaranın bu yıl 75 binin üzerinde ziyaretçi ağırladığını, çok kısa süre içerisinde 100 binin üzerine çıkmayı hedeflediklerini bildirdi.

Mağarayı özel kılan bir başka unsurun da 350-400 milyon yıl önce okyanus tabanında çökelmiş kireç taşları içinde oluşması olduğuna dikkati çeken Yılmaz, "Yine o dönemde mağara içerisinde mercanlar yaşamış. Bu mercanların bugün burada fosillerini gözlemlemekteyiz. Bu anlamda milyonlarca yıl öncesine ait mercanların fosillerini görebilmek, hissedebilmek aslında bilim camiasının da çok ilgilendiği bir durum. Bu anlamda tabii bilimsel çalışmalar yapılıyor." ifadelerini kullandı.

Mağarayı özel kılan bir başka unsurun da 350-400 milyon yıl önce okyanus tabanında çökelmiş kireç taşları içinde oluşması olduğuna dikkati çeken Yılmaz, "Yine o dönemde mağara içerisinde mercanlar yaşamış. Bu mercanların bugün burada fosillerini gözlemlemekteyiz. Bu anlamda milyonlarca yıl öncesine ait mercanların fosillerini görebilmek, hissedebilmek aslında bilim camiasının da çok ilgilendiği bir durum. Bu anlamda tabii bilimsel çalışmalar yapılıyor." ifadelerini kullandı.

Mağarayı ziyaret eden Meriç Bektaş, her fırsatta Zonguldak'ın kültürel ve tarihi mirası hakkında bilgi edinmeye çalıştığını söyleyerek, "Mağara beklentileri karşılıyor ama bence hak ettiği değeri görmüyor. Yakın zamanda değeri daha iyi anlaşılacaktır. Çünkü mağaranın barındırdığı unsurlar zengin." dedi.

Mağarayı ziyaret eden Meriç Bektaş, her fırsatta Zonguldak'ın kültürel ve tarihi mirası hakkında bilgi edinmeye çalıştığını söyleyerek, "Mağara beklentileri karşılıyor ama bence hak ettiği değeri görmüyor. Yakın zamanda değeri daha iyi anlaşılacaktır. Çünkü mağaranın barındırdığı unsurlar zengin." dedi.
Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026