Asrın davası

00:0020/10/2008, Pazartesi
G: 20/10/2008, Pazartesi
Yeni Şafak
Asrın davası
Asrın davası

Türkiye bugün geçmişiyle hesaplaşmaya başlayacak. Cebir ve şiddet kullanarak hükümeti devirmek ve halkı isyana teşvik etmekle suçlanan Ergenekon terör örgütü sanıkları, ilk kez hakim karşısına çıkacak. Emekli Tuğgeneral Veli Küçük, İlhan Selçuk, Doğu Perinçek'in aralarında bulunduğu 86 sanık, yargıya hesap verecek. 2455 sayfalık iddianame sanıkların yüzüne okunacak. Karanlıkta kalan tarih, aydınlanacak.

12 Haziran 2007'deki operasyonla başlayan Ergenekon davasının 46'sı tutuklu 86 sanığı bugün Silivri Ceza ve İnfaz Kurumları Kampüsünde oluşturulan duruşma salonunda hakim karşısına çıkacak. Silivri Ceza ve İnfaz Kurumları Yerleşkesindeki adliyede İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince görülecek davanın ilk duruşmasına, 200'ü sanık ve avukatları, 80'i basın mensubu ve izleyici olmak üzere toplam 280 kişi alınacak.

Duruşmada dinlenilecek “gizli tanıklar”, salon bitişiğinde oluşturulan ses ve görüntülü kayıt sistemi kurulan bölümde, kendisini sorgulayacak hakim ile bulunacak. Salondaki diğer kişilerce tanınmaması için görüntüsü mozaiklenerek, sesi değiştirilerek salona aktarılacak tanığa, mahkeme heyeti ve avukatlar doğrudan soru yöneltebilecek.

LCD'DEN AKTARILACAK

Duruşma görüntülerinin, salon yakınına kurulan bir LCD ekrandan basın mensupları ve izleyicilere canlı aktarılacak davanın ilk oturumunda, 2 bin 455 sayfadan oluşan iddianame ya da bu iddianame yerine geçen belgeler okunacak. Kimlik tespitlerinin ardından öncelikle tutuklu sanıkların ifadeleri alınacak. Sanık sayısının çokluğu nedeniyle mağdurlar ve tanıklar daha sonra dinlenilecek. İlk oturum, sanıkların ifadeleri bitene kadar her gün yapılacak. Salona kurulan sistem sayesinde ses ve görüntü kaydı yapılacak duruşmanın kayıtları, daha sonra kağıda dökülecek. Basın mensupları için salonda 30 kişilik yer ayrıldı.

KARGAŞA ORTAMI İSTİYORLARDI

İddianamede, “Örgütün yakın amacının, ülkede yönetim zafiyeti oluşturacak derecede eylemler yapıp, kamu düzenini bozacak kargaşa ortamı meydana getirmek, nihai amacının da oluşacak kargaşa ortamı ile yönetime karşı yapılacak hukuk dışı bir müdahalenin kamuoyunda kabulü ve haklılığını temin edip, hukuk dışı bir müdahale ile yönetimi ele geçirmek olduğu tespit edilmiştir” deniliyor.

KÜÇÜK YÖNETİCİ KADROSUNDA

Sanıklar İlhan Selçuk, Veli Küçük, Doğu Perinçek, Kemal Yalçın Alemdaroğlu, emekli Yüzbaşı Muzaffer Tekin ve Kuvayı Milliye Derneği Başkanı emekli Kurmay Albay Fikri Karadağ'ın “örgütün üst düzey sorumluları ve yöneticileri” oldukları belirtilen iddianamede, örgütün yurt içi yapılanmasının “askeri yapılanma”, “devlet kurumlarında yapılanma”, “sivil yapılanma”, “mafya yapılanması” ve “terör örgütü yapılanması” şeklinde 5 ana bölümden oluştuğu, kurulan sivil toplum örgütlerindeki kişilere darbeden sonra çeşitli makam ve mevkiler vadedildiği öne sürülüyor. Örgüt yöneticileri hakkında müebbet hapise varan cezalar isteniyor.

HANGİ EYLEMLER İDDİANAMEDE?

İddianamede, “Ergenekon terör örgütü”nün gerçekleştirdiği bazı eylemler şöyle sıralanıyor:

- Cumhuriyet gazetesi merkezine el bombası atılması, -17 Mayıs 2006 günü Danıştay 2. Dairesine yönelik gerçekleştirilen silahlı saldırı sonucu Danıştay üyesi Mustafa Yücel Özbilgin'in öldürülmesi ve 2 üyenin yaralanması -13 Haziran 2007'de İstanbul-Ümraniye ilçesinde bir adrese düzenlenen operasyonda 27 adet el bombası ele geçirilmesi. Bu arada, Şener Eruygur ve Hurşit Tolon gibi sanıklar ise ek iddianameyle ana davaya eklenecek.


Silivri'de çatık kaşlı bir hakim

Türkiye tarihinde önemli bir rol oynayacak davanın hakimi olan Köksal Şengün, oldukça renkli bir kişiliğe sahip.

Köksal Şengün, 19 Ocak 1950'de, Trabzon'un Sürmene ilçesinin Baştımar Köyü'nde dünyaya geldi. İlkokulu Baştımar'da okuyan Şengün, ortaokul eğitimini Sürmene Ortaokulu'nda yaptı. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 1972 yılında mezun olan Köksal Şengün, 20209 sicil numarasıyla hâkimliğe başladı.

RÜŞVET ÇARKINI ORTAYA ÇIKARDI

Köksal Şengün hâkim olduktan sonra Türkiye'nin pek çok yerinde görev aldı.Sert mizacı nedeniyle 'Çatık kaşlı hakim' olarak bilinen Köksal Şengün'ün 1993 yılında DGM'de ayak uyduramadığı rüşvet çarkını ve meslektaşlarının rüşvet karşılığı tahliye kararlarını savcıya ayrıntılarıyla anlatmasıyla biliniyor.

TUĞLUK'UN DAVASINA DA BAKTI

Ergenekon Davası'na çekilen kura sonrasında atanan Köksal Şengün'ün baktığı davalar arasında DTP milletvekilleri Aysel Tuğluk ve Ayla Akat Ata hakkında, 'Yasa dışı örgüte üye olmak' iddiasıyla açılan dava da var. Hizbullah ana davasının yanı sıra Loui Sakka'nın avukatı Osman Karahan'ın davası, yasadışı DHKP-C davası da bu mahkemede görülüyordu.

BANKER KASTELLİ'NİN KÖYLÜSÜ

Bu arada, Köksal Şengül'ün dünyaya geldiği Sürmene'nin Baştımar Köyü'nden çok sayıda ünlü isim çıktı. Bu isimler arasında yeraltı dünyasının ünlü simalarından Dündar Kılıç ile 'Banker Kastelli' adıyla tanınan Abidin Cevher Özden de var.


Ergenekon davası Türkiye için bir fırsat

TBMM eski Susurluk Araştırma Komisyonu Üyesi ve eski Kültür Bakanı Fikri Sağlar Ergenekon davasının başlamasını Türkiye için yeni bir dönem olarak değerlendirdi. Sağlar bu dava sürecinin Türkiye'nin demokratikleşmesi, hukuk devleti haline gelebilmesi ve derin devletle hesaplaşabilir hale gelmesi için bir fırsat olduğunu kaydetti. Sağlar, “Devlet içindeki illegal yapılanmalar bu dava sırasında ortaya çıkmaya başlayacak. Gerçekten demokratikleşmeyle ilgili engeller bulunabilirse ve egemenliğin kayıtsız şartsız halkın olduğuna dair olan anlayışın ortaya çıkarılması konusunda bir gayret sarfedilirse o zaman Türkiye demokratik hukuk devleti haline gelir” diye konuştu.


Hukuk dışı yapılarla yüzleşme vakti geldi

Mazlum-Der Genel Başkanı Ömer Faruk Gergerlioğlu, Ergenekon davasıyla, Türkiye'nin hukuk dışı yapılanmalar ile yüzleşme vaktinin geldiğini belirterek, “Ergenekon ismi verilen suç örgütü, makam, rütbe ve görevleri ne olursa olsun bürokrasi ve siyaset içine kadar işlemiş, ülkeyi içten içe eriten, kirli emellerini gerçekleştirmek için her şeyi feda edebilen ve ülkenin gelişmesi için her türlü engellemeyi gösteren bir zümrenin Türkiye'de varolduğunun ve ülkeye hakim olduğunun artık inkar edilemeyecek kadar açık olduğunu ortaya çıkarmıştır” dedi. Bu tür yapıların kendi menfaatleri için her türlü kaos, sıkıntı ve krizi çekinmeden uygulamaya koyduklarını belirten Gergerlioğlu, bu sebeple yargının tarih önünde büyük bir sınav vereceğini ifade etti.