
Sefil Bilo, Erkek Güzeli, Çiçek Abbas gibi rol aldığı onlarca filmde hakkı yenen, emeği sömürülen Anadolu gencini oynayan İlyas Salman, gerçek hayatta da aynı mazlumiyeti yaşadığını örnekler vererek anlatıyor.
İlyas Salman, gerçek hayatta da tıpkı filmlerinde canlandırdığı karakterler gibi, çok kolay kandırıldığını anlatıyor. Ünlü sinema oyuncusu hayatı, filmleri ve gelecek planlarına dair sorularımıza samimi cevaplar verdi.
Gerçekte de öyleydi. Bir örnek verirsem daha iyi anlayacaksınız. Bir berber arkadaşım, "Sinema dışında bir gelirin olsun. Birlikte bir dükkan açalım" diyerek ortaklık teklifinde bulundu. Ben de peki dedim. Eşimin altınları ve birikmiş biraz parayla gidip dükkanı tuttuk. Birkaç gün sonra dükkan nasıl çalışıyor diye gidip baktım. Ne dükkan var, ne de aldığım eşyalar. En çok Arzu Film'le çalıştım. Hiçbir zaman Ertem (Eğilmez) abiyle para konusunda bir tek kelime etmemişimdir. Ne verdilerse onu almışımdır. Dilenci misali çalıştım.
Benim politik keskinliklerim vardır. Bu yüzden Yeşilçam Sermayesi bana tavır koydu. Mesela 1991'de bir TV'de 'Meclistekiler patronların ihalelerine hizmet ediyorlar' dedim. Ertesi gün vatan haini ilan edildim. O dönemde 'İstanbul'da bir Malatyalı' diye dizi çeviriyordum. Hemen diziyi kestiler. Ondan sonra da hiçbirşey yapmadım.
Her ikisinin de zorluğu var. Sanat, hayatı işlemektir. Politik adam olmak ondan da zor. Politik olduğunuz zaman önünüzdeki ekmek kapıları kapanıyor.
Hayır. Bu çok yanlış bir haberdi. Sinema yapmadığım bu 11 senelik süre içinde de boş durmadım. Ülkemin yüzde sekseni perişanken ben kendime perişanım diyebilir miyim! Evim, yazlığım, arabam var. Çocuklarımı okutmuşum. Sanırım bu tür şeyler kasti yazılıyor.
1986'da ilk kasetim 'Doğdukları Yerde Doymayanlar' çıktı. Ben türküler unutturulmasın diye okudum. Profesyonel ses sanatçısı değilim. Türk genci arebesk ile pop arasına sıkıştı kaldı. Türküler unutulmasın diye ben de türkü söyleyeceğim.
Salman, arabasını gelin arabası yapacağını söyleyerek alan kekeme bir oto tamircisinin iki hafta sonra, "Abi kaza yaptım. Şu belgeleri imzala da, arabanı tamir ettireyim" deyip arabasını sattığını anlattı bize. "Tabii ben, imzaladığım kağıdın 'satış' belgesi olduğunu çok sonra öğrendim. Öğrendiğimde de iş işten geçmişti çoktan" diyen Salman, iyi niyeti sebebiyle çok kazık yediğini söylüyor. Salman, politik kimlik sahibi bir oyuncu olmasının, birçok projesine engel olduğunu da ekliyor.
Filmin yönetmenliğini Mehmet Ali Gündoğdu yapıyor. Evet politik bir film. Türkiye'nin son 20 yılda yaşadığı süreci anlatıyor. Ben de hapishaneden kaçan siyasi bir suçluyu oynuyorum. Yani şu ana kadar oynadığım alışılmış karekteri canlandırmıyorum. Bundan da rahatsızlık duymuyorum. Ben 50 yaşını geçmiş bir insan olarak 35 yıllık sinema ve tiyatro geçmişine sahibim. Ama hiçbir zaman sanatçı oldum demedim. Sanatçı olmaya çalışıyorum. Bir insan ölümüne yakın en son çalışmasında ustalaşır diye düşünüyorum. İnsanın emeklisi yoktur. Ölene kadar çalışır. Bu yüzden de son yaptığı şey en güzel şeydir. En son Şükran Güngör örneğinde gördük. Yıllarını tiyatroya vermişti ama son yapıtları ödüllendirildi. Ve gider ayak büyük sanatçı ilan edildi. Halbuki zaten çok büyük sanatçıydı. Ama dediğim gibi ustalık biraz da yaş ile ilgili. Gençlik bazı hataları görmeyi engelliyor. Ben de kendimi hâlâ genç hissediyorum.
----------------- imza------------------
----------------- imza------------------






