Erdinç Koca'nın kurduğu Turkuaz Tüketim Maddeleri Sanayi Ticaret Anonim Şirketi ilk yılında iki ünlü marka Güllüoğlu ve MacCoffee ile distribütörlük anlaşması yaparak gıda sektörüne iddialı giriş yaptı
Siyasette, sosyal alanlarda zaman zaman yeni grupların, akımların ilk isim olarak aklına gelen Turkuaz, son dönemde İstanbul Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Ali Müfit Gürtuna'nın parti girişimiyle gündemde kaldı. Gürtuna'nın Turkuaz'ı başlamadan bitti gibi görünüyor ama gıda sektöründe faaliyete başlayan Turkuaz emin adımlarla ilerliyor. Ülker'in en genç genel müdürü ünvanına sahip Erdinç Koca tarafından kurulan Turkuaz, ilk yılında Singapurlu Food Empire ve Güllüoğlu Helva Reçel'in distribütörlüğünü alarak dikkatleri üzerine çekti. Turkuaz Tüketim Maddeleri Sanayi Ticaret Anonim Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Erdinç Koca, Turkuaz'ı ve distribütörlüğünü yaptıkları markalarını anlattı.
Çünkü, Turkuaz çok yeni bir şirket. Benim tarafımdan gıda kategorisinde Türkiye genelinde distribütörlük yapmak üzere kuruldu. Herhangi bir ortağı yok. Türkiye'de bu alanda boşluk var. Yerli ve yabancı firmalar ürünlerini satmak istiyorlar ama işbirliği yapacakları, piyasayı bilen partnerler bulmakta zorlanıyorlar.
Food Empire ve Faruk Güllüoğlu ile bir anlaşmamız oldu. Güllüoğlu da helva, tahin, pekmez alanına girmek istiyordu. Zaten butik tarzda bu tür üretimi vardı ve kendi dükkanlarında satıyordu. Bunu bütün piyasaya verme arzusundaydılar.
Food Empire de Türkiye pazarına girmek istiyordu ama piyasayı bilmedikleri için bir arayış içerisindeydiler. Türkiye çok kompleks bir pazar. Batı'da piyasanın birkaç hakimi vardır. Onlarla anlaşma yapabiliyorsanız piyasada var olabiliyorsunuz. Ama Türkiye'de organize perakende bütün perakendenin yüzde 20-25 oranında. Bazı kategorilerde yüzde 10'a kadar düşüyor bu oran. O yüzden pazara girmek isteyen insanlar için doğru kişilerle çalışmak zor gibi görünüyor. Bizim bu işi yapabileceğimize inançları tam olduğu için bu işbirliği başladı. Gayet de olumlu gidiyor.
Bir aydan fazla oldu MacCoffee'yi piyasaya vereli. Şu an tüm ulusal marketlerde bulunabilir durumda. 30 tane distribütörümüz var tüm Türkiye'de. Perakende noktalarında bulunurluk oranı yüzde 70-95 arasında. Tepkiler çok olumlu.
Turkuaz genç bir ekip. En iyi üniversitelerden mezun, yurtiçi ve yurtdışında çok muteber firmalarda çalışmış kişiler. İkincisi bölgelerinde en güçlü bayilerle çalışıyoruz.
Pazarın yüzde 90'dan fazlası Nestle ve Ülker'in elinde. Onların üretimi var. MacCoffee olarak kısa süre içerisinde ilk 3 firma arasında olmak ve 2007 yılı içerisinde de lokal üretime geçmek için çalışıyoruz.
100 kişiye ne içtiğini bilmeden Nestle'nin, Ülker'in, Kraft'ın ve MacCoffee'nin ürünlerini test ettirdik. Tüm ürünlerde çok yüksek beğeni düzeyine ulaştık. Aromalılarda neredeyse yüzde 100'e yalaştık.
Ülker'de 1 milyar dolara hükmediyordu
Evet. Onun öncesinde Unilever var. Ülker'de üst yönetimde bulunma şansımız oldu. En genç genel müdür ünvanını aldık. Ciddi sorumluluklar aldık. 1 milyar doların üzerinde işin sorumluluğu bana verilmişti. Ülker'de çalışırken de yerli ve yabancı firmalardan bu yönde talepler geliyordu. O yüzden Turkuaz'ı kurduk.
Ülker grubu'nda hem Ülker ailesiyle hem de çalışanlarla çok sıcak ilişkilerimiz vardı. Ayrılma kararı verdiğimde çok ısrarları oldu “gitme” diye. Kendimizi hala oradan da ayrı görmüyoruz. Oradaki herkesi seviyoruz. Ama Türkiye fırsatlar ülkesi. O yüzden bir şeyler yapmak gerektiği kanaatindeydik. Turkuaz'ın kurulma sebebi, oradan ayrılma sebebimiz gibi bir şey.
MacCoffee Rusya'da yüzde 56 pazar payına sahip. Ukrayna'da da benzer pazar payına sahip ama ikinci firma Nestle'den 7,5 kat daha fazla. Nestle ile Kraft'ı topladığınız zaman, ikisinin 5 katı oluyor. Bu firmaların pazarlama harcamaları bu yıl için 15 milyon dolar. Yani pazarı boş bırakmışlar da MacCoffee gelmiş değil. Çok ciddi rekabetin olduğu pazarlar. Azerbaycan'da kafa kafaya gidiyor. Kazakistan'da yüzde 84 paya sahip. Türkiye'de de önemli bir pazar payına ulaşacak.
Türkiye'nin yarını çok parlak. Türkiye, yabancılar açısından öteden beri heyecan verici bir ülke. Tek sıkıntı vardı, siyasi çalkantılar, krizler olması. 2003'ten sonraki siyasi istikrar herkese güven vermeye başladı. İstikrarın devam etmesi durumunda şu an konuşulan 10 milyar dolarlık doğrudan yabancı yatırım çok komik rakam olarak kalacak. 3-4 yıl sonra yıllık 40-50 milyar dolarlık sermaye girişlerine sahne olabiliriz.
İlk, orta ve lise öğretimini İstanbul'da tamamlayan Erdinç Koca, Bilkent Üniversitesi İşletme Fakültesi'ni burslu okudu. Mezun olduktan sonra Unilever'de iş hayatına başladı. Burada 4 yılı aşkın bir süre görev yapan Koca, 24 yaşında en genç yöneticilerden biri oldu. 26 yaşında satış müdürü olarak Ülker'e geçen Koca, 31 yaşında da Ülker'in en genç genel müdürü ünvanını kazandı. 2006 Ocak ayında da Turkuaz'ı kurdu.






