
İBB, Üsküdar'da yapı kayıt belgesi bulunan ve tadilat yaptığı için statiği bozulduğu gerekçesiyle bir binada yıkım işlemi gerçekleştirdi.Evin sahibi olan 5 çocuk babası Şükrü Yıldız, "kış ayında nereye gideriz" diyerek belediyeye tepi gösterdi.
1955 yılında Üsküdar’ın Kuleli Mahallesi’nde inşa edilen ve 9 ay önce evi satın alan Şükrü Yıldız evi daha dayanıklı hale getirmek için Boğaziçi İmar Şube Müdürlüğü’ne başvurarak belediyeden gerekli tadilat izinlerini aldığını beyan etti.
Ev sahibi Şükrü Yıldız evi güçlendirmek adına çatı yenileme, dış duvar mantolama ve boya badana işlemleri için izin verildiğini, ancak bölgeden gelen şikâyetler doğrultusunda 9 Haziran 2025 tarihinde ilgili saha mühendislerinin bölgeye gelerek denetlemede bulundukları, evin ön duvarının ön tarafa aldığını ve 107 metrekareye ulaştığını tespit ettiklerini belirterek, "Ev sahibi ön duvarı 3 gün içerisinde eski haline getirerek 85 metre kareye düşürdük. Yeniden keşif amaçlı bölgeye mühendis ataması yapıldı. Bu kez de gerekçe olarak ön cephe ve yan cephe duvarlarının 2.00 metre geri çekildi ve sundurma alanı olarak kullanıldığını, aykırılığın devam ettiğini gerekçesiyle de yıkım kararı verdiler" dedi.

Haber 7'nin haberine göre 5 kişilik bir ailenin bulunduğu ev, tadilat izni için belediyeye başvurulmuş ancak belediye yıkım kararı vermesiyle aile yüklü miktarda para cezası ve evden çıkma baskısı ile karşı karşıya kaldı.
Yıldız, "Tarafıma 107,72 mtr üzerinden 711.000 TL tutarında son derece orantısız ve yıkıcı bir idari para cezası uygulandı. Bu ceza; yapının eski haline 85 mtr getirmesi göz ardı edilerek verilmiş ayrıca alınmış izinler, yapı kayıt belgem, tanınan süreler ve devam eden yargı süreci yok sayılarak verilmiş olup, beni ekonomik olarak tamamen çaresiz bırakmıştır. Yapıyı aldığım günden beri tarafımıza zorluk çıkartılarak çeşitli taleplerde bulunuldu.." dedi.
Ev sahibi Şükrü Yıldız, “Tadilat için İBB’ye başvurdum, onlar bana izin verdiler 35 bin TL para yatırdım. 1955 yapımı eski bir yapı. Aralarına harç toprak koyarak yapılmış. Yapılırken yıkım oluştu ve binayı sağlama alarak duvar ördük. Belediye izinsiz yaptık deyince tutanak tuttular. Bizden habersiz yaptığınız için mühürlediler. Evin içyapımı içinde izin aldım.
En son aşamada duvar yıkılınca çatıdan evin içine su gelmesin diye çatıyı uzattık ve sundurma yaptınız dediler. Bir ay içinde eski haline getirirseniz yıkımı kaldırırız para cezası ödersiniz dediler. 3 gün içinde eski haline getirdik. Dilekçe verdim ama bu kez sundurmayı ve encümen kararını bahane ederek yıkım kararı çıkarttılar. 30 gün beklemeden bana hemen karar çıkarttılar.
Yapı kayıt belgesinin iptal edilmesi için yeni bir mahkeme açıldılar 18 Haziranda mahkemem var. Bir metre öne aldık diyerek başıma gelmeyen iş kalmadı. Para aldılar idari para cezası da kestiler. Şimdi yapıya el koyup yeşil alana çevirmek için uğraşıyorlar." dedi.

Mağdur Şükrü Yıldız, "Encüman kararı, para cezası imara aykırılığa itiraz ettik. Tek bir kararı baz alıp gelip evi komple yıktılar. Şuan idari mahkemesindeyiz bunun bölgesi var, istinafı var, danıştayı var Anayasa mahkemesi var. Tamamı sonuçlandıktan sonra yıkması tam belgeler ile yapması gerekiyordu Keyfe karar ile uygulamayı geciktirmeden yaptılar." dedi.
Yapı kayıt belgesinin aktif olduğunu ve keyfi bir yıkım yapıldığını belirten Şükrü Yıldız, "Yıkımdan sonra Çevre ve Şehircilik Bakanlığına gittim onlarla konuştum. Yapı kayıt belgen ile ilgili herhangi bir iptal söz konusu değil. Aktif ve normalde yıkamazlar dedi. Belediyenin yaptığı keyfi tutumlar oluyor. Tazminat davası açın dediler. Sırf ben bir metre öne aldım diye duvarı, geri aldım geri yine de yıktılar." ifade etti.

Çocuklarıyla kış ayında nereye gideceğini bilmeyen baba Şükrü Yıldız, "Karda kışta nereye gideceğim 5 çocukla. Bina ile herhangi bir aykırılık yok. Bana verdikleri izinle harekete geçtim. Ben ne yapayım bilmiyorum. Su borusunu patlattılar bütün eşyalarım su içinde kaldı. Eşyalarımı mahvettiler. Yıkım bedeli, molozun kaldırılması için para isteyeceklerini belirttiler. Ya da 'biz kaldıracağız senden yüzde 20 isteyeceğiz' dediler.
Önce yap diyorlar arkasından tutanak tutup ceza kesiyorlar. Sonrasında mahkemeye sevk ediyorlar. Bir dünya masrafa sokuyor. Yapıyı yıkıyor, el koyuyor sonrasında ikinci mahkemeye veriyor." dedi.











