TSE, helal sertifikasının uluslararası ticarette tüm ülkeler için önemli bir kriter haline geldiğini belirterek, kamuoyundaki eleştirilere cevap verdi: Konuya ticari boyutuyla değil, tüm dünyada dini hassasiyetleri olan insanların bilgilenme ihtiyacı boyutuyla yaklaşıyoruz
Türk Standartları Enstitüsü (TSE), Helal Gıda Belgelendirmesi konusuna, ticari değil, tüm dünyada dini hassasiyetleri olan insanların bilgilenme ihtiyacı boyutuyla yaklaştıklarını bildirdi. TSE'den yapılan açıklamada, kamuoyunda Helal Gıda Belgesi'nde TSE ile Diyanet İşleri Başkanlığı'nın logolarının birlikte yer almasıyla ilgili iddiaların yanlış bilgiler içerdiğine dikkat çekildi.
Helal Gıda Belgelendirmesi'nin tüm dünyada helal gıda tüketme hassasiyeti içindeki tüketicilerin taleplerinden kaynaklanan ihtiyaçla gündeme geldiği belirtilerek, şunlar kaydedildi: 'Uluslararası ticarette tüm ülkeler için önemli bir kriter haline gelen bu ihtiyaca cevap vermek üzere pek çok ülke ve kuruluşun yanı sıra Avrupa Standardizasyon Komitesi (CEN) de Helal Gıda Standardı çıkarma hazırlığı yapmakta. TSE, 14 Temmuz 2011'den bu yana, İslam Ülkeleri Standardizasyon ve Metroloji Enstitüsü (SMIIC) tarafından yayınlanan Helal Gıda Standartlarına göre Helal Gıda Belgelendirmesi yapıyor. SMIIC vasıtasıyla Helal Gıda Belgelendirme'sine uluslararası bir nitelik kazandırılması çalışmalarının içinde bulunan TSE, konuya ticari boyutuyla değil, tüm dünyada dini hassasiyetleri olan insanların bilgilenme ihtiyacı boyutuyla yaklaşıyor.'
Uluslararası kalite ve güvenlik standartlarına uygun üretimlerin ayrıca İslami şartlara da uygunluğunu gösteren TSE Helal Gıda Belgesi'nin Diyanet İşleri Başkanlığı ile işbirliği yapılarak verildiği anımsatılarak, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın TSE Helal Gıda Belgelendirme Komisyonu'na üye katılımı sağladığı gibi, yapılan Helal Gıda Belgelendirme incelemelerine ve eğitimlerine uzman da görevlendirdiği bildirildi.
TSE'nin açıklamasında, söz konusu iddialarda, Diyanet İşleri Başkanlığı'na yönelik “her konuda fetva veren kurum” şeklindeki eleştirilerin bu kurumdan katkı isteyen TSE'ye de bir haksızlık olduğu ileri sürüldü. Açıklamada, şöyle denildi: “Belgelendirme sürecinde, TSE'nin uzman personeli gıda güvenliği ve hijyen konuları ile ilgilenirken, Diyanet görevlileri ise İslami kurallara uygunluk değerlendirmesi yapmakta. TSE uzmanları İslami kurallara uygunluk açısından her hangi bir değerlendirme hakkına sahip değil. Bu yetki tamamen Diyanet İşleri Başkanlığı yetkililerine ait.”






