Yüksek Mahkeme, ortaklardan birinin hissesini dışarıdan bir kişiye satması durumunda, diğer ortakların öncelikli satın alma hakkını kullanırken ödeyeceği bedelin hâkim tarafından belirlenmesini öngören düzenlemeyi iptal etti. Kararda, tarafların kendi aralarında anlaştığı satış bedelinin esas alınmamasının mülkiyet hakkını zedelediği vurgulandı.
SATIŞ FİYATI YERİNE PİYASA DEĞERİ
Türk Medeni Kanunu'nda yapılan değişiklikle, hisseli taşınmazlarda öncelikli satın alma hakkını kullanmak isteyen ortakların ödeyeceği bedelin hesaplanma yöntemi değiştirilmişti. Önceki uygulamada taşınmazın satış bedeli ve tapu masrafları esas alınırken yeni düzenlemeyle hâkimin belirleyeceği güncel piyasa değeri dikkate alınmaya başlanmıştı. Bu durum, tarafların anlaştığı satış bedeli ile mahkemenin belirlediği tutar arasında farklılık oluşmasına neden olabiliyordu.
MAĞDUR OLMA İHTİMALİ ORTADAN KALKTI
Düzenlemeyi inceleyen AYM, bu yöntemin hem taşınmazı satın alan kişiyi hem de öncelikli satın alma hakkını kullanmak isteyen ortağı mağdur edebileceğine dikkat çekti. Mahkemeye göre, taşınmazı satın alan kişinin ödediği tutardan daha yüksek bir bedel üzerinden satış yapılması haksız kazanca yol açabilir. Mahkemenin belirlediği piyasa değerinin gerçek satış bedelinin altında kalması ise alıcının zarara uğramasına neden olabilir. Öte yandan öncelikli satın alma hakkını kullanmak isteyen ortak da dava sonuçlanıncaya kadar ödemesi gereken tutarı öngöremiyordu. AYM, tarafların kendi iradeleriyle belirlediği satış bedelinin mahkeme kararıyla değiştirilmesinin taraflar arasında adil bir denge oluşturmadığına hükmetti. Bu gerekçeyle piyasa değerini esas alan düzenleme ve buna bağlı hükümler iptal edildi.


Bu yorumu Spam olarak bildirdiniz. Talebiniz değerlendiriliyor.