'İrtica nedir?' sorusuna tek cevap Diyanet'ten

Ali Eyvaz
00:005/10/2006, Perşembe
G: 5/10/2006, Perşembe
Yeni Şafak
'İrtica nedir?' sorusuna tek cevap Diyanet'ten
'İrtica nedir?' sorusuna tek cevap Diyanet'ten

Sağlık-İş Başkanı Başoğlu, Cumhurbaşkanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı'nın da yer aldığı kurumlara, "irticayı" sordu. Sadece Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan "İrtica dinden uzaklaşmaktır" açıklaması yapıldı.

İrtica tartışmaları yeniden gündemin ön sıralarına yükselirken, devletin resmi kurumlarına göre Türkiye'de irtica yok. Sağlık-İş Genel Başkanı Mustafa Başoğlu, Bilgi Edinme Yasası'ndan yararlanarak aralarında Cumhurbaşkanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı'nın da yer aldığı kurumlara, "irticayı" sordu. Bu kurumlardan "irticanın ne olduğu", "İrticai tehditler" ve "irtica tehdidine karşı alınan önlemler" gibi konularda bilgi istendi. Sadece Diyanet işleri Başkanlığı'ndan kısa bir değerlendirme yapılırken, Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, Genelkurmay Başkanlığı, MGK Genel Sekreterliği, Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı'ndan gelen cevaplarda irticanın somut bir suç ve vakıa olmadığı sonucu ortaya çıktı.

SEZER'İN KENDİ TAKDİRİ

Sağlık-İş Genel Başkanı Mustafa Başoğlu tarafından Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in 12 Nisan 2006 tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı'nda irtica uyarısı yaptığı konuşması hatırlatılarak, Cumhurbaşkanlığı makamına "irtica nedir?" sorusu yöneltildi. 26.05.2006 Cumhurbaşkanlığı makamından verilen cevapta, "Cumhurbaşkanı'nın yaptığı konuşmaların kendi taktiri" olduğu belirtilerek, "Cumhurbaşkanı Sezer'in yaptığı konuşmalarla ilgili bilgi edinme yasası çerçevesinde yapılacak bir işlem bulunmadığı" bildirildi.

MGK: SOMUT VERİ YOK

MGK bildirilerinde yapılan "irtica" vurgusunun ne olduğuna ilişkin MGK Genel Sekreterliği'ne sunulan dilekçeye, Genel Sekreterliğin 25.05.2006 tarihli cevabi yazısında, bu talebin irtica gibi "soyut ve genel" bir konuda olduğuna dikkat çekilerek, MGK Genel Sekreterliği'nde bu konuda somut bilgi ve belge bulunmadığı vurgulandı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan verilen cevapta ise, irtica konulu bir soruşturma yapıldığına dair kayıtlarında hiç bir bilginin bulunmadığına dikkat çekildi. Aynı konuda başvuruda bulunulan Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Danıştay Başkanlığı, ODTÜ ve Ankara Üniversitesi Rektörlüklerinden ise herhangi bir cevap gelmedi.

DİNDEN UZAKLAŞMAKTIR

Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan gelen 8 Eylül 2006 tarihli cevapta, "İrtica kavramı psikoloji, sosyoloji vb. alanlarda kullanıldığı gibi dini alanda da farklı biçimlerde algılanmaktadır. Bir yönüyle dinden sapmak, tekrar cehalet ve şirk hayatına dönmektir. Diğer yönüyle irtica, dinin özünden uzaklaşmak ve dini, temel ilkelerine aykırı olarak algılamak ve yorumlamaktır."


Başoğlu: Resmi kurumlar irticayı gösteremedi

Sağlık-İş Başkanı Mustafa Başoğlu, irtica konusunda resmi kurumlara yaptığı başvurulara somut cevaplar alamadığını belirterek, "Türkiye'de ileri sürüldüğü gibi bir irtica ve irtica tehlikesi olmadığını belgeledik" dedi. Başoğlu, başını örtenlere, dini gereklere göre bir yaşam sürenlere "irtica" suçlamasında bulunulduğunu kaydederek, "İrtica değerlendirmeleri ve suçlamalarını yok edebilmek için sanki İslam dinini yok etmek gerekiyor gibi bir sonuç çıkartılmaktadır. İslam laikliğin rakibi değildir. Laikliğin sınırlarını genişletmek için İslam'ın sınırlarını daraltmak gerekmemektedir. İslam dininin sahibi Allah'tır" diye konuştu.