Karaduvar'da çevre faciası

Yeni Şafak
00:0025/05/2005, Çarşamba
G: 27/05/2017, Cumartesi
Yeni Şafak
Arşiv
Arşiv

Petrol dolum tesislerinin bulunduğu Mersin'in Karavudar semti, akaryakıt sızıntıları nedeniyle âdeta can çekişiyor. Petrol tanklarından sızan benzin ve mazot, bitkileri kuruturken içme sularına da yakıt karışıyor.

---------------------------------- manset -------------------------------------------
---------------------- manset ---------------------
  • AYDIN DEMİR / MERSİN


    Akaryakıt dolum tesislerinin yoğun olarak bulunduğu Mersin'in Karaduvar semtinde tam bir çevre felaketi yaşanıyor. Dolum tesisleri ile transfer borularından sızan akaryakıtın toprak ve suya karışması ile bahçeler kururken, içme suyuna karışan benzin nedeniyle bölge halkı şehir şebekesinden su içemez hale geldi. Kanalizasyona karışan benzin nedeniyle bölgede yaşayan halk mutfakta tüp yakamıyor. Mersin Tabip Odası Genel Sekreteri Özkan Özdemir, sızıntı akaryakıt nedeniyle özellikle çocuklarda görülen hastalık vakalarında artış olduğuna dikkat çekti. Bölge halkı artezyen kuyularına karışan akaryakıtı bidonlarla satışa çıkardı. Akdeniz Platformu Derneği Başkanı Kemal Dama, tarım arazilerinin kullanılamaz hale geldiğini söylerken; Mersin Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fadime Taner, "Karaduvar bomba üstünde yaşıyor" dedi.
    'Karaduvar'ın bahtı kara'

    Karaduvar halkı sorunlarını dile getirmek amacı ile Akdeniz Platformu Derneği'ni kurmuşlar. Dernek Başkanı Kemal Dama, "Karaduvar'ın bahtı da kara" diye söze başlayarak, "Bu tesisler birinci Körfez savaşından sonra gecekondu gibi kurulmaya başlandı. 1997 yılında tesis sayısında birden artış oldu. Şu anda Karaduvar'da tam bir çevre felaketi yaşanıyor. Burası dünyanın ikinci verimli toprağı. Maalesef yakıt sızıntısı nedeniyle topraklarımızı kullanamaz, evlerimizde oturamaz olduk. Evde elektrik ve çakmak yakmaya bile korkuyoruz. Özellikle yaz aylarında benzinin buharlaşması ile her an ölüm korkusu ile yaşıyoruz. Çevre Bakanlağı'nın tebliğine göre, petrol tankları arasındaki mesafenin 35 metre olması gerekiyor. Gördüğünüz gibi bu 3 metreye kadar düşüyor. Dolum tesisleri ile evlerimiz iç içe. Muhtemel bir yangında bölgedeki 100 bin kişi ölebilir. Çünkü tanklara giden borular mahellemizin altından geçiyor. Borular toprağın 10 santimetre altından geçiyor.Yetkililere önlem alın diye feryat ediyoruz, sesimizi kimseye duyuramıyoruz" diyor.

    Resmi rapor: Sularda akaryakıt var

    İl Çevre Müdürlüğü ekiplerinin bölgedeki içme ve tarımda kullanılan sulardan aldığı 18 numune DSİ Adana Kalite Laboratuvarı'na analiz yapılmak üzere gönderildi. İnceleme sonunda, "Gönderilen numunelerden 16 tanesinde suların koku olarak gaz, görünüş olarak da renkli olduğu" rapor edildi. Çevre örgütleri ve sivil toplum kuruluşları tarafından valilik başta olmak üzere diğer resmi kurumlara verilen analiz raporlarında, "toprak ve yer altı suyu ile içme suyu kirliliğine yol açan maddenin benzin olduğu" bilgisine yer verilirken, Karaduvar'da bulunan TUTA, OPET ve ATAŞ firmalarının dolum tesisleri ile transfer boruları incelemeye alındı.

    TUTA'nın benzin ithal etmediğini beyan etmesi üzerine, ATAŞ ve OPET tesisleri için yapılan araştırmalarda, ATAŞ'ın tanklarının sağlam olduğu, ayrıca borularının da betonla kaplı olduğu rapor edildi. Yapılan incelemeler sonunda iki kez OPET'e 72 milyar 970 milyon Türk Lirası para cezası kesildi.Yapılan denetimlerde TUTA firmasının ÇED Raporu almadığı da belirlendi. Öte yandan, Mersin DSİ ekipleri suya karışan akaryakıtı temizlemek için bölgede seferberlik başlattı. DSİ ekipleri, 26 ayrı noktada drenaj kuyusu açarak topraktaki suyu temizlemeye çalışıyor.

    Tabip Odası: Çocuklarda hastalık arttı

    Mersin Tabip Odası'nın Karavudar'a ilişkin hazırladığı raporda, son yıllarda bölgede yaşayan çocuklardaki hastalık vakalarında artış kaydedildiğine dikkat çekildi. Konuya ilişkin olarak bilgi veren Mersin Tabip Odası Genel Sekreteri Dr. Özkan Özdemir, "Mersin Valiliği'nin yaptığı denetimlerde TUTA, Enerji Petrol Ürünlmeri, Balpet, Siyam, Alpet, Shell, GS Petrolcülük, Aytemiz gibi şirketlerin yangına karşı eksiklikleri olduğu tespit edilmiştir. Olası bir yangında bölgede büyük bir facia yaşanacaktır. Başta Karaduvar olmak üzere dolum tesislerinin olduğu Karacailyas ve Kazanlı beldesinde çocuklar ve yaşlılarda görülen alarjik cilt hastalıkları ve solunum sistemi rahatsızlıklarında ciddi bir artış var. Toprağa, havaya ve suya sızan akaryakıt ekolojik dengeyi bozmaktadır. Karaduvar ve Mersin büyük bir tehlikenin eşiğindedir" dedi.

    'Benzinli suyla banyo yapıyoruz'

    Akaryakıt kaçakçılığı konusunu araştırmak için Mersin'in Karaduvar semtine gittiğimizde, önümüze ellerinde bidonlarla çıkan Fazilet Altıntaş adlı vatandaşın anlattıkları karşısında şaşkınlığımız arttı. "Medya hep olayın kaçakçılık yönüne bakıyor. Burada 100 bin insan yaşıyor. Esas felaket burada bir yangın çıktığında olacak. Sularımıza, topraklarımıza sızan benzinden dolayı su içemez, ürün yetiştiremez olduk. Evlerimize yangın korkusundan giremiyoruz. Mutfakta tüpremizi yakamıyoruz"diye feryat eden Fadime Hanım, Mersin'deki yetkilileri olaya duyarsız kalmakla suçladı. Yusuf Kırallı adlı çifçi ise, bahçesinde kuruyan ağaçlar ile sebze tarlasını gösterirken;"Toprağa sızan benzinden dolayı ağaçlarımız kurudu. Eskiden burası tarım deposu idi. Şimdi portakal başta olmak üzere hiçbir bitki yetişmiyor. Gördüğünüz gibi ağaçlarımız kurudu. İçme suyundaki benzinden dolayı su içemiyoruz. Banyoyu benzinli suyla yapıyoruz. Şehre indiğimizde insanlar akaryakıt kokmamızdan dolayı bize tuhaf bakıyorlar" diye konuştu.

    'GENETİK YAPI BOZULACAK'

    Mersin Üniversitesi Çevre Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fadime Taner,toprak ve suya karışan akaryakıtın büyük bir çevre faciası olduğuna dikkat çekerken,"Toprağa sızan akaryakıtın temizlenmesi yıllar alır. Bunun yanında insanların hava ile soludukları buharlaşmış benzin de insan organizmasında ciddi tahribata neden olur.Toprağa sızan akaryakıt uzun vadede bitkilerin genlerinde de değişime neden olur. Bu açılardan baktığımızda yangın tehlikesiyle birlikte Karaduvar bomba üstünde yaşıyor" diye konuştu. Mersinli gazeteci yazar Abdullah Ayan ise, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Benzin gibi yanıcı maddelerin bulunduğu Karaduvar semtinde bir yangın çıkması halinde büyük bir facia yaşanır. Bu konuda Mersin itfaiyesi çok yetersiz. Geçtiğimiz haftalarda bir mağazada çıkan yangına Mersin'in çevre illerindeki itfaiyelerden yardım gelmeseydi, büyük can kayıpları olacaktı" dedi.

    Geçen aylarda Karaduvar'da incelemelerde bulunan Avrupa Parlamentosu Milletvekili Cem Özdemir'e Akdeniz Platformu Derneği Başkanı Kemal Dama eşlik etti. Cem Özdemir, gördüğü manzara karşısında şaşkınlığını gizleyemedi....


    ----------------- imza------------------

    ----------------- imza------------------



  • #Arşiv
    #Yeni Şafak Arşiv