
Kemalettin Tuğcu ile büyümüş, Nasrettin Hoca ile yoğrulmuş bir gençlik onunki. Mesnevi'yi iki dilde okumuş, hem Yunus'a hem Pir Sultan Abdal'a hayran
"Kemalettin Tuğcu'dan çok etkilendim Nasıl etkilenmeyeyim. Tuğcu beni anlatıyor çünkü; yetim çocuklar, sokakta kalmış çocuklar, çalışmak zorunda kalmış çocuklar. O hep sonunda mutlu sona bağlardı. Ve ben hep o mutlu sonu beklerdim" diyor Dink. "Öyle bir mutlu son buldunuz mu hayatta?" diye soruyorum. "Hayır diyor. Öyle değil ama ondan çok daha iyi mutlu bir devamlılık buldum. Türkiye'de demokrasi açısından çok güzel şeyler oluyor. Türkiyeli olarak gurur duyuyorum." Aslında mahalle takımında ve Taksimspor'da oynamış. Hatta Galatasaray'ın gençlerine de kabul edilmiş. A takımına almak istediklerinde okul ile top arasında tercihini okumaktan yana kullanmış. İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü'nde muhafazakar-milliyetçi çizgisiyle bilinen Prof. Dr. Teoman Durali'nin öğrencisi olmuş, Hraent Dink "Onu çok severdim. Beni çok etkiledi. Bu sene asistanı bir konuda yardım istemek için aradı. O zaman zaten Teoman Hoca'nın öğrencisiyim dedim. Beni hatırladı" diye aktarıyor aralarında geçen konuşmayı.
Mevlana ve Yunus Emre'yi hem Türkçe hem de Ermenice kaynaklardan okumuş. Mesnevi'yi iki dilden okuduğunu söyleyince "O kitabın bir çeşit Kur'an tefsiri olduğunu biliyor musunuz?" diyorum. Şaşırıyor söylediğime. "Olsun, farketmez ben Kur'an'ı da okudum zaten" diye cevap verip şöyle konuşuyor: "İncil'i yedi defa okudum ama dindar olamadım hiçbir zaman. Yazılarımda dini metinlerden referanslar alıyorum. Almanya'da bir konferansta şunu demiştim: Allah bu iki halkı bir arada yarattı. Bu onun istediği bir şey. Bu iki halk bu yüzden kardeş gibi yaşamak zorunda."
"Kuru fasülyeyi çok severim. Şimdi reflüm var, yiyemiyorum. Bir ara, Vehbi Koç 'zenginim ama hastayım kurufasülye yiyemiyorum' demişti. Ben de dalga geçmiştim, adam haklıymış. Kırkbeş yıldır İstanbulluyum. Kumkapı'da elimle kefal tuttum. İstanbul İstanbul'ken İstanbul'u yaşadım. Ama buna rağmen kendimi Anadolulu olarak görüyorum. Türkü dinler ve söylerken burnumun direği sızlar. Türküyü kendi şivesiyle söyleyenlerden dinliyorum. İbrahim Tatlıses'e bayılıyorum."
----------------- imza------------------







