
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Latin Amerikalı Müslüman din adamlarına hitabında çarpıcı bilgiler verdi: “Amerika kıtasına Kristof Kolomb’dan 314 sene önce 1178’de Müslüman denizciler ulaştı. Kolomb, hatıralarında Küba kıyılarındaki tepede bir caminin varlığından bahsediyor. O tepeye bir cami bugün de yakışır”
Latin Amerika Müslümanlarının yayın, eğitim, uzman gibi her türlü ihtiyaçlarını karşılamak için çalışılacağını anlatan Erdoğan, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Türkiye’nin siyasi ya da uluslararası tezlerini anlatmak için değil, İslam’ı en berrak şekilde anlatmak için hizmetkar olacağını söyledi. Erdoğan, ‘İslam adı altında kendi ülkelerinin siyasi projelerini yaygınlaştırmaya çalışanlar’ olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi: “Biliyoruz ki İslam’ın o mübarek çatısı altındaymış gibi yapıp yüzlerine maske takıp, okullarıyla öğretmenleriyle, kör ideolojileriyle belli grupların çıkarı için faaliyet gösterenler var. Kitab-ı Mukaddes’i kullanarak Afrika ve Latin Amerika’nın zenginliklerini sömürenler neyse, Kur’an-ı Kerim’i, İslam’ı, alemlerin sevgilisi Hazreti Nebi’yi kullanarak aynı yolun yolcusu olan istismarcılar var. Başka ülkelerin çıkarları adına vatanlarına ve Müslümanlara ihanet edenlerin İslama hürmet içinde olduklarını, hizmet gönüllüsü olduklarını kim iddia edebilir? Diyanet İşleri Başkanlığımız bunlara karşı mücadelenin en güzel örneklerini verebilecek, İslam’ın özünü güvenilir şekilde aktarabilecek güçlü, sağlam, birikimli bir yapıdır. Latin Amerika Müslümanları hiç tereddüt etmeden Diyanet’le irtibatta olmalı.”
"Bosna’da on binlerce Müslüman’ın katliamını seyrettiler. Nerede barış elçileri, nerede BM? Hiçbirisi gelip de müdahale etti mi? Bu BM’nin reforme edilmesi gerekir diyorum. Çünkü BM, dünya barışına hizmet etmiyor. 197 tane üyesi, 5 tane daimi üyesi var. Bu 5 daimi üye içerisinde bir tane Müslüman ülkesi yok. Bunlardan bir tanesi hayır derse oradan siz karar çıkaramazsınız. Velev ki karar çıktı, uygulayamazsınız. İsrail ile ilgili karar uygulanabiliyor mu? Bugün 150’ye yakın karar çıkmıştır BM’den, uygulanamıyor."
“Sınırımızda Kobani var. Nedense Amerika buraya bayağı özendi. Asıl üzerinde durulması gereken yer Halep’tir. Halep’te ekonomi, tarih, kültür var. Halep 1 milyonu aşkın nüfusu var. Neden Halep’i konuşmuyoruz da neden Kobani? Mesele başka, dert başka. Üst akıl başka hesaplar içerisinde. Sinsice planlar yapılıyor. Bu planların üzerinde durmamız gerekiyor. Kobani için dünyayı ayağa kaldıranların Halep için zerre kadar kaygı duymadıklarını görüyoruz. Sözkonusu Müslüman olunca hukuk, demokrasi ortadan kalkıyor.”






