'Kutlu Doğum Haftası' etkinlikleri başlıyor

İha
00:0014/04/2008, الإثنين
G: 14/04/2008, الإثنين
Yeni Şafak
'Kutlu Doğum Haftası' etkinlikleri başlıyor
'Kutlu Doğum Haftası' etkinlikleri başlıyor

Diyanet İşleri Başkanı Prof.Dr. Ali Bardakoğlu, Kutlu Doğum Haftası'nı 1989 yılından bu yana kutladıklarını ve bu kutlamaları son birkaç yıldır Anadolu'nun değişik yerlerinde sürdürdüklerini belirterek bu anlamda bu yıl Trabzon'da kutlamayı başlattıklarını söyledi.


'PEYGAMBERİMİZİ ANLAMA HAFTASI'


Zorlu Grand Otel'de yapılan Kutlu Doğum Haftası resmi açılış programına Diyanetten Sorumlu Devlet Bakanı Prof.Dr. Mustafa Said Yazıcıoğlu, Bayındırlık ve İskan Bakanı Faruk Nafiz Özak, Diyanet İşleri Başkanı Prof.Dr. Ali Bardakoğlu, Trabzon Valisi Nuri Okutan, Belediye Başkanı Volkan Canalioğlu, milletvekilleri, İl Müftüsü Ahmet Bulut ve çok sayıda davetli katıldı.






Kur'an-ı Kerim okunmasıyla başlayan programda, Peygambere salatü selam getirerek konuşmasına başlayan Diyanet İşleri Başkanı Prof.Dr. Ali Bardakoğlu, "Kutlu Doğum Haftası, Peygamber Efendimizi sevme ve anlama haftasıdır. O'nun getirdiği kuşatıcı rahmeti içimizde hissetme dönemidir" dedi.




"Kendini tanımayan Rabbini tanıyamaz, niçin var olduğunu fark edemez" diyen Bardakoğlu, "Sıradan bir canlı olarak yaşar gider" ifadelerini kullandı. Dinin bize hayata niçin geldiğimizi, niçin var olduğumuzu öğrettiğini anlatan Bardakoğlu, şöyle konuştu:


"Hazret-i Muhammed bize varlığımızın nihai manasını kavratıyor. Biz de sıradan bir canlı olmadığımızı Allah'ın yeryüzündeki iyilikleri doğrulukları yapmaya vazifeli bir halifesi olduğumuzu kavrıyoruz. Her insan kutsaldır ve Allah'ın yeryüzüne gönderdiği, güzellikler yapmakla memur kıldığı bir insandır. Bunun için dinimizin özünde insan sevgisi var. Herkesi böyle bir sevgiyle sevebilmeyi bize efendimiz Muhammed Mustafa öğretti" Bardakoğlu, Peygamber Efendimizin "Kendiniz için istediğinizi yanı başınızdaki kardeşiniz için de istemedikçe olgun bir mümin olamazsınız" hadisi şerifini hatırlatarak şunları söyledi:







Ne büyük bir ideal, ne yüksek bir çıta. Ülke olarak, dünya olarak barış içinde bir arada yaşamaya ihtiyacımız var. Ne pahasına olsun bir arada yaşamak değil ama barış, sevgi ve huzur içinde bir arada yaşamaya ihtiyacımız var. Açıp Kur'an ve sünnete bakıyoruz baştan sona hoşgörü ve sevgiyi işliyor. Biz hak dinintemsilcileri olarak Hazret-i Peygamberin bize bildirdiği dini bilgiyi insanlara anlatırız. Sonrası insanların kendi tercihidir. Bizim medeniyetimiz hoşgörü medeniyetidir. Tarihte sahip olduğumuz hoşgörünün en açık belgesi Anadolu'dur. Anadolu'da yıllarca farklı din ve inanç mensupları bir arada barış içinde yaşamışlardır. Öyle olduğu için bizim Anadolu medeniyeti adeta sevgi ve hoşgörü medeniyeti olmuştur. Biz dünyaya bu hoşgörü ve sevginin altın sayfalarını sunmuş bir medeniyete mensubuz." Bugün ülkemizde barış içinde bir arada yaşamamızın bir diğer ayağının da demokrasi ve laiklik olduğuna değinen Bardakoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Biz Diyanet İşleri Başkanlığı olarak laiklik ve demokrasiyi aynı şekilde önemsiyor ve insanımızın barış içinde bir arada yaşamasının en önemli bir ayağı olarak görüyoruz. Türkiye olarak İslam dünyası içinde çok önemli bir yere sahibiz. Asırlardır biz bu dini kendi kaynaklarından doğru bir şekilde öğrendik ve anlattık. Bu köklü din anlayışımız barış içindeyaşamamızın da bir diğer ayağını oluşturuyor. Diyanet İşleri Başkanlığı da bu anlamda dini doğru anlama ve anlatmanın önemli bir ayağını oluşturuyor. Biz dini doğru bildiğimiz ve topluma anlattığımız sürece din kavganın değil hoşgörü ve sevginin kaynağı olacaktır. Biz bu nedenle topluma sunduğumuz din hizmetinde bir boşluk meydana gelmesin istiyoruz ki o boşluk yanlış bir bilgiyle doldurulmasın." Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, bu hafta vesilesiyle herkesin Peygamberimizin hayatı ile ilgili mutlaka bir kitap okumasını isteyerek şöyle konuştu:



"Biz camilerimizi bu anlamda okuma evlerine dönüştürmek istiyoruz. Artık dini bilgiyi sadece minberdeki kürsüdeki hocadan almanın vakti geçmiştir. Biz Diyanet İşleri Başkanlığı olarak birçok yayını sizlere sunmayı önemsiyoruz. Ama bunun amacına ulaşması için bunların sizin evine, kitaplığınıza girmesine ihtiyaç var. Okuma oranımızı da artırmalıyız. Komşularımızdançok geriyiz. Okumalı ve doğru bilgileri almalıyız." Bardakoğlu, son dönemlerde Batılı bazı mihrakların İslam'ı kötüleme çalışmaları ve İslamofobia'ya karşı şunları söyledi: "Eğer biz dinimizi doğru bir şekilde öğrenirsek İslam'ı da doğru temsil etmiş oluruz. Maalesef bugün batı dünyası hem İslam'ı hem efendimiz Muhammed Mustafa'yı doğru anlama imkanından yoksun bulunuyor. Bunun çok sebebi var ama biz de üzerimize düşen görevi yapmalı onun o sevgisini insanlığa sunmalıyız. Başkalarını kınamak yerine kendi ödevimizi iyi yapmak gerekir." Bayındırlık ve İskan Bakanı Faruk Nafiz Özak ise medeniyetler çatışmasından bahsedildiği, radikalizmin ve terörizmin insanlığı tehdit ettiği çağımızda Hazret-i Muhammed'e her zamankinden daha fazla ihtiyaç bulunduğunu söyledi. Peygamber Efendimizin manevi bir güneş olduğunu söyleyen Özak, sözlerine şöyle devam etti: "Bugün insanlığın ihtiyaç duyduğu rehber işte İslam'ın mesajlarında ve Peygamberde gizlidir. O yaşamıyla her yönüyle örnek alınması gereken üstün bir insandır. Onun davranışları bugün insanlığa rehber olmaktadır." Devlet Bakanı Mustafa Said Yazıcıoğlu ise, kendi Diyanet İşleri Başkanlığı döneminde başlatılan Kutlu Doğum Haftası geleneğinin devam etmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek konuşmasına başladı. Bir asır önce batıda farklı dinde olanların huzur içinde bir arada yaşadığından söz etmenin zor olduğuna dikkat çeken Yazıcıoğlu, şöyle konuştu: "Halbuki bizim farklı din mensupları ile Anadolu'da yan yana yaşamış engin bir tecrübemiz var. Bu bakımdan Osmanlı toplumu seçkin bir örnektir. Asırlar boyubünyesinde farklılıkları barındırarak tarihe damga vuran Osmanlı tecrübesinin temelinde en yüce i 'fclkemizde barış içinde nsanlık sevgisi var. Günümüzde zaman zaman ülkemizin değişik yörelerinde ortaya çıkan bir kısım olumsuzlukların tahlilini hiçbir komplekse kapılmadan gerçekçi ve sağduyulu bir şekilde yapabilme azmini ortaya koymalıyız. Yaşadığımız sorunların temelinde genelde bencillik ve doyumsuzluk yatmaktadır." Başkalarının hak ve hürriyetlerine, bizim gibi düşünmeyenlere saygı göstermemiz gerektiğini anlatan Yazıcıoğlu, sözlerine şöyle devam etti: "Bu öz güvene ve olgunluğa ulaşmak hepimizin ortak hedefi olmalı. Şu kısa dünya hayatını daha yaşanabilir kılma ve birbirimizin yükünü azaltma konusunda önemli mesafe alacağımızı bilmek bize güven ve cesaret verecektir. Bu noktada peygamberin hayatı bitmek tükenmek bilmeyen bir hazinedir. Bu engin hazineden olabildiğince yararlanmanın yollarını bulabilmeyiz. Busadece bu haftayla sınırlı kalmamalı. Bu anlamda da Peygamberimize zaman zaman yapılan saygısızlıkları tekrar kınadığımı ifade etmek istiyorum." Konuşmaların ardından Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, Bakanlar Yazıcıoğlu ve Özak'a birer gül takdim etti. Diyanet İşleri Başkanlığı Türk Tasavvuf Musikisi korosu ilahiler söyledi. Programa yoğun katılım dikkat çekerken, davetlilerin büyük kısmı programı ayakta izlemek zorunda kaldı.