
Ramazan ayının başlamasıyla birlikte oruçla ilgili sorular da artıyor. Özellikle bazen kişinin nefsine yenik düşerek orucunu bilerek bozması halinde nasıl bir hüküm uygulanacağı merak ediliyor. Kaza ile kefaret arasındaki fark bu noktada önem kazanıyor. Peki bilerek oruç bozmanın dini hükmü nedir, hangi durumlarda sadece kaza gerekir, hangi hallerde kefaret devreye girer? Diyanet’in görüşleri doğrultusunda hazırladığımız haberimizde tüm detayları bulabilirsiniz.
Orucu bilerek bozmak durumunda kalanlar bu durumun cezası ile ilgili detayları araştırmayı sürdürüyor. Diyanet İşleri Başkanlığı sıkça sorulan sorular sayfasında kastan oruç bozma ile ilgili bilinmesi gerekenleri paylaşmıştı. İşte orucunu isteyerek bozanların dikkat edeceği bilgiler.
Kasten oruç bozmanın hükmü nedir?
- Orucu kasten, yani mazereti olmadığı halde bilerek bozmak, Ramazan’ın hürmetine saygısızlıktır ve büyük günahtır. Hz. Peygamber (s.a.s), orucunu bu şekilde bozanların keffâret ile yükümlü olacaklarını belirtmiştir (Buhârî, Savm, 30; Hibe 20; Nafakât, 13; Keffârâtü’l-eymân, 2-4; Müslim, Sıyâm, 81). Oruç keffâreti, iki kamerî ay veya 60 gün ara vermeksizin oruç tutmaktır. Bir orucun bozulduğu gün için tutulur. Yani Ramazan orucunu bozan kişinin 61 gün oruç tutması gerekmektedi. Buna da gücü yetmeyen kişi, 60 fakiri bir gün ya da bir fakiri 60 gün doyurur. Bu keffâretin yanında ayrıca, tövbe edilmesi ve bozulan orucun da kazası gerekir. (Merğînânî, el-Hidâye, II, 261-262).
Sabah ezanı okunmaya başladığında yeme içmeye kısa bir süre devam edilebilir mi?
Sözlükte “kendini tutmak, engellemek, el çekmek, geri durmak” anlamlarına gelen imsak, dinî bir kavram olarak, fecr-i sâdıktan, iftar vaktine kadar yemeden, içmeden, cinsel ilişki ve diğer orucu bozan şeylerden uzak durmak, el çekmek demektir. İmsakin zıttı iftardır. Halk arasında ise “imsak” oruç tutmaya başlanan fecr-i sâdığın oluştuğu vakit anlamında kullanılır. Bu manada imsak, oruca başlama vakti demektir.
Oruca ne zaman başlanıp ne zaman bitirileceği Kur’ân-ı Kerîm’de şu şekilde açıklanmıştır: “(Ramazan gecelerinde) şafağın aydınlığını gecenin karanlığından ayırt edinceye (tan yeri ağarıncaya/fecr-i sâdığa) kadar yiyin, için. Sonra da akşama kadar (yiyip içmeden, cinsel ilişkide bulunmadan) orucu tamamlayın.” (el-Bakara, 2/187)







