Başbakan Adnan Menderes'i idama götüren cunta ekibini darbeden 3 yıl önce ihbar eden binbaşı Samet Kuşçu, ölmeden önce verdiği ilk röportajında cuntacıların Menderes'in etrafından bir çember oluşturduğunu söyledi. Kuşçu, röportajında bir yakını ile Menderes'e bizzat haber gönderdiğini, Milli Savunma Bakanı ve İçişleri Bakanı'nı da uyardığını söylüyor. Kuşçu, kendisinin Menderes'e bir şey olmaması için her şeyi yaptığı hâlde onun gafil davrandığını belirtiyor
Türkiye 12 Eylül askeri darbesini gerçekleştirenleri mahkeme önünü çıkarıp darbeleri yargıladığı bir döneme girerken 27 Mayıs cuntasının karanlık yüzü de bir bir aydınlanıyor. Cunta yapılanmasını haber verdiği için 'ihbarcı' subay oyarak yaftalanan ve tutuklanıp cezaevine konulan binbaşı Samet Kuşçu'nun ölmeden önce verdiği 1960 darbesinin karanlık dönemine ışık tutacak röportajı ortaya çıktı. Hayatının son dönemlerini memleketi Antakya'da geçiren Kuşçu ölmeden önce en yakın arkadaşı olan araştırmacı yazar Mehmet Tekin'e konuştu. Aksiyon Dergisi'nin ortaya çıkardığı röportajda, '9 Subay Olayı' diye tarihe geçen hadise ve ihtilal hakkında ilk kez konuşan Kuşçu, kendisini başbakana ulaştırmayanların kimler olduğunu ve Başbakan Menderesin nasıl gafil davrandığını anlattı.
Asıl adı Abdussamet Kuşçu olan Binbaşı Kuşçu, 1960 ihtilalında darbecilerin devirmek istediği iktidara sesini duyuramamış, yalnız kalmış bir asker olarak tarihe geçti. Röportajında Adnan Menderes'ten yana yüreğinin yanık olduğunu anlatan Kuşçu, bir yakını ile Menderese bizzat haber gönderdiğini söylüyor. Milli Savunma Bakanı ve İçişleri Bakanı'nı da uyardığını belirten Kuşçu, kendisinin Menderes'e bir şey olmaması için her şeyi yaptığı hâlde onun gafil davrandığından sık sık bahsediyor. 'Bir başbakanı nasıl uyuttular?' sorusuna Kuşçu vefatından önce ibretlik bir cevap veriyor: “İhmal vardı. Vurdumduymazlık vardı. Menderes'e ulaşmamı engellediler. Onu uyuttular. Hem kendi başını hem de beni yaktı!”
9 subay, 16 Ocak 1958'de hâkim karşısına çıkarılıyor. 5 Nisan'da sekiz subay beraat ettiriliyor. Kuşçu'nun ifadesiyle trafik kazasını haber veren görgü tanığının cezalandırılması gibi sadece kendisi tutuklu kalır. Muhbir olarak orduyu isyana teşvik suçundan 2 yıl hapis cezasına çarptırılan Kuşçu'nun rütbesi alınır ve ordudan ihraç edilir. 8 cuntacı subay ise beraat eder. İşin ilginci, 3 yıl sonra 27 Mayıs'ın çekirdek kadrosunda yer alacak bu 8 subay tek tek terfi ettirillerek ödüllendirilir. 2004 yılında hayata veda eden Binbaşı Kuşçu, ömrünün son dönemlerini geçirdiği Hatay'daki yakın arkadaşı ve sırlarını paylaştığı gazeteci Mehmet Tekin'e konuştu. Kuşçu kendi sesiyle 9 subay olayını ve yaşadıklarını anlattı. İşte tarihe ışık tutacak olan o röportajdan dikkat çeken bölümler:
Tahkikat istedim. Etrafımda birtakım şeylerin döndüğünü anlamıştım. 'Hükümete araştırın' dedim.
Başbakan'ın özel kalemi asker kökenli ve cuntacı Muzaffer Ersü ile aramız iyi değildi. Ankara'ya gidebilmek için benden uçak istemiş, vermemiştim. Bunun acısını çıkardı. Menderes'e ulaşmamı engelledi.
Etrafımda bir çember örüldü.
Dediler ki 'Seni istiyorlar', gittim. İstanbul emniyet müdürü, içişleri bakanı, hepsi orada. Emniyet müdürü 'Bunun mahiyeti nedir?' diye sordu. 'Tahkikat yapın, hepsi ortaya çıksın' dedim.
Biz tevkif edince hükümet bizimle ilgili bir ihbar mektubu aldı, bizi söyletmek istediler. İlk tahkikatı yapan Arif Onan yazdı, yazdı 'imzala' dedi. Okuyup imzalayacağımı söyledim. Benim söylemediğim şeyler yazılıydı yırttım arttım. Faruk Güventürk de biliyor. 'Samet imzalasaydı biz hayatta kalmazdık' dedi. Ben de hayatta kalmazdım. İsyana teşvikten idam edilirdim.
Ses bandı olayı şöyle; suç delili yok, bunları söyletmeniz lazım dediler. Demiştim ki bu teypten bir iş çıkmaz ama istersen yaptır. Eve gidiyoruz, balkonda Kazım Özfırat teybe almış konuşmayı. Fakat İlhami Barut konuşmadı, çünkü haber vermişler önceden. Emniyetle ilişkisi var, tilki gibi kurnaz bir adam. Kazım Özfırat, Barut'un Çankırı'dan da arkadaşıydı. Dediğim gibi oldu. İlişkiyi biliyordum kesinlikle sıkı ilişki içindeydi. Sezdiler, uyardılar. Konuşmadı.
Her şeyi ile başlatan, büyüten, açığa çıkmasını isteyen, her şeyi ile Adnan Menderes'tir. Öğrendiği hâlde üzerine gitmedi. Kendi sonunu hazırladı. Bayar bastırıyor ama aşağı ile irtibatı yok. Her şey Menderes'in elindeydi.
Özel kalem müdürlüklerinde hep subaylar var. Haber yerine ulaşmıyor.
Teğmenler yarbay olmuştu. Emrinde görev yapacaktım. Türkiye Toprak Mahsulleri Ofisi'nde sivil savunma görevlisi olarak görev aldım, emekli oldum.






