GündemSoyağacı için oluşturulan belge sayısı 3,5 milyonu geçti

​Soyağacı için oluşturulan belge sayısı! Soyağacı sorgulama ekranı

Soyağacı için oluşturulan belge sayısı 3,5 milyonu geçti

e-Devlet'ten alınmaya başlanan ve aşırı yoğunluktan dolayı geçici olarak durdurulan "alt-üst soy raporu"nun paylaşımı gece yeniden başladı. e-Devlet'te soyağacı oluşturulan belge sayısı 3 milyon 641 bini buldu. Bakanlık yetkilileri sistemin sorunsuz çalıştığını belirtti. Soyağacının nasıl çalışıldığı konusunda da şu detayları paylaştılar...

Fazlı ŞahanYeni Şafak
E-devlet
E-devlet

"Alt-üst soy raporu"na vatandaşlarca büyük ilgi gösterildi. e-Devlet'ten alınmaya başlanan ve aşırı yoğunluktan dolayı geçici olarak durdurulan "alt-üst soy raporu"nun paylaşımı gece yeniden başladı.

e-Devlet'te soyağacı oluşturulan belge sayısı 3 milyon 641 bin belge oluşturuldu. Bakanlık yetkilileri sistemin sorunsuz çalıştığını söyledi.

İçişleri Bakanlığı yetkililerinden yapılan açıklamada, "5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun mülga 33’üncü maddesi ve Nüfus Hizmetleri Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğini 69’uncu maddesi uyarınca uzun süre işlem görmeyen ve ölü olması muhtemel kayıtlar Genel Müdürlüğümüzün 03/08/2016 tarihli ve 73999 sayılı ve 19/10/2016 tarihli ve 96395 sayılı olurlarına istinaden kapatılmıştır" denildi.

REKLAM

Ayrıca açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"7039 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 8’inci maddesi gereğince 5490 sayılı Kanunun 33’üncü maddesine eklenen ikinci fıkra ile "Merkezî veri tabanında yer alan kayıtlara göre uzun süre işlem görmeyen ve yaşı itibarıyla ölü olması muhtemel kişiler Genel Müdürlükçe tespit edilir. Tespit edilen kayıtların araştırılması mülkî idare amirinin emriyle kolluk kuvvetlerine yaptırılır. Araştırma sonucu ölü oldukları tespit edilenlerin ölümleri tescil edilir." hükmü getirilmiştir.

REKLAM

Bu nedenle; Genel Müdürlüğümüzün 27/11/2017 tarihli ve 131449 sayılı oluru ile ölüm araştırması nedeniyle kapatılan 2.273.946 kişinin kaydı açık hale getirilmiştir. Açılan bu kayıtların ölümüne dair resmi bir belge ibraz edilmesi halinde ibraz edilen belgeye göre, resmi bir belge ibraz edilememesi halinde ise mülki idare amirinin emri ile kolluk kuvvetlerince yaptırılacak ölüm araştırmasının sonucuna göre ölümün işlenmesi mümkün olabilecektir."

Bakanlık yetkililerinden şaşırtan detaylar için açıklama

Öte yandan Bakanlık yetkililerinden yapılan bilgilendirmede soyağaçlarının nasıl hazırlandığının detayları aktarıldı. Bu konuya ilişkin yapılan açıklamalar ise şöyle:

REKLAM

"Osmanlı Devletinde ilk Nüfus Yazım çalışmaları 1831 yılında başlamıştır. Bu yazımda sadece erkek nüfus yazılmıştır. Nüfus olaylarındaki Doğum ve Ölüm olayları gibi değişiklikler 5-10 yıllık periyodlarla nüfus defterine işlenmiş ve güncelliği korunmaya çalışılmıştır.

➢ İkinci Nüfus Yazım çalışması ise (Sicil Nüfus – Atik kayıtlar) 1882 yılında yapılmıştır. Bu sayımda kadın ve erkeklerin kayıtları tutulmuştur.

➢ Üçüncü ve güncel nüfus sisteminin temelini oluşturan Nüfus Yazımı ise 1904 yılında tutulmaya başlanılan erkek ve kadınların yazıldığı Esas Nüfus kayıtlarıdır.

REKLAM

➢ Dördüncü olarak da, 1904 yılı Esas Nüfus kayıtları yangın, savaş, yıpranma vb. olaylar nedeniyle olmayan ve tekrar yazıma ihtiyaç duyulan idari birimlerde 1925 yılı ve daha sonraki tarihlerde yapılan yersel nüfus yazımlarıdır.

➢ Arşivimizde bulunan kayıtlar (il – ilçe farklılıkları olmakla beraber) 1882 yılı (atik) kayıtlardan başlamaktadır.

➢ Elektronik ortamda tutulan Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi (MERNİS)’ne esas olan kayıtlar ise 1904 yılı yazımına ait olan kayıtlardır. Bu kayıtların olmadığı yerlerde 1925 yılında yersel yazım yapılmış olup, yersel yazım yapılan yerlerdeki MERNİS kayıtları 1925 yılı yazımına ait olan kayıtlardır.

REKLAM

➢ e-Devlet Uygulaması üzerinden sunulan “Alt Üst Soy Raporu” hizmetinde Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi (MERNİS) nde yer alan kayıtlar esas alınmakta olup, MERNİS veri tabanında yer alan kayıtlar ile e-Devlet Uygulaması üzerinden alınan “Alt Üst Soy Raporu” ndaki kayıtlar arasında herhangi bir fark bulunmamaktadır.

  • Nüfus Hizmetleri Kanununun 39’uncu maddesinde “Genel Müdürlük, nüfus kayıtlarına göre vatandaşların hicrî veya rumî tarihle yazılmış nüfus olaylarının tarihlerini miladî yıla çevirerek aile kütüklerine geçirmeye, doğum tarihlerinin ay ve günü belli olmayanların da eksikliklerini tamamlamaya yetkilidir. Doğum tarihlerinde doğum yılı yazılıp, doğum ayı ve günü yazılmamış olanların yaşlarının hesaplanmasında doğduğu yılın Temmuz ayının birinci günü, ayı yazılıp da günü belli olmayanlar için de o ayın birinci günü başlangıç olarak alınır.” hükmü yer almaktadır.

Genel Müdürlüğümüzün 02/11/2012 tarihli ve 121166 sayılı oluruna istinaden doğum tarihlerinde ay veya gün bulunmayan kayıtlarda ay ve gün bilgisi tamamlanmıştır."

e-Devlet soy ağacını sorgulayamayanlar dikkat
GÜNDEM
e-Devlet soy ağacını sorgulayamayanlar dikkat

REKLAM

Saatte 200 bin soyağacı sorgusu yapıldı
GÜNDEM
Saatte 200 bin soyağacı sorgusu yapıldı

E-Devlet Alt-Üst Soy bilgisi sorgulaması sayfası yeniden açıldı
GÜNDEM
E-Devlet Alt-Üst Soy bilgisi sorgulaması sayfası yeniden açıldı

Şehit Halisdemir'in 'vur' emri aldığı son görüntüler ortaya çıktı
Gündem

Şehit Halisdemir'in 'vur' emri aldığı son görüntüler ortaya çıktı

Özel Kuvvetler Komutanlığı'nı ele geçirmek isteyen cuntacı general Terzi'yi vurarak FETÖ'nün darbe girişiminin seyrini değiştiren Astsubay Ömer Halisdemir'in şehit edilmeden önceki son görüntüleri ortaya çıktı.
Türk öğrenciler NASA uzmanını şaşırttı
Teknoloji

Türk öğrenciler NASA uzmanını şaşırttı

NASA'da asteroitler ve göktaşları üzerine araştırma yapan Dr. Michael Zolensky, Türkiye'deki lise ve üniversite öğrencilerinin uzaya ilgisine çok şaşırdığını belirtti.
Büyük panik: Mahalleyi yılanlar bastı
Gündem

Büyük panik: Mahalleyi yılanlar bastı

Mardin'in Artuklu ilçesinde görülen yılanlar, vatandaşları korkuttu. Mahalle sakinleri, kış ayının sıcak geçmesinin dolayı yılanların yuvalarından erken çıktığını söyledi.
Yerli ilacı kim istemiyor
Hayat

Yerli ilacı kim istemiyor

Türkiye, savunma başta olmak üzere birçok sektörde yerli atılımı yaparken ilaçta tersi yaşanıyor. Yerli firmalar kapandı, ilaç pazarı ABD'li ve Avrupalı firmaların eline geçti. İlaca yılda 25 milyar lira harcayan Türkiye’de en çok ciro yapan ilk 100 ilacın 95’i ithal.


Yerli ilaca darbe, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nun (TİTCK) 2016’da yerli üretime desteği kesmesiyle indi. Hatta yabancılar aynı ilaca iki farklı hastalık için ayrı ruhsat alabilirken yerli firma ruhsat almakta zorlanıyor. Ruhsat öncesi istenen paralar ve TİTCK’e ödenen danışmanlık ücretleri de yerli üreticiyi vuruyor. Yerli şirketler ya kapanıyor ya da fason üretime geçiyor.


Yerli üretim durunca yabancı firmalar ilacı piyasadan çekiyor veya fahiş zamlar yapıyor. Mestino isimli ilaç ilginç bir örnek. İthalat özendirilince üretim İsveç’e taşındı. Fiyatı da 11 liradan 300 euroya fırladı.