Afrika’ya müzik okulu açıyoruz

Merve Akbaş
04:0027/06/2021, Pazar
G: 26/06/2021, Cumartesi
Yeni Şafak
İnsan İzi Uluslararası İnsani Yardım Derneği Afrika’ya dair birbirinden önemli projeler geliştiriyor.
İnsan İzi Uluslararası İnsani Yardım Derneği Afrika’ya dair birbirinden önemli projeler geliştiriyor.

Uzun yıllardır Afrika bölgesinde gönüllü olarak çalışan Umut Sarıkaya dernek olarak burada ilk olarak sinema ve müzik okulu açmak için kolları sıvadı. Sarıkaya, yıllardır sömürülen Afrika için hem maddi hem de kültürel olarak Afrika’nın kendi kaynaklarından beslenmesi için Türkiye’nin çabaladığını dile getiriyor.

İnsan İzi Uluslararası İnsani Yardım Derneği genç bir oluşum. Başında Umut Sarıkaya’nın olduğu bu dernek alışageldiğimiz yardım faaliyetlerini farklı alanlara da taşımaya çalışıyor. Şu an Afrika Müzik Okulu ve Afrika Film festivali gibi bölgenin kültürüne katkı sağlayacak çalışmalar var. “Mars’a turizmi konuştuğumuz bir çağda amacımız sadece gıda kolisi dağıtmak olamaz” diyen Sarıkaya, “Afrika insanının hem temel ihtiyaçlar anlamında hem de kültürel anlamda kendi kendine kalkınmasını istiyoruz” diyor.

Afrika’ya neden ve nasıl gitmeye başladınız?

İnsani yardım faaliyetlerine Suriye savaşının ve mültecilerin Türkiye’ye gelmeye başladığı dönemde başladım aslında. Ardından Lübnan’da bulunan Şatila mülteci kampına gittim oradaki atmosfer ve yaşanan acılardan çok etkilenmiştim, Orta Doğu’nun özeti gibiydi. Uluslararası anlamda 2. yolculuğumu Somali’ye gerçekleştirdim. Dünyamın değiştiği noktadır diyebilirim. Bize gösterilen ve sunulan dünyaya ait hiçbir şey yok orda, ten renginizden alışkanlıklarınıza kadar birçok farklılık beni kendime ve dünyaya dair düşüncelerimi sorgulamaya ve yeni bir arayışa sürükledi. Afrika’daki ruhani lezzeti aldığım için yıllardır aralıksız gidip geliyorum.


Peki dernek faaliyetlerine ne zaman başladı?

Çeşitli derneklerde bugüne kadar gönüllülük yaptım, kimi derneklere ise danışmanlık hizmeti sağladım daha sonra dünyanın ve insanın hızla değiştiği bir çağda yeni şeyler söylememiz gerektiğinin farkına vardım, bedenleri doyurduğumuz kadar şu çağda en büyük ihtiyaçlardan bir tanesi aslında ruhlarımızı doyurmak. Yeni şeyler söylemek ve farklı projeler ile insani yardım çalışmalarımızı birleştirmek için İnsan İzi Uluslararası İnsani Yardım Derneğimizi mart ayının sonlarında kurmuş olduk.

Afrika’da bulunmanın, orada yardım faaliyetleri düzenlemenin önemi nedir sizce?

Türkiye hem devlet olarak hem de millet olarak gönlü çok geniş, yardımsever bir millet. Yıllardır Afrika’ya yardımlar yapıyoruz. Afrika gerçekten imkânların çok kısıtlı olduğu bir kıta, sömürü ve iç savaş kalıcı izler bırakmaya devam ediyor. Ben orada olmayı hem insani olarak çok kıymetli buluyorum, hem de kendi dünyamızdaki yolculukta iyiliğin peşinde koşma, kıyamet günü yaratıcıya anlamlı ve onurlu bir hikâye anlatmak için eşsiz bir fırsat olarak görüyorum.

YENİ PROJELER VAR
Genç bir dernek olmanızın yanında çok sayıda kampanya düzenlediniz. Bunların dikkat çekici yönleri ise kültür ve sanata da hizmet ediyor olması. Bu bağlamda Afrika Müzik Okulu projenizi konuşmak isterim. Nedir bu proje?

Afrika iç savaş, sömürü ve açlık gibi zorlukların içerisinden çıkarak kendi kalkınmalarını sağlamaları yalnızca maddi bağımsızlık ve imkânla olmayacak bu çağda. Halkların kalkınmalarında ve değer üretimlerinde kültür sanatın derin izler sunan katkıları çok büyük olacaktır. Bu sebeple Türkiye’den ve Afrika’dan müzik eğitmenlerinin katkılarıyla kurulacak ‘Afrika Müzik Okulu’ ile yetenekli çocukların ve gençlerin müzik eğitimlerine katkı sunmak istiyoruz. Afrika insanının hem temel ihtiyaçlar anlamında hem de kültürel anlamda kendi kendine kalkınmasını istiyoruz. Afrika müziği çok bilinmeyen ama dünya üzerinde de önemli yeri olan bir müzik türü. Bu müziğin sesinin daha gür çıkabilmesi Afrika insanının kendini daha iyi ifade etmesine vesile olacaktır. Türk müziği ile Afrika müziğini de bu projeyle sentezleme hedefimiz de var. Afrika Müzik Okulu’nun Çok güzel bir çalışma olacağından eminiz, Afrika’nın sesini yükseltmek için önemli bir fırsat olarak görüyoruz.


Bu bağlamda nasıl çalışmalar yapılıyor?

Biz aslında sadece Afrika’da değil 4 kıtada çalışmalarımızı yapmak istiyoruz hatta farklı bir şey söyleyeyim sizlere en önemli bazı çalışmalarımızı Avrupa’da yapmak istiyoruz. Her kıtanın sosyolojik, siyasi veya diğer problemlerini fizibilite ederek o coğrafyaya özel projeler çıkartıyoruz. Afrika’nın genelinde; sürdürülebilir tarım, kalkınma projeleri, eğitim ve bilinçlendirme çalışmalarına önem vermek istiyoruz. Tüm bunların yanında dünyanın her coğrafyasında yetim, yoksul veya bizlerin tebessümünü bekleyen insanlar var. Avrupa’da da insani diploması, kimsesizler ve yaşlılar gibi o bölgenin sorunlarına el atacağız projeler üretiyoruz, Bosna sınırlarında mülteciler için fizibilite çalışmaları yapıyoruz. Yani özetlemek gerekirse Mars’a turizmi konuştuğumuz bir çağda amacımız sadece gıda kolisi dağıtmak olamaz; yenilikçi, modern, sürdürülebilir ve kalkınma planlarına uygun projeler ortaya koymak istiyoruz.

FESTİVAL BİR İMKÂN
Afrika oldukça farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış bir bölge. Bu nedenle oraya yönelik kültürel faaliyetler ayrıca önem taşıyor. Sizin hazırladığınız Afrika Film Festivalini bu bağlamda nasıl değerlendirmeli?

Afrika Film Festivali ise bizi heyecanlandıran çok önem verdiğimiz bir proje, Afrika’da Türk dizileri izleniyor ve bizim oyuncularımız orada tanınıyor. Sinema sektörü ve uluslararası film festivalleri tüm dünyada kültürlerin kendini özgürce anlatabildiği alanlardır biliyorsunuz. Afrika kıtası ise kendi kültürünü tüm yalınlığıyla anlatamamış ve özünü sinema sektöründe beyaz perdeye yeteri kadar aktaramamış bir coğrafya maalesef. Festivali Afrika için büyük bir imkân, oradaki gençler için ise okul olarak görüyoruz. Afrika insanı Amerika ve Avrupa gibi sinema sektörünün gelişmiş olduğu coğrafyalara doğrudan ve dolaylı olarak beyin göçü veriyor. Uluslararası olarak yapacağımız bu festivalle göç eden Afrika kökenli sinemacıların kendi coğrafyalarını beslemelerini ve Afrika’nın kendi yapımlarını tanıtmalarını hedefliyoruz. Festivalin aynı zamanda kurulacak atölyelerle sinemaya ilgi duyan gençlerin kendi coğrafyalarında kalıp sinema sektöründe önemli işler yapmasına da vesile olacağına inanıyoruz.

Peki ilk festival ne zaman olacak? Bir planlama var mı?

2022 sonları veya 2023 gibi bölgeyi belirleyip, İnsan İzi Uluslararası İnsani Yardım Derneği olarak üniversiteler ve o bölgede faaliyet gösteren çeşitli sivil toplum kuruluşları ile birlikte festivalimizi uluslararası olarak yapmayı hedefliyoruz.


ÇOCUK ŞENLİKLERİ
Kara kıtada düzenlediğiniz etkinliklerden biri de çocuk şenlikleri. Bu şenlikler nasıl geçiyor, neler yaşanıyor?

Afrika Çocuk Şenliklerini hayal ederken sadece çocukları düşünen ve onlara özel bir proje hayata geçirmek istemiştim. Birincisini Tanzanya’da 500 yetim çocuğumuzun katılımı ile bir lunaparkta ikincisini ise Burkina Faso’da 300 yetim ve ihtiyaç sahibi çocuğumuzun katılımı ile gerçekleştirdik. Afrika’da ilk defa çocuklara yönelik kapsamlı bir proje olarak gerçekleştirdiğimiz şenliklerde çocukların dünyasına temas etmenin çok kıymetli olduğuna inanıyoruz.

Afrika Çocuk Şenlikleri ile çocuklar, palyaço oyunları ve müziklerle eğleniyor, patlamış mısır, elma şekeri ve pamuk şeker gibi sevecekleri yiyeceklerle tanışıyorlar. Çocukluğunu ve yaşını tam anlamıyla yaşayamayan kardeşlerimizi en az birkaç günlüğüne çocuk halleriyle baş başa bırakıp eğlendiriyoruz. Şenliklerin sonunda ise çocuklara; kırtasiye, kıyafet ve eğitim desteği sunuyoruz.

Türkiye bir süredir Afrika ile ilgili önemli projeler yapıyor. Yardım derneklerinin yanında devlet de bi takım sosyal ve kültürel faaliyetler yürütüyor. Bizim neden Afrika’da olmamız gerekiyor?

Afrika bugün yeraltı ve yer üstü kaynaklarıyla dünyanın en zengin kıtalarından bir tanesi fakat bugün dünyanın en fakirde kıtası aynı zamanda, burada bir tezatlık yatıyor. Çoğu Avrupa devleti bu ülkelerin zenginliklerini sömürmeye devam ediyorlar. Biz bu düzene karşı çıkıyoruz. Biz bu düzeni bozacağız diyoruz. Avrupa devletler Afrika’yı ve insanlarını kendi statülerini korumak için sadece bir ham madde üretici olarak kalmalarını ve onlara hizmet etmelerini istiyorlar. Türkiye olarak bizlerde yaptığımız ve hedeflediğimiz çalışmalar ile bu ayrımcılığa ve bu sömürüyü sonlandırmayı bu yolda mücadele etmeyi bir insanlık onuru görüyoruz.

TÜRKİYE ALMAK İÇİN DEĞİL VERMEK İÇİN ORADA
Afrikalılar Türkiye’ye nasıl bakıyor?

Afrikalılar siyahi olduğu için beyaz adama muzungu derler, bir kabileye, bir köye misafir olduğunuzda veya yolunuz düştüğünüzde aslında köy halkı biraz tedirgin olur. Çünkü bu zamana kadar gelen her beyaz (muzungu) onları sömürmek, yeraltı ve yerüstü kaynaklarına el koymak hatta misyonerlik çalışmaları için gelmişler. Fakat biz sadece vermek için gitmişiz, kimi zaman bir su kuyusu, kimi zaman bir gıda kolisi, kimi zaman çocuklar için bir şenlik için gitmişiz ve selam vermişiz gönüllere dokunmuşuz. O yüzden evleri de gönülleri de bizlere sonsuza kadar açık.

#Afrika
#Müzik
#Okul
#Umut Sarıkaya