Tezkiretü''l Evliyâ, tasavvuf araştırmalarıyla tanıdığımız Prof. Dr. Süleyman Uludağ''ın tercümesiyle ilk kez tam metin olarak yayınlanıyor. Böylece asırlar boyu birçok dile tercüme edilip okunagelmiş olan eser, ehil bir elden çıkan, güzel bir tercümeyle yeniden okura sunuluyor.
İlk tasavvuf kitapları, tasavvufun hakikatinin ve ilk dönemde yaşamış sûfilerin anlaşılması bakımından son derece önemlidir. Bu bağlamda değerlendirilen Ebu Nasr Serrâc, Kelâbâzî, Ebû Tâlib Mekkî, İmam Kuşeyrî, Hücvîrî ve İmam Gazâlî gibi zâtların eserleri, Ehl-i Sünnet tasavvufunun 7 ilâ 12''nci yüzyıllar arasındaki konu, kavram ve meseleleri hakkında tam ve doğru fikir verir. Bunların devamı niteliğinde olan ve sonraki asırlarda bütün İslâm coğrafyasında okunan bir önemli eser de Ferîdüddin Attâr''ın Tezkiretü''l-Evliyâ''sıdır. Hazret, İslâm tasavvufunun ehemmiyetli şahsiyetlerinden biridir. Zengin bir düşünce dünyasına, geniş bir bilgi hazinesine ve güçlü bir muhakemeye sahiptir. İsmini zikrettiğimiz müelliflerin eserlerinde şekillenen tasavvuf, onun eserlerinde daha serbest bir ifadeye kavuşmuş, bu özelliğini sonraki asırlarda da muhafaza etmiştir.
Önceki müellifler, zâhir ulemasını tedirgin etmemek için, vecd, cezbe, aşk ve şevk gibi ruhî hallere ölçülü bir şekilde değinmiş, tasavvufun tartışmalı konularını eserlerine almamışlardır. Oysa bu mevzular tasavvufî hayatın önemli bir bölümünü teşkil etmektedir. Ferîdüddin Attâr ise bu âlimlerin tasavvufa gösterdikleri tepki, onun zamanında epey yumuşadığından, mezkûr konuları açık bir dille ortaya koyma imkânı bulmuştur. Ruhanî hayatın unsurlarını olduğu gibi ve tam olarak aksettirmiştir. Böylece bazı kapalı meselelerin daha net ve doğru anlaşılmasını sağlamıştır.
Eserdeki konular, genellikle menkıbeler halinde ve akıcı bir dille ifade edilmiştir. Bu açıdan Tezkire, önceki dönemde kaleme alınan kitaplardan çok daha zengin bir içeriğe sahiptir. Hatta sonraki asırlarda bile bu kadar bol menkıbe ihtiva eden bir tabakat ve tasavvuf kitabı yazılmamıştır. Tezkiretü''l-Evliyâ''yı önemli kılan bir diğer husus da, yazılmasının üzerinden asırlar geçtiği halde sadeliğini, anlaşılırlığını ve çekiciliğini muhafaza etmiş olmasıdır. Eserde, herkesin rahatlıkla anlayacağı hikâye ve vecizeler son derece sade, basit ve külfetsiz bir dille ifade edilmiştir. Bu sayede Tezkire''deki anlatım, geniş halk yığınları ve çoğu okuma yazma bilmeyen tarikat mensupları tarafından büyük ilgiyle karşılanmış, benimsenmiş ve sevilmiştir.
Kitapta, tasavvufun ve tasavvufî ahlâkın neredeyse tüm meseleleri açık bir dille ve birçok tekrarla ortaya konulmuştur. İçinde bulunduğu toplumsal kargaşa ortamını nasihatleriyle yumuşatmayı başaran Hazret, dinî hükümler, ilâhî sırlar, içtimaî münasebetler ve ferdî davranışlar hakkında teşhis ve tespitlerde bulunmuştur. İncelikleri yakalayarak bunları çarpıcı bir üslupla sergilemiş, âriflerin tecrübelerinin yolumuza ışık tutmasını sağlamıştır.
Ârif ve salihlerin hayat hikâyelerini, menkıbelerini okumanın, hal ve hareketlerinden haberdar olmaya çalışmanın gayesi onlar gibi olabilmektir. Bu vesileyle Tezkire''yi okuyanların da tasavvufi bilgilerini artıracakları, manevi tecrübelerini derinleştirecekleri, ruhî hakikatlere daha iyi nüfuz edecekleri, kalbî his ve heyecanlarını artıracakları umulmaktadır.
Tezkiretü''l Evliyâ
Ferîdüddin Attâr
Semerkand Yayınları
1000 sayfa 2013






