Bas gaza hayat güzelleşsin

Yeni Şafak
Harun Karaburç
04:0022/07/2018, Pazar
G: 22/07/2018, Pazar
Yeni Şafak
Calimero Riders, elli yaşına merdiven dayamış hatta geçmiş birkaç motorcudan oluşan bir grup.
Calimero Riders, elli yaşına merdiven dayamış hatta geçmiş birkaç motorcudan oluşan bir grup.

Calimero Riders, elli yaşına merdiven dayamış hatta geçmiş birkaç motorcudan oluşan bir grup. Bu yıl Mayıs ayında on günde dokuz Balkan ülkesini motorlarıyla geçtiler. Geçtiğimiz hafta da üç günlük bir Bulgaristan turu yaptılar. Grup üyeleri Türkiye’deki motorcu algısını yıkmayı amaçlıyor. Motor kullanma yaşının elli olması gerektiğini söylüyorlar.

Birçok insanın hayalinde motosiklet yatar. Kimisi istediği motoru almak için senelerce para biriktirir, kimisi aracını satıp alır, kimisi çok daha güvenli bir araca meyleder ilerleyen yaşıyla da birlikte. Motosiklet gençlerin aracıdır çünkü. Ancak bu hafta yaşları elliyi aşan, elliye yaklaşan bir grup motorcuyla tanıştım. Sizlerle de tanıştırmak istiyorum. Gruplarının adı ilk yurt dışı seyahatlerini Yunanistan›a yaptıkları için Calimero Riders. Bu yıl ikinci gezilerini Mayıs ayında Balkan ülkelerine yaptılar. On günde dokuz ülkeyi motosiklet üzerinde dolaştılar. Geçtiğimiz hafta da üç günlük bir Bulgaristan turu yaptılar. Hepsinin yirmili yaşlarında çocukları var. Donanımlı ve güvenli motorlar kullanıyorlar. Güvenlik ve emniyet onlar için her şeyden önce geliyor. Çünkü gençler gibi kanları deli akmıyor. Arkalarında işleri, eşleri, çocukları hatta torunları var. Özer Göker, Hüseyin Aslan, Ali Soyal, Abdullah Gelgeç, Adnan Kılıç ve Erol Bulat ile Çekmeköy’de bir araya geldik.

KENDİMİZ İÇİN
YOLA ÇIKTIK

Bu grupla ilgili aklıma ilk takılan soru şu oluyor: Neden elli yaşından sonra motosiklete merak sardılar? Hepsinin kendine göre bir cevabı var. Ali Soyal hepsi için bu gerekçeyi “Hayatta kendim için bir şey yapmadığımı fark ettim” cümlesiyle açıklıyor. Abdullah Gelgeç ise “Bugüne kadar hep çalıştık. Şimdi çocuklar belli bir seviyeye geldiler, yavaş yavaş iş takiplerini onlara bırakıp bugüne kadar kendim için yapmadıklarımı yapıyorum” diyor. Grup üyeleri ticaretle uğraşıyor. Özer Göker’in bir turizm seyahat acentası var. Hüseyin Aslan ofis mobilyaları satıyor. Soyal kendi markası altında duşakabin imalatı yapıyor. Adnan Kılıç ortağı Erol Bulat ile birlikte otomotiv ve inşaat sektöründe faaliyet gösteriyor. Gelgeç ise dijital uydu firması sahibi. Gruptakileri ortak paydada buluşturan motorları olmuş.

Her ne kadar kendileri için bir şeyler yapmak uğruna yola çıkmış olsalar da eşleri ve ailerini ikinci bir plana atmış değiller. Yine en önde gelen aileleri. Genelde Cumartesi motora biniyorlarsa Pazarları aileleriyle vakit geçiriyorlar. Motor sorumluluklarından kaçtıkları bir araç değil. Ayrıca eşler de birbirlerini tanıyor. Aile olarak da görüşüyorlar. Kahvaltılar, yemekler, iftarlar organize ediyorlar. Gelgeç, “Biz böyle turlar yaparken eşler de kendi aralarında toplanıyor. Kahvaltı programları yapıyorlar” diyor. Çevrelerinde ise onlara imrenenler de var

eleştirenler de.

BÜTÇEYİ
MİNİMALİZE EDİYOR

Özer Göker, 1967 doğumlu. Çekmeköy›de bir turizm seyahat acentası var. Üniversite mezunu olan Göker›in iki çocuğu var. Motorun uçakla veya araçla seyahat etmeye oranla daha uygun olduğunu söyleyen Göker, “İkinci olarak şehir dışında kaldığımız için de konaklama da avantajlı oluyor buna bağlı olarak yeme içme de uygun. Son seyahatimizde 200 Euro geçmedi. Benzin dahil. Her zaman grupta bir lider var. Onu geçmiyoruz. Zincirleme gidenler var çarpraz gidenler var. Çok hızımız olmuyor. Motor işi elli yaş olmalı diyorum. Hele uzun seyahatlerde. İnsanlar elli yaşından sonra motora binebilir uzun yola çıkabilir” diyor.

MUHABBET BURADA

Calimero Riders, yurt dışı seyahatlerini belli bir güzergaha göre planlıyor ama kalacak ve yemek yenilecek yerleri önceden belirlemiyorlar. Abdullah Gelgeç bu gezilerin en önemli amacını “Kültürel ve bölgeleri tanımak için seyahatler yapıyoruz. Ali abinin dediği doğru. Ben motor camiasını çok sevdim. Henüz motor camiasında dostluklar sohbetler devam ediyor. Kayboldu dediğimiz muhabbet burada. Gezi, kültürel amaçlı motorcular egolarını kenara bırakmışlar. Sohbete daha açık bir grup. Gittiğimiz yerlere daha önce iş için uçakla gitmişizdir ama motorla gitmek ayrı bir keyif veriyor. Daha yerel bir gezi oluyor” sözleriyle anlatıyor. Bir sonraki seyahatlerini bile şimdiden kararlaştırmışlar. Eylül›de İsviçre ya da İtalya›ya doğru sürecekler.

SÖZDE DEĞİL ÖZDE ARKADAŞIZ

Motosikletin ve seyahatlerin arkadaşlıklarına da çok büyük olumlu katkıları olmuş. Bir insanı yolda tanımak diye bir söz vardır bizde. Grup üyeleri bunu ciddi bir şekilde yaşamış. Abdullah Gelgeç, bu deneyimlerini şu sözlerle anlatıyor: “Yol arkadaşlığı kadar da güzel bir şey yoktur. Yol arkadaşlığı en değerli arkadaşlıklardan biridir. İnsanları yolda tanıyorsunuz. Seyahat esnasında hiç tanımadığınız yönlerini tanırsınız insanların. Biz hem birbirimizi tanıyoruz hem de bunun keyfini çıkarıyoruz. Arkadaşlığımız seyahatlerle de pekişiyor. Arkadaşlık lafta değil özde olandır. Bizim özümüz de öyle diyor. Bunu sağlayan seyahatler oldu. İlk tanıştığımızda belki gerçekten biz de sözde arkadaştık ama şimdi özde arkadaşız.”

ÖRNEK OLALIM

Adnan Kılıç yaklaşık 25 yıldır motor kullanıyor ama profesyonel olarak son üç dört yıldır motor üstünde. Katıldığı bir fuarda motor alarak başlıyor macerası. Toplumda motorun kötü bir algısı olduğunu söyleyen Kılıç, “Genelde gençlerin bindiği agresif spor gibi görünüyor ama aklı başında çok güzel de bu iş yapılabiliyor. Biz bunu yaşıyoruz ve örnek olmak istiyoruz. İnşallah sağlıklı sıhhatli devam eder. Motorda çok sabırlı olmak lazım. Zaman içinde yaşadıklarınızın hepsi bir kültür haline geliyor. Stresten uzak kalmamın en güzel yanı iş ve aile hayatımı olumlu etkiliyor. Türkiye›de yaşadığımız sıkıntıları hiçbir yerde yaşamıyoruz. Otoyolda üzerime izmarit geldi. Gözümüze gelse bittik. Su şisesi atıldı İzmir›den gelirken. Görünmüyoruz, dikkate alınmıyoruz” diyor.


Dünyanın en iyi arabası beni mutlu edemez

Elli yaşındaki Erol Bulat, üç çocuk babası. Yapı malzemeleri toptan pazarlama ısıtma soğutma zemin grubu pazarlama yapan bir firması var. Üç senedir motosiklet kullanan Bulat, arabasını eşine bırakmış. “Dünyanın en iyi arabasını verin, mutlu edemezsiniz beni. Arabanı bırakabilirsen daha rahat motosiklete biniyorsun. Benim için herhangi bir araba olsun binerim ama motorum iyi olsun diyorum. Bulgaristan›dan gelirken bir sonraki seyahati planlıyorum” diyen Bulat, motor sayesinde ticaretlerinin de arttığını iş yeri için büro mobilyalarını Hüseyin Aslan›dan aldıklarını, gezilerin vizeleri de Özer Beyin acentasından temin ettiklerini söylüyor.

Garajda motorumla konuşuyordum

”Motor kullanırken bütün duyu organlarınız çok açık olmalı. Korkuyla güven arasında bir denge oluşturmanız lazım. Çok güven de iyi değil” diyen Adnan Kılıç kendine fazla güvendiği için bir kaza atlattığını da belirtiyor. Neyse ki birkaç kırıkla kurtulan Kılıç, “Kaza yapınca üç dört ay motora binemedim. İki motorum var. Küçükle kaza yaptım. Diğeri garajda duruyordu. İnip kolum sarılı motorla konuşuyordum. Seni üzdüm bu ara ihmal ediyorum diye. Motor ayrı bir hastalık. Atı olan insanların atla konuşması gibi bu da günümüzün mekanik atı” ifadelerini kullanıyor.


Sürerken
nötr oluyorum
Üç yıldır motora binen Ali Soyal, 1969 İstanbul doğumlu. Üç de çocuğu var. Balkan turunda sırasıyla Bulgaristan, Romanya ve Sırbistan›dan akasya kokuları eşliğinde geçtiklerini söyleyen Soyal, “Ben aynı zamanda tüplü dalış da yapıyorum. Suya bakınca hiçbir şey düşünemezsiniz. Normal hayatta sizin beyninizi meşgul eden birçok düşünce var. Dalıştayken nötrümdür, bir şey düşünemem. Beynim boşalıyor motorda da nötr oluyorum. Bir şey düşünmüyorum.Huzur doluyorum” diyor.


#Motor