Hayat Bergsondan beslenmek

Bergson’dan beslenmek

Henri Bergson imzalı “Ruh Teorileri ve İnsan Ruhu ve Kişiliği” Pinhan Yayıncılık arasından okura ulaştı. Kitapta, Bergson’un Aristoteles, Plotinos, Descartes, Malebranche, Spinoza ve Leibniz hakkındaki görüşlerine tanık oluyoruz.

Haber Merkezi Yeni Şafak
Ruh Teorileri ve İnsan Ruhu ve Kişiliği  Henri Bergson Pinhan Yayıncılık 104 sayfa 2019
Ruh Teorileri ve İnsan Ruhu ve Kişiliği Henri Bergson Pinhan Yayıncılık 104 sayfa 2019

KÂMİL EŞFAK BERKİ

Yirminci yüzyıl başındaki en özgün filozoflardan biri olan Henri Bergson’ın “Ruh Teorileri ve İnsan Ruhu ve Kişiliği” adlı eseri 2020’nin ilk yayınlarından biri oldu.

İlk 7 ders 1894’te Henri-IV Lisesi’nde felsefe hocası iken verdikleri. Şimdi, gayetle ilginç: şair Homeros’la başlamış. Sorumuz biraz muzipçe gelebilir. Yoksa Felsefe şiire itiraz sonucu mu ortaya çıktı? Bergson demiş ki öğrencilerine: “(...) bir yanda beden diğer yanda da ruh dediğimiz şey ölümü seyretmekti.” İyonyalılar’dan anaksimenes ruhumuzun hava olduğunu, herakleitos ise yaşam ilkesinin ateş olduğunu ve ateş suya dönüştüğünde ruhun öldüğünü söylüyordu. Bilhassa Herakleitos’ta, bireysel hayatın ilkesi olan bu ruh evrensel ruhun bir parçası. Elealılar Ve Pythagorasçılar. Pisagorcuların, ruhu bir uyum diye tanımladıkları söylenir. Diyor ki Bergson: ”Sağduyulu bir tavrı takiben, ve şiir geleneğini de hesaba katarak, bu filozoflar yaşam ve ölümü kendiliğinden bir hareket yordamıyla ayırırlar, çünkü yaşam içerden kıpırdanandır.” Meraklısı için: Çağdaş Türk Şiirinde Ölüm, Yaşam imgelerini yoğunca bulduğumuz şairlere dikkat!

FELSEFE, BİLİM KADAR TİTİZ

Anaksagoras, ilk olarak tanımlayandır: “Ruhu yaşamın kaynağı olan iç ilke diye, ona göre akıllı bir ilke, bir düşünce diye tanımladı. Platon’da “beden ve onu hareket ettiren ruhun (ilk) felsefî ayrımlarına rastlıyoruz.” Platon kanıtlamaya duyular alanında devam eder. Bir iç ses... ve gerisi. Meraklısı için: Şiirde de en şart olan “iç ses” değil midir? Bergson, Platon’un ruh için hükmünü selâmlar (s.12). Aristoteles: “bedenin yaşamı ve bütünlüğünü ruh tesis eder”. Plotinos da aristo gibi ruhun “bölünemez” olduğuna inanır. Bergson’un öz düşüncesi: “Ruh -bedeni şekillendirirken- ne güçlük çeker ne sendeler ne de bir dirençle karşılaşır. Tıpkı bir sanatkârın eserini şekillendirdiği gibi. Madde sanatkâra direndiği gibi ruha direnemez.” Bu sonuncu cümle ile Bergson Şair ile Poetika alanını aralıyor gibidir. Descartes, ruh ile bedeninin birbirini nasıl etkiledikleri çığırını açmış olur. Bir de diyor ki, “Descartes sayesinde Malebranche, varlığı bizzat idrak edilebilen diye tanımlar.” Spinoza ve Leibnitz dersleri de sindire sindire okunmalı.

BİLDİĞİMİZİ KONUŞMAK GEREKİR

1 Mayıs 1916 Madridli Öğrencilere Konuşma. “Felsefede bile yalnız bildiğimiz şeyi konuşmalıyız.” Bergson’a göre, bilim kesinlik ve şaşmazlık konusunda ne kadar titiz ise felsefe de öyledir. “Filozof, tıpkı bilge gibi, birkaç noktayı incelemekle ve birkaç sorun ortaya koymakla yetinmeli ki zaten ancak bu şartla kalıcı sonuçlar elde edebilir.” Türkiyenin bu yalınlaşmayı yaşaması çok yararlı olacaktır bence. İoanna Kuçuradi’nin: “Düşünme alışkanlığı, sigaradan beterdir” sloganı şu an yerine oturdu galiba.

Bu Madrid Konuşmaları, modern gençlik için eğitici, hatta yer yer onarıcı olur. Heidegger, acaba Bergson’u değerlendirebilmiş miydi? Sanmıyorum.

Ord. Prof. Dr. Mustafa Şekip Tunç onu fikir hayatımıza kazandırmıştı. Şairlerimizden Tanpınar, Kısakürek ondaki ruhu olumlama ile şiir arasındaki iletişimi yaşamışlardır. Fransa’da ise Bergsonizm’e varmış etkisinden söz edilir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.