Hayat Bir asır sonra Odessa Merdivenleri

Bir asır sonra Odessa Merdivenleri

Ukrayna’nın işgali sırasında ismini sıkça duyduğumuz mekanlardan biri olan Odessa Limanı, sinemada bir asırlık geçmişe sahip. 1925 tarihli ‘Potemkin Zırhlısı’ filmindeki ayaklanmanın simgesi olan Odessa Merdivenleri Rusya’nın sinema üzerindeki etkisinin simgesel bir örneği.

Abone Ol Google News
Abdulhamit Güler Yeni Şafak
​Bir asır sonra Odessa Merdivenleri
Potemkin Zırhlısı

Yıl 1925... Bolşevik İhtilali sonrası Sovyet Rusya propaganda araçlarını güçlü şekilde kullanmak için her türlü yolu deniyordur. Sinema, dünyayı peşinden sürükleyen yepyeni bir hayal perdesidir. Sosyalist doktrinlerin söylem alanı olarak mükemmel zemindir. Pudovkin, Kuşelov, Vertov gibi isimlerin yanı sıra Sergey Eisenstein da sinemada ciddi üretimler yapıyordur. Hem propaganda yapıyor hem de sinema sanatında dönüm noktası oluşturuyordur. Potemkin Zırhlısı filmi de böyle ortaya çıkar. 1905’te Odessa Limanı’nda meydana gelen ve devrime giden yolda efsaneleşen bir olayı anlatan film, sinemada kurgunun sistematik olarak kullanıldığı ilk eser olarak tarihe altın harflerle yazılır.

Dziga Vertov
Dziga Vertov

Meşhur Odessa Merdivenleri sahnesinin özdeşleştiği devrim duygusu sonrası bir asrın ardından Odessa Limanı ve bugün sınırlarında kaldığı Ukrayna ile yeniden gündemde. Sinemanın hatırlattıklarıyla, sinemanın yarına bırakacakları meselesi yeniden masamızda kendine yer buluyor.

1905’TEN 2022’YE ODESSSA MERDİVENLERİ

Rusya, propaganda söz konusu olduğunda en etkili kullanan ülkeler arasında yer alıyor. Zamanın ruhunu doğru tutan tavırla araçları hakkıyla kullanarak dünya kamuoyuna kendi bakış açısını dikte etme noktasında Rus etkisi diye bir şey söz konusudur. Potemkin Zırhlısı da sinema tarihinin en önemli etkilerinden birini yapmış olmasının yanında en kaba propaganda filmleri arasında da yer alır.

Sergei Eisenstein
Sergei Eisenstein

Filmin hikayesi, sosyalizmin temelini oluşturan ezilmişlerin isyanı mottosuna dayanır. Karadeniz filosunda yer alan Potemkin Zırhlısı’nda bozuk et yemeklerine isyan eden bir askerin öldürülmesi sonrası 70 denizcinin isyan etmesi ve sonrasında zırhlıya kızıl bayrağın çekilmesiyle sonuçlanan olay, Odessa Limanı’nda halkın coşkulu karşılaması ile devam eder. Ve elbette Çar’ın katil ekibi askerler merdivenlerin başına geçerek yüzlerce kişiyi birkaç dakika içinde kurşuna dizer. Sonuçta ezilenler isyan etmiş, despotizm üzerine düşeni yaparak katletmiş, Bolşevik İhtilali’ni en güzel anlatan olay dönemin en büyülü sahnesi olan sinema perdesinde motivasyon oluşturmuştur. Ve üzerinden bir asır geçmiş olmasına rağmen film listelerinde mutlaka yer alan bir yapım olarak kalmıştır.

Bu filmden tam 98 yıl sonra Odessa’da bugün başka bir hikaye yaşanıyor. Ukrayna topraklarında kalan Liman, Rusya’nın işgalinden kaçanların çıkış noktası oluyor. Putin’in gözünü diktiği ve ilhak etmesi muhtemel noktalardan olan Odessa, Karadeniz’in hırçın sularının karşıladığı çılgınlıkta yeni olaylara gebe.

“SENARYO AFYONDUR”

Sovyet sinemacıların Amerikan Kapitalizmi karşısında sosyalist zihin yapısıyla temellendirdikleri yaklaşımlarında Eisenstein yalnız değildir. Özellikle Dzigo Vertov’un Sinegöz Manifestosu da Hollywood’u karşısına alan itirazlarla dolu yeni yaklaşımları sergileyen propaganda eserleri üretir. Kameralı Adam bunların başında gelir. Vertov, “senaryoya hayır” diyerek yola çıkar. Senaryonun kullanılmasını, Hollywood’un izleyiciye saygısızlığı olarak görür ver “senaryo afyondur” der. Senaryo olmadan film çekilmesi gerektiğini dile getirir ve kendisi de böyle yapar. Emek, ezilenler, işçi sınıfı vurgularının yapıldığı, günlük hayatının döngüsünün makinenin dişlilerine benzer şekilde işlediği, toplumsal yapının emek temelli olduğu vurgusunun yapıldığı film, sinema tarihinin propaganda dozu en yüksek yapımlarından olmasının yanında biçimsel olarak yeni iddialar ortaya koyması ve bunu uygulaması bakımından önem arz eder.

Rusya’nın 2014’ten beri Ukrayna üzerindeki planlarını sinema nasıl anlatır bilinmez. Fakat yakın zamanda bu meseleyi ele alan filmlerin yapılması kuvvetle muhtemel. Elbette sinema sektörünün merkezi olan ve bugün propaganda aracı olarak kullanan en güçlü merkez olan Hollywood’un Rusya’dan önce davranarak beyazperdeye filmler sunacağına kesin gözüyle bakabiliriz.

'Sarı Sıcak' Moskova Uluslararası Film Festivali’nde
HAYAT
'Sarı Sıcak' Moskova Uluslararası Film Festivali’nde

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.