
Güney Kore dizilerinin uyarlanmasıyla çekilen Türk dizileri gittikçe artıyor. Yapımcılar bunu hikâye bulmada yaşanan güçlüğe ve sayıları bir hayli fazla olan Kore fanlarına bağlıyor. Bazı dizilerde ise senaryonun tamamı uyarlanmasa da bazı parçalar senaryoya monte ediliyor.
Diziler televizyon ekranlarının vazgeçilmezi. Hala yediden yetmişe herkesi ekran başına kilitleyen, twitterda timeline'ı yıkıp geçen dizilerimiz var ancak şu da bir gerçek: Türk dizileri eskisi kadar seyirciyi heyecanlandırmıyor. Yapımcılar da bunun farkına varmış olacak ki son dönemde yeni arayışlar söz konusu. Güney Kore dizilerinin senaryolarından uyarlanan diziler görmeye başladık ekranda. Bunun en son örneği Ağustos ayı başında yayına girecek What Happens to My Family dizisinden uyarlanan Baba Candır. Yapımcılara göre çok sayıda dizi çekilmesi orijinal senaryo bulmayı zorlaştırdı. Güney Kore dizilerinin uyarlanma sebebi ise kültürümüzün yakınlığı ve Güney Kore dizilerine ülkemizde duyulan ilgi.
Televizyon sektöründe 45 yılı geride bırakan yapımcı Faruk Bayhan, Türkiye'deki dizilere Kore uyarlamalarını yapan ilk isimlerden. Bayhan her geçen gün çok sayıda dizinin yayın hayatına girmesinin orijinal senaryo bulunması konusunda sıkıntı oluşturduğunu ifade ederek bu yola başvurulduğunu söylüyor. Uyarlamalarda Kore dizilerinin tercih edilme nedeninin ise bu senaryoların Türk sosyal yaşamına daha uygun hale getirilebilir olması olduğunu ifade ediyor. Ünlü yapımcı telif haklarını alarak bu dizileri tamamen yerelleştirip Türkleştirdiklerini belirterek “ Bizim gibi telif hakkını gözetenlerin yanında telif almadan yapanlar da var. Birçok yapım, Kore dizilerinden esinlenerek bazı frekansları alıp uyguluyor. Parça parça alıp bunları monte ediyorlar. Dikkat ederseniz dizilerde birçok şey birbirine benziyor. Biz telif alarak bunu yapanlardan olduğumuz için sektörde bilinenlerdeniz” diyor.
Türkiye'de son yıllarda Kore yapımı sinema ve dizilere büyük ilgi gösterildiğini ve sosyal medyada fanların her geçen gün artmasının da kendilerini bu uyarlamaları yapmaya teşvik ettiğini belirten Bayhan, izleyicilerden bu yönde olumlu tepkiler aldıklarını söylüyor. Bu uyarlamaları geçici bir moda olarak gören Bayhan, her zaman ilk tercihlerinin orijinal senaryolar olacağının da altını çiziyor. Yapımcılığını üstlendiği Günahkâr, Bir Aşk Hikâyesi dizilerinin de bu uyarlamalardan biri olduğunu belirten Bayhan, sinema filmlerinde de bu uyarlamaların kullanıldığına dikkat çekiyor.
Yapımcı Birol Güven ise diğer yapımcılarla ortak görüşe sahip. Güven, son yıllarda yapılan dizi sayısındaki artışın hikâye bulma konusunda yarattığı güçlüğe dikkat çekerek “Yeni hikâyelerin arandığı bir dönemde dünyanın başka bir coğrafyasında denenmiş ve başarılı olmuş hikâyelerin kullanılması çok normal. Özellikle “tevafuk” olgusu Türk ve Kore kültüründe çok önemli” ifadelerini kullanıyor. Güven, bu uyarlamaların Yeşilçam'a benzediğini ve başarılı olma nedeninin de bu benzerlikte aranması gerektiğini söylüyor.
Yapımcı Ali Gündoğdu ise bu zamana kadar hiçbir Kore dizisi projesinde yer almadığını söylüyor. Gündoğdu, kimsenin emeğinin çalınmasına izin vermeyeceğini ve taklitten kaçınılması gerektiğini ifade ediyor. Gündoğdu “Kendi yapımlarım olan Kaçak, Serenay, Hayat Bilgisi, Bütün Çocuklarım bunların hepsi özgün hikâyeler. Yabancı dizilerin uyarlanmasına karşı değilim ama korsan olmasına karşıyım. Uyarlayan arkadaşlarımızda emek hırsızlığı olmamasına dikkat ederlerse daha etik olacağını düşünüyorum. Biz bugün uyarlama yapmıyoruz ama bu ileride yapmayacağımız anlamına gelmez. Yeter ki ekonomik koşullarda mutabık kalalım. Karşılıklı olarak bunu belgeleyip yasal olduğunu gösterelim” diyor.
Yeni sezonda TRT 1 ekranlarında izleyicilerle buluşacak “
” dizisi de bir Kore uyarlaması. Dizinin yapımcılarından Faruk Bayhan, bir Japon dizisi uyarlaması için de çalışmalara başladıklarını söylüyor. Türkiye'deki senaristlerin çok iyi eserler verdiğini dile getiren yapımcı “Türk dizileri yurt dışında ciddi anlamda ilgi görüyor. Kore'den uyarladığımız diziler yurtdışında orijinalinden daha fazla alıcı buluyor. Bizim dışımızda birçok ülke bu uyarlamaları yapıyor. Kuzey Avrupa ülkeleri, İsrail, Tayland, Japonya, Polonya, İsveç, Amerika gibi ülkeler bunlardan bazıları” diyor.
“Baba Candır” dizisi projesinde yer alan isimlerden biri de yapımcı Rezzan Diniz. Yapımcı, ülkemizde her konunun rahatlıkla işlenemeyeceğini söyleyerek, daha soft ve aile konuların işlendiği Kore hikâyelerine başvurulduğunu belirtiyor. Diniz, Kore yapımlarında oyuncuların tepkileri ve davranışlarının çok farklı olduğunu söyleyerek 90 dakikalık bir dizide izleyicinin algısını canlı tutmanın zorluğuna dikkat çekiyor.
Ali Gündoğdu Kore ile Türk kültürünün benzerliklerinden dolayı son 5 yıl içerisinde bu dizilerin seyirciler tarafından takip edildiğini belirtiyor. “ Kiraz Mevsimi” dizisinin bir Kore uyarlamasını olamadığı söyleyen Gündoğdu “ Evrensel hikâyeler var. Aşk, acı ve mutsuzluk konularında ne kadar farklı hikâye çıkarılabilir ki? Bu konular kimsenin tekelinde değil. Yerli ya da yabancı yazarlardan esinlenebilir. Zaten bir diziyi izleten karakterdir, dünyanın her yerinde de bu böyledir” diyor.









