Halktan biriydi; demokrattı, sivildi, dindardı

Emeti Saruhan
00:0015/04/2007, Pazar
G: 15/04/2007, Pazar
Yeni Şafak
Halktan biriydi; demokrattı, sivildi, dindardı
Halktan biriydi; demokrattı, sivildi, dindardı

“8. Cumhurbaşkanımız Turgut Özal, bu sabah geçirdiği kalp krizi sonucu vefat etmiştir, milletimizin başı sağ olsun…”

17 Nisan 1993 cumartesi öğleden sonra bu anonsla kesildi televizyon ve radyoların yayın akışları. Seven, sevmeyen herkesin gözleri doldu. Özal gerek Başbakanlığı gerekse Cumhurbaşkanlığı süresince alışılmış siyasetçilerden çok farklı bir tablo çizdi, halkının değerleriyle barışık yaşadı. Özal, arabesk şarkılar söyleyip, Semra Hanım'la el ele gezdi, Cuma namazlarını kıldı, sıradan bir vatandaş gibi denize girdi ve şortuyla asker denetledi. Vefat yıldönümü vesilesiyle Türkiye'nin merhum ve farklı Cumhurbaşkanı'na bir 'insan' olarak mercek tuttuk.

Halil Turgut Özal 13 Ekim 1927'de Malatya'da doğdu. Babası Malatya /Çırmıktı'lı Ünlüoğulları'ndan Mehmed Sıddık banka memuru, annesi Tunceli/Çemişkezek yerlilerinden Hafize Hanım ilkokul öğretmeniydi. Çocukluğu Ankara, Söğüt, Silifke, Mardin ve Kayseri illerinde geçti. Ortaokulu Mardin'de okudu. Ancak Mardin'de lise yoktu. Annesi oğlunun ya Konya Lisesi'nde ya da Kabataş Lisesi'nde okumasını istiyordu. Konya Lisesi 25 lira daha ucuz olduğu için liseye orada başladı. Kayseri'de bitirdi.

Hayali pilot olmaktı

İstanbul Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği'nde burslu okudu. Rüyalarını pilotluk süslüyordu ancak eşeğin üzerinden düşünce kolu sakatlanarak diğerinden biraz kısa kaldı ve böylece pilotluk hayallerine veda etti. Yoklukla geçen öğrencilik yılları, hayır amaçlı çeşitli cemiyetlerde görev almasında rol oynadı. Devlet Planlama Teşkilatı'nda çalışırken, daireye uğrayan ihtiyaç sahibi bir fakire verecek bir şey bulamayınca üzerindeki ceketini çıkarıp verdi.

3 ay süren evlilik

Bu arada Malatya'da belediye muhasebecisinin kızı Ayhan İnal'ı gözüne kestiren annesi evlenmesi için ısrar ediyordu. Daha fazla diremedi ve Ayhan İlhan'la evlendi ancak evliliği 3 ay sürdü. Anlaşamayıp ayrıldılar. Elektrik İşleri Etüd İdaresi'nde çalışırken Semra Yeyinmen'le tanıştı. Özal, kendisine yüz vermeyen Semra Hanım'la yakınlaşabilmek için, daktilosunu bozuyor, işe geldiğinde daktilonun bozuk olduğunu fark eden Semra Hanım'a yardım eden yine kendisi oluyordu. Semra Hanım daktilosunun nasıl bozulduğunu çok iyi biliyor ancak belli etmiyordu. Bu tanışıklık evlilikle sonuçlandı ve çiftin Efe, Ahmet ve Zeynep adlarında 3 çocukları oldu.

Hüseyin köfte ver

Özal yemeğe düşkündü. Seçim gezilerinde de düzenli yemek yemek mümkün olmuyordu. Merhum Erkal Zenger anlatıyor: “Taze ekmeğin arasına köfteyi doldurup geliyordum, yanına domates biber, kaç dakika konuşacağını bildiğim için miting biterken köfteler hazır oluyordu. Yine böyle köfteleri hazırladım fakat yemesi olanaksız, kalabalık! Halk otobüsün önünde oturuyor. Eline mikrofonu verdim. Bir yandan da özel kalem müdürü Hüseyin Aksoy bir lokma ekmeği koparıp içinde köfteyle uzatıyor. 'Efendim' dedim 'siz konuşur gibi yapın, köfteyi yiyin, ben öbür mikrofondan konuşurum.' Böylece Türkiye'de ilk defa bir Başbakan'a playback yaptırdık. Özal köfteyi yiyip ağzını oynatıyor, bende 'Merhaba, merhaba nasılsınız, sağ olun, sağ olun, iyi günler sayın vatandaşlarım' gibi şeyler söylüyordum. Bir yandan konuşuyor, bir yandan Özal'ın ağzına bakıyordum. O sırada Özal'ın köftesi bitmiş. Ben de halkla meşguldüm. Otobüsün hoparlöründen Özal'ın sesi duyuldu.'Hüseyin köfte ver!' Meğerse Özal'ın önündeki mikrofonu açık unutmuşuz...”

Gece yarısı devlet nasıl denetlenir?

Turgut Özal'ın koruması Asım Emre, Kazım Kanat'a anlatıyor: “Beni gece yarısı çağırdı. "Bak evlat" dedi. "Devlet nasıl denetlenir?" Telefonunu kaldırdı "Bana Ulaştırma Bakanı'nı bağlayın" dedi. Gece yarısı yatağından uyandırılan Bakan Veysel Atasoy, "Emredin efendim" diyordu. Özal dedi ki: "Şu an Türkiye'de trenler nereden nereye gidiyor? Kaç yolcu taşıyor? Yükleri nedir? Derhal bildir." Telefonu kapatırken gülümsedi. "Hadi araştır bakalım. Ulaştırma Bakanlığı çalışıyor mu?" Araştırdım ve dedim ki: "Efendim şu an bakanlığın tüm lambaları yanıyor. Arabayla koşar adımla gelen yetkililer çalışıyor." Özal "İyi öyleyse" dedi ve ekledi "Haydi Semra Hanım'a görünmeden kokoreç yemeye gidelim..."

Yeni oyun var mı?

Özal teknolojiye de çok meraklıydı. Yusuf Bozkurt Özal, O'na ve Hüsnü Doğan'a bilgisayar kullanmayı öğretiyordu. Özal yeni bir şey öğrendiği zaman Yusuf'a “Bunu Hüsnü biliyor mu?” diye sorar, “Bilmiyor” cevabını alınca yüzü gülerdi. Cumhurbaşkanıyken Hürriyet'in yazı işlerini ziyaret etti. Doğal olarak karşılanması en üst düzeyde yapıldı. Ancak Özal, yazı işlerine girdiği an, daha önce kendisinden sık sık bilgisayar oyunu istediği Cafer Yarkent'e doğru yönelip, 'Yeni oyun var mı' diye sordu. Herkes şoka girdi. Cafer Bey, 'Oynamak ister misiniz, Başkanım' diye sordu. Özal 'Tamam' deyip, hemen koltuğa oturdu. Cafer Bey 3 dakikalık bir oyun açtı, Özal izledi, sonra herkesin şaşkın bakışları arasında ilk kez izlediği oyunu 3 dakikada başarıyla bitirdi.

Burada herkesten uzunuz!

Sakıp Sabancı ile Özal'ın arası hep iyi olmuştu. Sabancı "Bizi Turgut Bey, Adana'dan İstanbul'a gelmeye ikna etti. Böylece büyüme sürecine girdik" derdi. Her fırsatta tekrar ettiği bir de ortak anıları vardı. “Tokyo'da bir asansöre binmişler. Asansör, tıklım tıklım, Japonlar'la doluymuş. Özal dürtmüş Sabancı'yı, - Baksana... Burada herkes bizden daha kısa boylu.. En uzun biziz, demiş. Sonra katıla katıla gülmüşler.” Hasan Celal Güzel'in anlattığına göre Prof. McQuin, Özal'ı görünce, "Başbakanınızı bana verin, bacak uzatma ameliyatı ile boyunu 1.80 yapalım" demiş. Hasan Celal Güzel bunu Özal'a söylediğinde ilk tepkisi "Vay eşek oğlu eşek"!" demek olmuş. Sonra da sormuş "Ciddi misin ?.. Böyle bir şey olabilir mi?" Güzel, “Efendim, adam konusunda çok başarılı. Düşünün hiç kimseye haber vermiyorsunuz ve Türkiye'de uçaktan boyu 1.80 olarak iniyorsunuz!.." Özal bunun üzerine gevrek gevrek gülmüş.

Bir tek ailesinden yana yüzü gülmedi

Özal'ın ailesi hep başı dertte oldu. Özal'ın ülke için tarihi kırılma noktası oluşturacak kararlar alma arifesinde ailesinin sansasyonel haberlerle sürekli basına yansıması elini kolunu bağladı, itibarını zedeledi. Özellikle kızı Zeyrep Özal'ın özal hayatı muhalefetin ve medyanın birinci gündemi oldu. 17 Nisan 1993'te kalp krizi geçirip vefat ettiği zaman Özal'dan geriye kalanlar hep güzel şeyler oldu. Cenaze merasiminde Vatan Caddesi'ni tıka basa dolduran insanların ellerindeki pankartlar, Özal'ın Türkiye'ye olan katkılarının sebebini de açıklıyor gibiydi. O hiç bir zaman halkın içinden kopmadı, sivilliğini korudu, “dindar, demokrat cumhurbaşkanı” sıfatlarını haketmek için üzerine düşen herşeyi yaptı.


Özal dualarla anılıyor

8. Cumhurbaşkanı merhum Turgut Özal, Kocatepe Camii'nde düzenlenen mevlitle anılıyor. Özal'ın fikirlerini yaşatmak ve gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla kurulan Turgut Özal Düşünce ve Hamle Derneği tarafından düzenlenen anma etkinlikleri kapsamında bugün okutalacak olan mevlide, geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da binlerce vatandaşın katılması bekleniyor.

Turgut Özal Düşünce ve Hamle Derneği Başkanı Emin Başer, Özal'ın tabuları yıkan, kabuğuna çekilmiş Türkiye'yi dünyaya açan bir lider olduğunu belirterek şunları söylüyor: “Biz derneği kurarken hareket noktamız Özal'ın unutulmaya başladığı düşüncesiydi. Ancak faaliyetlerimize başladığımızda gördük ki, Özal'a olan ilgi, sevgi hiç azalmamış aksine yeni kuşakları da kapsayarak büyümüş.” Derneğin geçen yıl düzenlediği mevlide 65 bin kişinin katıldığını ifade eden Başer, “Katılanların arasında çok genç vatandaşlarımız vardı. Özal hayattayken bu gençler henüz çocuk yaştaydı. Özal'ın onların da hafızasında bu denli yer etmesi çok memniyet verici” diyor.

Henüz genç bir dernek olan Turgut Özal Düşünce ve Hamle Derneği, Özal adına hastaneler, sağlık merkezleri ve üniversiteler açarak toplumun her alanında onun adını yaşatmak istiyor. Bunun dışında düşünce kulüpleri ve kuruluşlarıyla Merhum Cumhurbaşkanı'nın görüşlerini geliştirerek genç nesillere tanıtmak derneğin hedefleri arasında. Özal için dün TOBB Ekonomi Üniversitesi'nde bir panel düzenlendi. Panelin ardından bugün de Turgut Özal adına verilen ödüller sahiplerine teslim edilecek. Turgut Özal Demokrasi Ödülü, TBMM adına Meclis Başkanı Bülent Arınç'a verilirken, Ekonomi Ödülü ise Devlet Bakanı Ali Babacan'a sunulacak.