Atv'nin değişmez yüzlerinden biri olan Şebnem Sunar Küçük, yeniden ana haber spikerliğine başladı. Görev değişiminin önemli olmadığını ifade eden genç spiker, haberin her şeyden önce geldiğini söylüyor
Hiç etkilenmiyorum. Bu bizim sektörümüzde çok sık yaşanır bir durum. Eskiden etkilenirdim. Beni daha çok ilgilendiren yanı çalıştığınız ekip. Eğer ekip değişirse o zaman etkilenebilirim ki bunu çok sık yaşadım. Hemen de adapte oldum. Uyumlu biriyseniz işiniz daha kolaylaşır. Ben de uyumlu bir insanım.
Öncelikle, haftasonu ana haber bülteninin hafta içine kıyasla daha önemsiz olduğu gibi bir durum söz konusu değil. Seyircimiz haftasonu da aynı iştahla haber duymak istiyor ve bizden haber bekliyor. Ben Atv'nin ana haber spikeriyim görevim hangi günde haber okumamı gerektiriyorsa o gün çıkıp işimi yapıyorum. Bu konuda şimdiye kadar herhangi bir kompleksim olmadı.
Bunun tecrübe ile doğru orantılı olduğunu düşünüyorum. Yılların gazetecisi hem haber okuyup hem de yorumlarsa anchorman ya da anchorwoman oluyor. Bunlar yıllar içerisinde kamuyonunun güvenini kazanmış kişiler.
Kişiler, haber bültenlerinin önüne geçmiş görünüyor. Yıllardır "bu sene kim nereye transfer olacak", "o iyi, bunun ratingi kötü " diye konuşup durduk. Bana kalırsa bu süreç içerisinde haber bültenlerinin kendisini tartışmayı ihmal ettik. Tartışıldığı zamanlar oldu ama pek bir değişiklik olmadı. Artık bülteni nasıl geliştirebiliriz, yıllardır bütün kanalların kullandığı, neredeyse gelenekselleşmiş bu formatı nasıl daha iyi seyredilebilir hale getirebiliriz, bunu konuşmamız gerekiyor. Örnek olarak, muhabirler “anchorman”lerin arkasında kaybolmak yerine, daha fazla ön plana çıkarılabilir.
Eğer ana haberi kastediyorsak doğru olmaz. Ama haber kanallarında rutin haber sunumları doğru okunduğu sürece rahatsız etmez. Amaç izleyiciye haberi düzgün ve doğru iletmektir. Ana haber bülteninde durum değişiyor. Canlı bağlantılarda ya da konukla konuşulduğunda her şeye hâkim ve rahat olmak gerekir. Gerektiğinde de yorum yapabilecek kapasitede olmak lazım.
Tabii ki şehit haberleri… Hele o tabutlara sarılan eşlerin, annelerin haykırışları, hiçbir şeyden haberi olmayan bebeklerin görüntüleri, çocukların gözyaşları karşısında kahroluyorum. Kariyerim boyunca beni en çok zorlayan haberler hep şehit haberleri olmuştur. Son olarak Küçük Muhammet'in annesi tarafından öldürülmesi haberini okumakta çok zorlandım.
Daha önceden yaptığım ufak tefek işler vardı ama gerçek mesleğim olan haber spikerliği Atv'de başladı ve hala Atv'de devam ediyor. Sanıyorum bu kadar uzun yıllar boyunca aynı kurumda çalışan tek kişi benim.
Hiç zorlanmadım. Biraz yapımla ilgili olabilir. Ben çocukluk yıllarımda, tiyatro, müzik ve sporla çok yoğun ilgilenen bir çocuktum. Kameranın karşısına ilk geçtiğimde tabii ki heyecanlandım ama "ben bu işi yapamam" demedim, aksine ben bu işi çok iyi yaparım dedim.
Uzun yıllar heyecan dolu, yüksek, enerji gerektiren bir işten sonra başka bir işle tatmin olmak zor olsa gerek. Adrenalini yüksek başka bir iş bulmak da pek kolay olmaz sanırım.
Hedeflediğim yerdeyim ama her zaman daha iyisini yapmak için uğraşacağım. Topluma faydalı başka işler de yapmak istiyorum.






