Modern şiiri postmodern araçlar kullanarak karşılaştırmalar üzerinden inceleyen Orhan Koçak, zamanın ve hafızanın koptuğu yerden konuşuyor. Halkalar birbirinden bağımsız zaman(lar) ve mekan(lar) olarak ortaya çıkarken, modern şiirin estetik ve teorik çerçevesini gösteriyor.
Şiir eleştirisi zor bir çabadır. Bu zorluk çoğu kez ya ideolojik bir angaje olmuşluktan ya da bir şiir tarzını savunuyor olmaktan kaynaklanır. Bu zorluğu pekiştiren bir diğer durum ise şiir eleştirilerinin farklı alan ve disiplinlere açılamıyor oluşudur. Çoğu kez şairlerin şiiri şiirle tevil etme çabasıyla veya anlamsız bir yorumsama ile karşılaşırız. Bu noktada Orhan Koçak'ın çalışmalarının dikkat çeken bir boyuta sahip olduğunu, edebi metinler ve şairler arasında bir karşılaştırma imkanını zorladığını, farklı alanların ve konuların bakışlarından yararlandığını ve bunları belli bir noktaya taşıdığını belirtmek gerekiyor.
Koçak, edebiyat ve fikir hayatımızda Defter ve Virgül dergileriyle hatırlanır. Bunun yanında çevirileri ve editör olarak yayınevlerinde yürüttüğü çalışmalarla azımsanmayacak bir etkiye sahiptir. Örneğin Metis Yayınlarında yürüttüğü çalışmalar, tam olarak doğru pratik edilemese de, postmodern bir edebiyatın önemli bir malzeme sunucusu ve sağlayıcısı olmuştur. Koçak çok sayıda çeviri yanında İmgenin Halleri (1995), Modern ve Ötesi: Elli Yılın Sanatına Kenar Notları (2008), Bahisleri Yükseltmek: Turgut Uyar Şiirinden Kendini Yaratma Deneyimi (2011) kitaplarına sahiptir.
Kopuk Zincir başlığı Modern Şiir Üzerine Denemeler alt başlığını da taşıyor. On dokuz yazı ile şairlere ve şiirlerine bir bakış denemesi yapıyor yazar. Kitabın ilk yazısı olan Yahya Kemal'le Mayakovski Arasından Nazım Hikmet başlıklı yazı Nazım Hikmet ile ilgili çoğu yargıyı sarsacak tespitler içeriyor. Koçak, sanılanların aksine, Yahya Kemal'in Nazım Hikmet üzerindeki -tersinden etkiler de dahil- büyük etkisini ortaya koyuyor. Vala Nurettin'den yapılan alıntılar ise Yahya Kemal-Nazım Hikmet ilişkisini netleştiriyor. Nazım'ın hafıza(sızlığı) konusundaki ilginç durumu, Koçak'a göre Nazım'a geleneksel formlar ve yapılar karşısında özerk bir alan sağlamıştır. Nazım Hikmet'in Yahya Kemal ile olan ilişkisinin zaman içinde ciddi bir husumete dönüşmesi, Nazım'da Yahya Kemal'in şahsında temsil ettiğini düşündüğü her şeye olumsuz bir tavır olarak kendini göstermiştir. Bu durumun tespiti amacıyla Koçak tarafından izlenen yol, farklı disiplinler (psikanalitik'e varan), karşılaştırmalar ve nihayetinde postmodern eleştirinin imkanlarını içerecek derece de genişliyor.
Koçak hem Nazımla ilgili yazısında hem de diğer şairlerle ilgili yazılarında yaptığı alıntılar üzerinde ince analizlere girişmiş. Koçak'ın tespit ve analizlerini netleştirmek için zaman zaman postmodern araçları kullandığını tespit etmek zor olmuyor. Metinlerin akışının doğrudan veya paranteziçi açıklamalar ile bir başka boyuta taşınması, deneyim kavramının farklı versiyonlarının kullanılması gibi yöntemler akla ilk gelenler. Kavramlar ve imkanlar açısından başvurulan araçsallaştırma, burada kalmıyor, yapılan eleştiriyi ara ara kategorik olarak postmodern eleştiriye taşıyor. İkinci sınıf bir postmodern çabadan çok üst bir bakış ortaya koyabilen, bütünüyle de bu yönteme kendini bırakmayan tarzıyla Orhan Koçak'tan, postmodern perspektifin araçsallaştığı nadir iyi metinleri okumak mümkün oluyor. Türk edebiyatında postmodern tavrın kavram ve zihin ithali, görsel şiir adı altında teknolojinin imkanlarının kullanılması olarak belirdiğini tespit etmek gerekiyor. Bunların da herhangi bir örneklem niteliği taşımadıkları açıktır.
Orhan Koçak, Kopuk Zincir'de ağırlıklı olarak karşılaş(tır)malar üzerinden şiirleri ve şairleri ele alıyor. Melih Cevdet Anday şiirini, şairin Raziye romanı üzerinden yorumluyor. Yine Edip Cansever'e de zaman zaman başvuruyor. Benzer şekilde Ahmet Oktay'ın şiir eleştirilerini Oktay Rıfat şiiri, Oktay Rıfat şiirini Cemal Süreya'nın görüş ve şiiri, Dağlarca şiirini Cemal Süreya, Cahit Külebi, Yahya Kemal ve Turgut Uyar üzerinden yorumluyor. Necatigil şiirini Edip Cansever ve Cemal Süreya, Ece Ayhan şiirini Enis Batur, Ömer Lütfi Barkan gibi isimler üzerinden anlamaya ve yorumlamaya çalışıyor. Kopuk Zincir'de adı geçen şairler dışında İlhan Berk, Süreya Berfe, Mehmet Taner, Abdulkadir Budak, Enis Batur, Haydar Ergülen, Mehmet Temizyürek, Komet, Necmi Zeka, Bedirhan Toprak'ın şiiri üzerine yazılar bulunuyor.
Son olarak Kopuk Zincir ismi üzerine de bir yorum yapmak mümkün. Zamanın ve hafızanın koptuğu yerden konuşuyor yazar. Halkalar birbirinden bağımsız zaman(lar) ve mekan(lar) olarak ortaya çıkarken, bu aslında bir postmodern durumu da işaret ediyor. İşaretle de kalmıyor zınmi bir kabulle, bu durumun gerçekliği üzerinden hareket ediyor.
Kopuk Zincir, modern şiirin belli isimleri ve parametreleri hakkında farklı ve özgün bir bakış sergilemeyi başarmış bir kitap.
Orhan Koçak
Kopuk Zincir / Modern Şiir Üzerine Denemeler
Metis Yayınları
288 Sayfa
2012






