Kendi buluşu Riccon tekniği ile İsviçre'ye 17 ödül kazandıran ve sıradışı eğitim sistemiyle Nobel'e aday gösterilen beden dili uzmanı İLHAN DOĞAN hayat okulu adı verdiği hitabet sanatına en çok liderlerin ihtiyacı olduğunu söylüyor ve ekliyor;
Bir teknik, marka gibi. Riccon adı altında bir okulumuz var. İsviçre hükümeti bu ismi pasaportuma da ekledi. Adım artık Riccon İlhan Doğan.
İsveçre hükümetine 17 ödül kazandırdım. Eğitim modelim Nobel'e aday gösterildi ve Kanada'da en iyi eğitim ödülünü aldım.
Beden dili iletişim tekniği. Pratik bir eğitim ve yanında psikoloji var. Bana ait bir teknik. Beden dili ile iletişim nasıl sağlanır? İnsanların düşüncelerini nasıl okuyabilirsin? Anlatmak istediğinizi nasıl anlatabilirsiniz? Altı saat içinde dil nasıl öğrenilir? Bir günde nasıl bir meslek üzerine eğitilebilirsin?
Evet. Bu aslında zamanla yarışmak. Aylarınızı belki yıllarınızı alacak bir konuyu siz sadece bir kaç saatte öğreniyorsunuz.
İtalya'da konservatuar okudum. Dünyadan bu okula sadece yirmi kişi alınıyordu. Sahneye iyi hakimiyeti olan bir tiyatrocuyum. Komedi ve drama oynarım. Ama daha çok mizaha yakınım. Bu özellik size rahatlık katıyor. İnsan ilişkilerinde çok rahat oluyorsunuz. Bu okulun arkasından psikoloji ve ruh bilimleri okudum.
Aslında bunların karışımından üçüncü bir çocuk dünyaya geliyor. Bununla beden dili bilgisi oluştu. Mizah ve psikolojiyi bir araya getiriyorsunuz. Pratik eğitim, mizah, hızlılık var. siz altı saatte ingilizce öğrenebilir misiniz?
Ama ben size altı saatte İngilizceyi öğreticem diyorum. Riccon tekniği ile.
Toplum önünde söz söylemeyi ve meslekle ilgili satış pazarlamayı üç saatte öğreniyorsunuz.
Lenson Mandela'nın AIDS projesi için gittim. Bu konuyla ilgili 'Kağıttan Dünya' isimli bir kitap yazdım. Bu projenin Mozambikte, Zimbabve'de nasıl gerçekleştiğini örneklerle anlatıyorum.
Eğitim masabaşında olabilecek birşey değil. İnsanların ayakta karar vermeleriyle oturarak vermeleri arasında ciddi bir fark var. Hayatta ya aktifsinizdir ya da pasif. Mesela; gazetecilik pasif bir meslektir. Harekette bereket vardır hareketli olmamız gerekiyor. Ben de eğitimi oturarak değil ayakta veriyorum.
Bir defa yaşadığımız için çok şanslıyız. Bu şansı değerlendirebilmeniz gerekiyor. Sosyal sorumlulukla Afrika'ya gidip eğitimler veriyorum. Sağlıklı olduğum için kitap çıkartabiliyorum. İnsanlarla uğraşmak değil, onlara birşeyler vermek istiyorsunuz.
Yapıyor tabiki. Ben bazen insanlara önyargılı da gelebiliyorum. Kültürlerarası bir ön yargı bu.
Hayır hiç etkilenmiyorum. Çünkü kafamda bir disket var. İki gün önce Afrika'da su arıyordum. Orada açık renkler giyiyordum. Türkiye'ye geldim hemen boğazlı kazak giydim.
Olumlu. Çünkü hayatı bilmek gerekiyor. Bizim hayat okulumuz olmadığından bunları bilmek analiz etmek daha iyi. Kontolcü müsünüz yoksa dürüst mü? Mütevazı mısınız yoksa burnunuz havada mı? Bunları kendiniz de bilmeniz gerekiyor. Bilmezseniz bocalarsınız.
Hayat okulumuz olmadığı sürece neyin ne olduğunu bilemezsiniz. Biz yıllardır yasaklarla büyüdük. Oraya oturma, şunu yapma, şuraya git. Hayatınızda kaç kişi size emrediyor düşündünüz mü? Anneniz, babanız, kardeşleriniz herkes size emrediyor. Sadece öl demiyorlar ama acı çek diyorlar. Beden bize ait ama beyinleri başkaları kullanıyor.
Liderler. Liderlerin lider olabilmesi için bu okuldan geçmeleri gerekiyor. Çünkü once toplum ve değer yargılarının olması gerekiyor.
Toplum önünde söz söyleme, güzel konuşma, düşün, konuş, dinle… Hani herkes konuşuyor ama kimse dinlemiyor diyoruz ya bunun olmaması için hayat okuluna gitmemiz gerekiyor.
Devlet Bahçeli'den ve Deniz Baykal'dan lider olmaz. Lider dediğiniz elinde kazması küreği ile faaliyetleriyle olur. Bağırıp, çağırarak liderlik olmaz. Önce yapıp sonra göstermek gerekiyor. Görmek isteyen de zaten görür.
Gözle görülecek birşey yapmak istiyorsa kendilerine ders veririm. Bir konuda anlaşmamız lazım. Yalan söylemeyelim. Çok fazla vaatte bulunulmaması gerekiyor. Kelimelerin ve dilimizin bir ölçüsü olsun. Yani inandırıcı olması önemli.
Ellerin ve kolların bir ölçüsü olması gerekiyor. Özellikle güleryüz çok önemli. Politikacıların da yüzleri gülsün. Niyete göre yürüyelim maskelerimiz olmasın. Ben kendilerine eğitim veririm yeterki samimiyet olsun.
Klişeleşmiş şeylerden uzak durmaları gerekiyor. İnsanlar bunları görmeye dayanamıyor. Bu millet aptal değil ve bunları aptal olarak görmeyelim. Temeli burdan kurup el kol hareketlerini ve mimiklerimizi ona göre ayarlayacağız. Hitap etme sanatını öğreteceğiz.
Çok önemli. Siz anlatmak istediğiniz bir şeyi eğer anlatmayı beceremezseniz sonuç agresif olur. Sinirli, karşı tarafı dövecekmiş gibi davranışlar ortaya çıkar. Belki de niyetleri o değil ama bilmedikleri için çok yanlış bir iletişim ortaya çıkıyor. Ama bilirseniz, yaptıklarınızı ustaca karşı tarafa anlatabilirsiniz.
O zaman ben de diyorum ki içimizdeki hırsımız, kinimiz varsa bunları içimizden atalım. İçine şefkati yükleyelim bireysel egoizmden kurtulalım. O zaman içiniz beden dilinize de yansır ve siz programlanmış gibi değil doğal olursunuz.
İstemiyorlar tabiki. Beni dinlemiyorlar.
Liderlerde daha çok olan bir durum bu. Öfkelerini kontrol edemiyorlar. Deniz Baykal bağırıyor bir taraftan. Başbakanımız da parmağını kullanarak izah ediyor bir şeyleri.
Vermedim. Ama başbakanlıktan böyle bir eğitim teklifi var ama konuşma aşamasında.
Hareketlerine ve mimiklerinde şefkati koymalarını rica ediyorum. Daha güler yüzlü olsunlar. O yaptıkları el kol hareketleri başımızı, gözümüzü kesiyor. Kendimizi suçlu hissediyoruz. Korkunç bir gerginlik var. Hareketlerimizi dengeli ve ölçülü kullanmamız lazım. Birşeyi yapamasanız bile ben yapamıyorum birlikte yapalım dememiz lazım.
Her insan sıfır yaşından yedi yaşına kadar eğitim alır ve bu hayat boyu değişmez. Hatayı zaten o zaman yapmışız. Biz hep mücadele ve savaşlar tanıdık. Hep bir çatışma şiddet ortamında büyüdük. Bu bizim politikamıza, liderlerimize yansıdı.
Başbakan.
Devlet Bahçeli. Çok kötü kullanıyor.
Son zamanlarda gerginleşti. Bunun sebebi de tabiki global kriz. Bunu yönetmek o kadar kolay birşey değil. Bu da beden diline yansıdı. Kontrol dışı hareket ve mimikleri adres göstermeye dönük. Başbakanın en kısa zamanda detaylardan genele dönmesi gerekiyor.
Ön yargılı biri. Duygularını ve fikirlerini yelpaze gibi kullanan bir insan. Lider olma kompleksi var. Bunlardan arınması gerekiyor. Hep karşısında Başbakan varmış gibi konuşuyor. Duygusuz bir kişiliği var. Hep kötülüyor ve karalıyor. Bu durum inandırıcılığı yok ediyor.
O kalıplar içinde yaşayan biri. Her şeyi o kalıplarla yapıyor. Şartlı ve önyargılı. Önündeki yazılardan kurtulması gerekiyor. Daha vicdanlı yaklaşmalı.
En ılımlı davrananlardan biri. Güler yüzlü. Bu ılımını devam ettirmeli.
Bizim ailede gülmek yasaktı. Gülerken ağızımı kapatırım. Babamın dayağından kurtulmak için bodrum katına karanlıkta yatardım. O yüzden karanlıkta yatmaktan korkarım. Babam hep şiddet annemse hep şefkat uygulardı. Şiddet şefkat oradan geliyor. İsmim salak oğlandı. Her ailede bir salak oğlan var diye düşünüyorum. Üniversiteye geldiğimde baktım ki benim gibi bir sürü salak oğlan var.
Yaşamı analiz ediyorsunuz. Sizin kendinizi tanımanız çok önemli. Ben kendimi çok iyi biliyorum. Çok korkak bir insanımdır. Köpekten çok korkarım ama Afrika'da vahşi hayvanlarla yaşadım.
Teorik tarafları var. Tanıtım konusunda şirketlere, Avrupa Birliği parlamentellerine eğitim veriyorsunuz. Bu işin teorik kısmı. Ama bunun pratik eğitimini Afrika'da gördüm. Hatta yeri geldi oradaki krala kafa tuttum ve kralı protesto ettim üstelik benden başka kimse yoktu. Afrikalılar kaçmıştı tek ben vardım. Bütün korkularıma rağmen babamın bana salak oğlan demesine rağmen ben tek başıma kralı demokrasi adına protesto edebildim.
Kişilik çok önemli. Eğer kişiliğinizi belli standartlara oturtursanız gücünüzü oradan alıyorsunuz. Beni ben yapan Riccon tekniği. Ben Universal Stüdyoları'nda beden dili ile ilgili oyunculara ders veriyorum. Orada George Clooney'i iyi tanıyorum. Ama bu demek değıl ki onun kompleksiyle yaşayayım. Sizin yanınızda da rahatım ben. Çünkü ben ne kadar rahat olursam sizde o kadar rahat olursunuz. Bunu bilerek yapıyorum.
Ben televizyon programına çıkarken, mizah mı istiyorsunuz yoksa ciddi mi diye soruyorum.
Yaptığınız her hareket her ortama uymaz. İsterseniz bir olayı binbir farklı ses tonu ve şekille anlatabilirsiniz. Mimik katarak da anlatabilirisiniz. Bunu renk katmak için yapıyorsunuz.
Ellerimizin açık olması bizim dürüst olduğumuzu gösterir. EllerimiZİ aşağıya doğru ters çevirdiğimiz zaman olaylara ön yargılı baktığımızı gösterir. Elimizi dik tuttuğumuzda sağlı ve sollu olarak gösterdiğimizde karşı tarafa analatik yaklaştığımızı göstirir.
Ayaklarımızın uçlarını birleştirirsek sıkıldığımızı utandığımızı gösterir. Ayaklarımızı tam birleştiriyorsak çok utangaç olduğumuzu gösterir. Ayaklarımızı arkadan kelepçelediğimizde ise sıkıldığımızı gösterir. Bacak bacak üzerine atmamız üstünlük belirtisi. Ayağınızı yan tarafa kıvırırsanız daha duygulu hassas konulara gireceğinizi gösterir.
Gözlerin büyüyüp küçülmesi yalan söylemekle ilgilidir. Gözlerimiz yukarı doğru sol tarafa baktığında gelecek planlarımızı düşündüğümüzü gösterir. Aşağıya doğru baktığımızda karamsar olduğumuzu, dik baktığımızda kuşkulu olduğumuzu gösterir. Sağdan yana doğru baktığmızda gelecekle ilgili düşüncelerimizi gösterir.
Kelimelerin içindeki ölçüye göre öğrenirsiniz. Gözlerin çok büyüyüp küçülmediğini, dudakların açılıp kapanmadığını başını sağa sola öne eğmediğini görürseniz o kişi yalan söylemiyordur.
Elinizi burnunuza ya da ağızınıza getiriyorsanız yalan söylüyorsunuzdur. Ya da kaşınızın üstünü kaşırsınız. Erkekler genelde burunlarıyla oynarlar.
Beden dili yalan söylemez. Mutlaka bir açık verirsiniz. Erkekler yalan söylüyorsa dudaklarıyla oynarlar, kadınlar makyajlarını temizleyip, kafalarını kaşırlar.






