Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yoganın yeni bir din akımı olduğunu açıklamasının ardından tartışmalar alevlendi. “Yoga sağlıklı yaşamak için bir öğreti mi, yoksa Hinduizm ve Budizm'den beslenen bir ibadet biçimi mi?” İlahiyatçılar yoganın İslam ile yan yana olamayacağını söylerken, yoga üstatları meditasyonun Müslümanlıkla çelişmeyeceğini öne sürüyor
Diyanet İşleri Başkanlığı endişelerinde haklı olabilir. Kendine taptıran gurular da var. Ancak bu yanlışlıklar sistemin reddini gerektirmez. Sistemin özüne baktığınızda, saçma uygulamalarını dikkate almadığınızda, tamamen bilge bir öğretiyle karşılarsınız. En ulvi düşünceler bile saptırılabilir. Benim düşünceme göre Hindistan'ın kutsal kitabı olan “Veda”lardaki bilgiler, başlangıçta isimsiz Peygamberin öğretisiydi. Çünkü, Kur'ân-ı Kerim açık ifadesine göre uyarıcının gitmediği hiç yer yoktur. Yoga Çetan birlik bilinci demektir ve bu bilinç bizim dinimizin özünde olan bir şeydir. Bilimsel araştırmalar gösteriyor ki, tasavvufumuzdaki ruhsal aşamalar Vedalardaki öğretilerden kaynaklanmaktadır. Benim uyguladığım ve öğrettiğim transandantal meditasyon İslam Dini ile çelişmiyor aksine inancı kuvvetlendiriyor. Öğrencilerime Mantralarımı verirken durumlarına göre Esma-ul- Hüsna'dan yani Allah'ın güzel 99 isminden veriyorum. Ben beş vakit namaz kılan biriyim. Burada gerek yazılı gerekse sözlü medyada sık sık dile getirdiğim bir gerçeği bir kez daha vurgulamak istiyorum: Yoga hiç bir şekilde ve hiçbir zaman namaza alternatif olamaz. Yoga Kuran'da geçen zikir kavramı için mütala edilmelidir. Yoga Sevgili Peygamberimizin, Kudsi hadislerinde bildirdiği gibi, “Kendini bilen Rabbini bilir” aşamasıdır. Bu aşama içimizdeki “Gerçek Ben”le bağ kurmayı amaçlamaktadır. Gönül Sultanımız Yunus bu aşamayı şöyle betimler: “Bir ben vardır bende, benden içeri…”
Nasıl ki amacından sapmış bazı tarikatlar bugün İslam dini ile uzlaşmayan bazı olumsuzluklar sergileyebiliyorlarsa bazı yoga hocaları da yogayı amacından saptırabilirler. Diyanet bu nedenle yogaya mesafeli durmuş olabilir. Diyanetin, eksikliklerini tamamlaması, Sevgili Peygamberimizin bize sunduğu dini sevgiyle öğretmesi lazım.
Yoga masum değil, birçok yerde bir dinin misyonerlik aracı olarak kullanılıyor. Yoga yapan zihninin boşaltıyor, eğer bunda muvaffak olabilirse -ki, oldukça zordur- yoga sonrasında hayata girince, olayların ve eşyanın izdihamı içinde bunalan insan ruhuna bir şey sunmuyor. Buna karşı Müslümanların namazı var. Namaza duran Müslüman'ın ellerini kaldırması iki önemli faaliyetin sembolü: 1. Allah'tan başka her ne varsa onları arkaya atıyor, zihnini ve kalbini onlardan (mâ-sivâdan) boşaltıyor. 2. Mümin gaflete düştüğü için farkında olamadığı "her yerde hazır ve nazır olan Allah" ile beraber oluyor, gaflet gidiyor, zikir şuuru geliyor. Yogada boşalma var, boşluk var; ama insan için güç, güven, huzur ve sevgi kaynağı olan Allah yok. Namazda hem mâsivadan boşalma, onun ağır yükünden kurtulma var, hem de tekrar normal dünya hayatına dönüldüğünde müminle beraber olacak, onu yalnız bırakmayacak, bunalımlarında, çaresizliklerinde huzur kaynağı olacak bir şuur var. Bizde namaz gibi bir imkan var iken, onun yerini tutması mümkün olmayan yogayı niçin tavsiye edelim?
Yoga Academy olarak Diyanet'e katılmadığımız nokta Orijinal Yoga Sistemi'nin yani gerçek Yoga'nın din olmamasıdır. Fakat Diyanet'in haklı olduğu çok önemli bir husus vardır ki, biz de ona katılıyoruz. Günümüzde birçok Hinduizm ve Budizm tarikatları batıya gelip Yoga adı altında misyonerlik yapmaktadır. Asıl amaçları dini inançlarını yaymak olan bu tarikatlar Yoga adı altında hareket ediyorlar. İnsanları Yoga yapmaya davet edip beyinlerini yıkıyorlar ve Hindu veya Budist yapıyorlar. Türklere Hindu isimleri veriyorlar ve Müslümanları Hindu yaptık diye reklam yapıyorlar. Sonra bu reklamı kullanarak zengin Hindulardan bağış toplayıp bu parayla Türkiye'de sözde yoga dernekleri açıyorlar. Yoga adı altında hareket eden Hinduizm tarikatlarının isimlerini de kendi internet sitemizde yazdık.
Yoga, biyoenerji, hipnoz, reiki tüm bunların herhangi bir din akımıyla alakası yok. Bir öğreti bir dinden etkilenebilir. İslam dininde akımlar yok mu, Aczimendiler, Nakşibendiler daha pek çok farklı akım var, onlar Müslüman değiller mi? Yoga bugün bilimsel olarak dünyanın her yerinde kanıtlanmış, insanın ruh, zihin ve beden sağlığını koruyan bir yöntemdir. Tansiyon hastasına en iyi tedavi yogadır. Bir şey bilimsel olarak ispatlanırsa evrenselleşir, dinlerden ve ülkelerden çıkar. Yogadaki hareketler insanı rahatlatıyor, hücreleri yeniliyor, gençleştiriyor. Ben Müslüman'ım ve her gün meditasyon yaparım. Bu ülkenin yüzde doksanı Müslüman ama insanların psikolojik sorunları var. Neden tam bir tevekkül ile Allah'a teslim olmuyorlar. Zamanın şartları bir takım yenilikler gerektirir ve bizler kendimize faydalı olan şeyi almalıyız. Zaten gerçek Müslüman herhangi bir akımdan etkilenip dinini değiştirmez. Tüm iddialar dar görüşlü olmaktan ya da bir garezden kaynaklanıyor. İnsanların doğal terapilere yönelip sağlığına kavuşmasını istemeyen yüzlerce ilaç şirketi var, bunu göz ardı etmemek gerekiyor.
Yoganın içerisinde yer alan felsefi yaklaşımlar temelde Hinduizm ve Budizm inancının anlayışlarını yansıtır. Meditasyon dediğimiz şey de doğu dinlerinin ibadet biçimidir. Yoga ile ilgili yüzlerce farklı ekol var. Bu ekollerin her birinin kendine göre meditasyon tekniği var. Ancak hepsinin birleştiği nokta Hinduizm ve Budizm inancının temel felsefeleridir. Örneğin namaz İslam'ın bir ibadeti, düşünün ki bir Yahudi şöyle diyecek: 'Namaz insanın kendi kendisiyle yüzleştiği, belirli bir takım kültür fizik hareketlerini yaptığı bir davranış biçimidir, ben hem namaz kılarım hem de kendi dinimi yaşarım. ' Böyle bir şey olmaz, ortaya sentetik farklı bir inanç çıkar. İslam kavramlarıyla, ibadet tarzlarıyla, Tanrı-evren anlayışıyla bir bütündür. Bir başka dini geleneğin felsefesiyle İslam'ı bir arada düşünemezsiniz. Ben yoga yapıyorum, Budist felsefeyi kendime yakın buluyorum diyebilirsiniz. Ancak farklı inanış biçimlerinin felsefesini İslam kültürü içerisine yamamaya çalışmak, İslam'ın özüne aykırı olmayan hatta İslam'ın gerektirdiği bir şeymiş gibi algılamak kesinlikle doğru bir şey değildir.






