Tiryakilerin kısmi özgürlüğü de nihayet buldu. Tiryakiler, sigaranın özellikle restoranlarda yasaklanmasıyla 'ister fakir ol, ister fukara, her yemekten sonra yak bir cigara' deyişinin keyfini çıkaramayacak. Yasak, tütün yasağının piri 4. Murat'ın ruhunu epeyce şad edecek.
IV. Murat; henüz çocuk denilecek yaşta ve imparatorluğun en karışık olduğu dönemde tahta geçtikten sonra ilk iş olarak annesi Kösem Mahpeyker Sultan'ın vesayetine son vermişti. Tabi ki karşısında pek içaçıcı bir tablo da yoktu. Halkın manevi bütünlüğü iyice bozulmuş; ordu ve halk tabanındaki şiddetli gevşeme imparatorluğun duraklama devrine girmesine sebep olmuştu. Bu durumun önüne geçmek gerekiyordu ama nasıl? IV. Murat bir dizi tedbir almadan önce Sakıp Çelebi, Arnavut Abdurrahman Efendi ve Güldeğmez Molla gibi halk içinde söz sahibi kişilerle Kubbealtı'nda 'Nur-u Alem' adıyla bir toplantı düzenledi… Bu toplantıda söz alan Osmanlı aydınları Padişah'a halktaki bu bozulmanın sebebinin içki, tütün ve afyona aşırı düşkünlük olduğunu iletince genç hükümdar, tez elden tedbirlere girişti.
Bu bozulmanın saraydan başlayıp halk tabanına yayıldığını gören padişah önce saraya el attı. Bilhassa haremde afyon ve tütüne bağımlılığın tehlikeli boyutlara vardığını gören IV. Murat 21.Temmuz 1633'te 'Huzur-u istiğfar' isimli fermanıyla haremin ve halkın tütün içmesini yasakladı ve afyona aşırı bağımlılığı yüzünden sık sık hastalanan annesi Kösem Sultan'ın tütün içmesinin önüne geçti… IV. Murat Halife-i Osmanî'deki meşhur sözüyle hafızalarımıza kazındı... “Valide eğer içersen seni bile atarım bu haremden” Kösem Sultan hayatı boyunca bu tiryakilikten kurtulamamıştı. Annesinin bu durumuna kesin çözüm bulmak isteyen hükümdar günümüzde Üsküdar semtinin Tabakçılar Mahallesi yakınında günümüzün tanımıyla ilk'Sigara Rehabilitasyon Merkezi'ni, Darüssüsıla'yı kurdu ve ilk hasta olarak da annesini tedaviye gönderdi.
Bugün sigaraya karşı oluşuyla bilinen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da benzer bir denetim faaliyetine girer mi bilinmez ama fermanın halk üzerindeki etkilerini görmek isteyen IV. Murat tebdil- i kıyafetle halk arasına karışmıştı. Yaptığı incelemelerde halkın yasaklara uymadığını görmüş, bunun üzerine yasağa uymayanları zor kullanarak Üsküdar'daki rehabilitasyon merkezine yollattırmıştı… IV. Murad'ın yasaklarının ağırlaşması üzerine halk tabanında Bac- ı Füruzan hareketi başladı… Tarihçiler bu hareketin üç yıl boyunca devam ettiğini, tamamen tütün ve afyon yasağı üzerine ortaya çıktığını kaydediyor… 7 Haziran 1637'de başlayan bu harekete esnaf da destek vermişti.
4.Murat, bir gün derviş kıyafetine bürünerek Üsküdar'a geçer. Üsküdar'da Miskinler Kahvehanesinde tütün içildiğini duyar. Orayı bulur, içeri girer. Kahveci ne bilsin, sıradan bir derviş sanır. Gelip; -Safa geldiniz! Dede sultan. Ne içersiniz? der.
Padişah;-Bir şey içmeyiz, hem sen padişahın tütünü yasakladığını bilmez misin? deyince, kahvecinin aklı başına gelir, ve Padişah'ın tebdili kıyafet gezdiğini hatırlar ama artık iş işten geçmiştir, tanımadığı bir adama neticesi idama varacak bir sırrı ifşa etmiştir. Büyük bir korku ve heyecan içinde kahveyi getirip sunduktan sonra sorar.
-Dede Sultan. İsm-i şerifiniz nedir?
Padişah-Murad. deyince zavallının benzi atar, eli ayağı titremeye başlar. Tıkana tıkana;
-Efendim! Sultan'lığınız da var mı? diye sorar.
Padişah;-Evet! der demez kahveci içeride keyif çatan tiryakilere seslenir:
-Ağalar! Buyurun, cenaze namazına! Ve hemen düşer bayılır.
Adamın bu hali padişahın hoşuna gittiği için hepsini affeder.
Halkın yasaklara uymamasına çok içerleyen IV. Murat bunun sebebini halkın meşguliyetsizliğine bağlamıştı…






