Türk ve dünya edebiyatının önde gelen pekçok yazarı unutulmaz eserlere imza attı. Büyük ilgi gören bu kitaplar yayıncılarını zengin ederken, eserleri kaleme alan isimlerin birçoğu ise yoksulluk içinde öldü.
Türk ve dünya edebiyatına kazandırdıkları şaheserlerle yazı dünyasının kilometre taşları olan bazı ünlülerin, son yıllarını yoksulluk içerisinde geçirdiklerini biliyor muydunuz? Yazdıkları eserlerle edebiyat dünyasına kalıcı etki bırakmasına rağmen maddi sıkıntılarla boğuşan yazarlar arasında Alexandre Dumas, Peyami Safa, Edgar Allan Poe, Ahmet Hamdi Tanpınar gibi saygın yazarlar da bulunuyor.
Üç Silahşorlar ve Monte Kristo Kontu gibi çok satan tarihi romanların yazarı Alexandre Dumas, yazı hayatı boyunca toplamı bin 200 cilt tutan roman, piyes ve tarih kitabı yazdı. Yaklaşık 5 milyon dolar eden servetine pek az meslektaşının erişebildiği söylenir. Ancak kadın ve içkiye düşkünlüğünün yanısıra lükse merakı hazin sonunu hazırladı. İstiklal Marşı'nın yazarı Mehmet Akif Ersoy ise İstiklal Marşı'nın milli marş olarak kabul edilmesi sebebiyle ödül olarak kendisine verilen 500 lirayı Dar'ül Mesai Vakfı'na bağışlamıştı. Safahat yazarının İstiklal Marşı'nı yazdığı dönemde sırtında paltosunun olmadığı söylenir.
Biyografilerinden derlenen bilgilere göre, Tom Sawyer'ın Maceraları ve Huckleberry Finn'in Maceraları isimli ünlü çocuk romanlarının yazarı Mark Twain, zengin olmak umuduyla işadamlığına soyundu ancak iflas etti. Bunun üzerine borçlarını ödemek için bütün dünyayı dolaşarak konferans verdi. Karısı bu tempoya dayanamayıp öldü.
Zengin bir ailenin çocuğu olarak doğan Lev Nikolayeviç Tolstoy, öğreniminin ardından köyü Yasnaya-Polyana'ya dönerek yoksul köylüler arasına katıldı. Rus köylüsünün yoksul, perişan durumu onu çok üzüyordu. Sahip olduğu toprakların hepsini dağıttı, kıymetli mallarını elden çıkarttı; eserlerinin telif haklarından vazgeçti. Yazar, son yıllarını moral çöküntüsü içinde geçirdi. Evini bırakıp yollara düştü. Astapovo tren istasyonunda öldüğünde geriye kalemi, romanları ve kendi diktiği elbisesi kaldı.
Türk Edebiyatı'na Huzur ve Saatleri Ayarlama Enstitüsü gibi eşsiz eserler kazandıran Ahmet Hamdi Tanpınar da son yıllarında hem sağlık hem de maddi sorunlarla boğuştu. 1962 yılında 61 yaşındayken kalp krizi sonucu aramızdan ayrılan Beş Şehir'in yazarı, yaşadığı sıkıntıları günlüğüne şu şekilde kaydetmiş: “Bugün karaciğer muayenesi için hastaneye gidiyorum. İçimde her şey alt üst. Bittabi hastalığımdan ziyade parasızlıkla meşgulüm. Cebimde yalnız bir lira var. Borç beni çıldırtacak”
Edgar Allan Poe, kumar ve içkiye düşkündü. İçecek bir şey bulamadığında saf ispirto içiyordu. Eserlerini karın tokluğuna satıyordu yine de 3 dolar olan ev kirasını ödeyemiyordu. Karısı Virginia gıdasızlıktan verem hastalığına yakalanıp öldü. Poe'nun cebinde cenazenin kaldırılmasına yetecek para yoktu. Meyhanede fenalaştıktan dört gün sonra 40 yaşında öldü. Son sözü, “Tanrım benim zavallı ruhuma yardım et” oldu.
Peyami Safa, 27 Mayıs darbesinden sonra sıkıntılı günler geçirdi. İlan bulamayınca Türk Düşüncesi dergisinin yayını durduruldu. Bir gün ev kirasını ödeyebilmek için telefonu satılığa çıkardı ve yayıncısı esnaftan telefon ücreti kadar para toplayarak Safa'ya teslim etti.






