Sofra kültürümüzün mimarı: Efendimiz

Yeni Şafak
Ülkü Menşure Solak
04:0017/04/2016, Pazar
G: 17/04/2016, Pazar
Yeni Şafak

Kutlu doğum haftası vesilesiyle sofra kültürü ve geleneğini düzenleyerek zengin ile fakiri, köle ile sahibini aynı sofraya oturtarak sınıflar arasındaki ayrımı kaldıran kutlu Nebi’yi mutfaklarımızda da hatırlayalım. Bu hafta Rasulullah’ın sevdiği sebze olan kabakla hazırlanan “Leben” isimli salatayı ve yine onunla anılan “Tirid” yemeğini sizlerle paylaşacağız.

Kutlu doğum haftasına bir kez daha erişmek nasip oldu. Bugün de, her gün olması gerektiği gibi Resulullah'tan feyz alma günüdür. Büyük bir öğretmen, bir önder olarak Resulullah yeme içmenin, insan hayatının en temel işi olduğunun bilincindeydi. Müslümanların hayatında, sofra kültürü ve geleneğini düzenleyerek, kölenin efendi ile, zenginin fakirle aynı sofrada oturmasını sağlayarak sınıflar arasındaki ayrımı kaldırdı. Sofralarda şatafat ve israftan kaçınmayı öğütleyerek hem ekonomik, hem de kültürel yarar sağlamayı amaçladı. Böylece kibri ve dolayısıyla şeytanı bir kez de sofrada yenmiş oldu. Bütün çağların mutlak önderi ve Mutlak Hakim olan Allah'ın en sevgili peygamberi, sadece İslam toplumunun değil, dünyanın örnek alması gereken köklü reformları ve eskimeyen öğütleriyle bugün hala bizimledir ve ebediyen önderimiz olmaya devam edecektir.





FAZLA YEMEKTEN KAÇINIRDI


Bebel gibi, tanır tanımaz bir çok Avrupalı yazarın bile reddedemediği yüksek yönetim kabiliyetini, baş konuğu olduğu sofralarda da sergilemiş olan Resulullah bize bu konuda ne öğretti? Kuran-ı Kerim'deki “Yiyiniz,içiniz, fakat israf etmeyiniz” ayetine binaen Resulullah daima sofrada paylaşmayı nasihat etmiştir. Sofradan ibadethaneye, her yerde cemaat Resulullah tarafından çok önemsenmiştir. Büyük bir insanlık örneği olarak Hz. Muhammed (s.a.v.), sofradaki cemaatin büyüklerine daima sağ tarafta yer verilmesini tavsiye etti. Yiyecek içecek servisinin de daima sağdan başlamasını nasihat etti. Eller yıkanıp, besmele ile oturulan sofralarda, Allah'ın verdiği nimetlerden aşırıya kaçmaksızın tüketilirdi. Resulullah sofralara yeşillikler bulundurulmasını ve sofraların imkan ölçüsünde süslenmesini de tavsiye etmiştir. Bu yazımızda, Resulullah'ın sevdiği kabağın kullanıldığı “Leben” adlı bir salata ile yine Rasulullah ile anılan tiridin tarifi ile tamamlayalım.



TiRiD yemeği nasıl yapılır




Yapılışı:

Kuzu etleri kendi suyunda kavrulup üzerine 2 bardak su eklenerek suyunu çekene kadar pişirilir. Soğan ince ince doğranır ve ete ilave edilerek kavrulur. Bir gece önceden ıslatılmış nohutlar ve baharat ete eklenerek kalan su üzerine konur. Kısık ateşte iyice pişirilir. Ocağın altı kapandıktan sonra bal ilave edilip karıştırılır. Pideler doğranarak yağ konulmuş tavada bir kaç kez çevrilir. Pideler tabağa yerleştirilir. Üzerine tiridin önce suyu ardından etleri konularak servise alınır.





Malzemeler:

*1 su bardağı ıslatılmış nohut


*1,5 kg kuzu kuşbaşı


*4 su bardağı su


*1 kuru soğan


*2 tatlı kaşığı çekilmiş kişniş, kimyon, karabiber, safran


*1 tatlı kaşığı tuz


*1 tatlı kaşığı bal


*4 adet pide


*1 yemek kaşığı tereyağı



Leben Salatası


Malzemeler:

*3 adet kabak veya salatalık


*1 su bardağı yoğurt


*1/2 çay kaşığı tuz


*1/4 çay kaşığı karabiber


*1/2 çay kaşığı kuru nane


*1 diş sarımsak


*1 çay kaşığı gül suyu



Yapılışı:


Bir kasenin içine yoğurt koyalım. Sarımsakları ezelim. Yoğurt ve sarımsağı iyice karıştıralım. Baharatları ekleyelim. Kabakları veya


salatalıkları ince dilimler halinde doğrayalım. Üzerilerine gül suyu gezdirelim ve bir tabağa yerleştirelim. Üzerine yoğurt ilave ederek süsleyelim. Ve servise alalım.


Not

: Bu tarifte dereotu, nane gibi yeşillikler de kullanılabilir.



#Kutlu doğum haftası
#Leben
#Tirid