
Cihannüma Derneği, İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı ve Dijital Hafıza Derneği iş birliğiyle hazırlanan “Suriye Raporu: Öngörüler, Teklifler ve Çözümler” başlıklı rapor, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen programla kamuoyuyla paylaşıldı.
Program, Cihannüma Teorik Soruşturmalar ve Öngörüler Dosyası Koordinatörü Prof. Dr. Abdulkadir Macit’in rapor hakkında genel bilgilendirmesiyle başladı.
Cihannüma Derneği Genel Başkanı Selim Cerrah, konuşmasında yaklaşık dört aylık bir çalışmanın sonuçlarını paylaştıklarını belirterek, İslam milletinin gerçek anlamda kurtuluşunun tevhid inancının vahdet şuurundan geçtiğini ifade etti.

Dijital Hafıza Derneği Başkanı İzzet Şahin, Suriye hafızasını tutmaya başladıklarında bunun aynı zamanda insanlık tarihi olduğunu gördüklerini belirterek, Kasiyun Dağı’nda medfun Habil ve Kabil’den günümüze aralıksız bir yaşam merkezi olduğunu tespit ettiklerini söyledi. Şahin, Suriye’de yeni bir dönemin başladığını belirterek, Arap Baharı’nın ardından yaşanan sürecin zorluklarına değinerek, geç de olsa baharın Suriye’ye geldiğini ve enkazlar arasından çıkan çiçeklerin umut ve sevinç kaynağı olduğunu ifade etti.
Yıldırım, sözlerinin devamında Türkiye, Suriye, Irak ve Filistin’in birlikte güçlü bir bölgesel yapı oluşturacağına dikkat çekerek, bu gücün halkın birlik ve beraberliğiyle ortaya çıkacağını ve adalet mücadelesinin ilk aşamasının kazanıldığını ifade etti.
FSMVÜ Rektörü Prof. Dr. Nevzat Şimşek, Suriye’nin 13 yılı aşkın süredir dünyanın vicdanını zorlayan ağır bir krizin merkezinde yer aldığını belirterek, milyonlarca insanın yerinden edildiğini, yüz binlerce kişinin yaşamını yitirdiğini ve gelecek nesillerin istikrar imkânlarından mahrum büyüdüğünü söyledi.
Suriye krizinin yalnızca bir insanlık trajedisi olarak görülemeyeceğini ifade eden Prof. Dr. Şimşek, bu krizin jeopolitik dengeleri etkileyen, sınır güvenliğini ilgilendiren ve uluslararası insani diplomasi kapasitesini zorlayan çok boyutlu bir kriz alanı olduğunu vurguladı.

İstanbul Valisi Davut Gül, Suriye’deki mücadelede Türkiye’nin tarihin doğru noktasında yer aldığını belirterek, devletin ve milletin bu konudaki duruşunun net olduğunu ifade etti.
Darul İfta Üyesi Dr. Enes Airout, 14 yıl önce Türkiye’ye sığınarak geldiklerini ve Türkiye’nin Suriyeliler için en güzel sığınak olduğunu belirterek, bugün ise kendi ülkelerine kendileri hükmederek geldiklerini söyledi. Suriyelilerin birçok problemle karşı karşıya olduğunu ifade eden Airout, kuvvetin sadece savaşta değil, barışta da galebe çalmak olduğunu vurguladı.
Geleceklerinin bütünleşmiş tek bir Suriye olduğunu belirten Airout, tüm terör örgütlerini reddettiklerini ve Suriye’nin hukuk devleti olarak adalet ve kanunla hükmedilen bir ülke olacağını ifade etti.
Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Nazif Yılmaz, Suriye’de yeni bir döneme girildiğini belirterek, 2022 ile 2025 yılı Şubat ayı arasında Suriye’deki eğitim öğretim faaliyetlerini koordine ettiklerini söyledi. Yaklaşık 400 bin öğrencinin bulunduğu okullarda eğitim koordinasyonu yaptıklarını belirten Yılmaz, 5 milyon adet kitabın basılıp dağıtıldığını ve mesleki eğitim alanında okullar açıldığını ifade etti.
Program, Diyanet İşleri Eski Bakanı Ali Erbaş’ın kapanış duasının ardından raporun açıklanması bölümüne geçilmesiyle devam etti.
FSMVÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zekeriya Kurşun moderatörlüğünde gerçekleştirilen Suriye Raporu sunumunda Prof. Dr. İsmail Şahin, Doç. Dr. Yaşar Kahraman, Doç. Dr. Bekir Gündoğmuş ve Dr. Mehmet Altıntaş söz alarak raporun içeriğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.







