Uzaya giden yolculuk

Şükran Çifci
00:0020/03/2011, Pazar
G: 19/03/2011, Cumartesi
Yeni Şafak
Uzaya giden yolculuk
Uzaya giden yolculuk

"Hayalini kurduğum tek şey uçağımla gökyüzünde uçmaktı. İlk kez uçtuğum anın heyecanı ve mutluluğu hala içimde. Her gün saatlerce gökyüzünde kalsam da bu anlatılmaz duygu hiç bitmiyor. Bu mutlulukla belki de kuş olmalıydım diyorum; ama 'O zaman uzaya kim uçacaktı?' deyip susuyorum. " Hayalleri uzaya kadar uzanan bu ünlü havacıyı tanıyabilecek misiniz?

Hayallerini gökyüzüne kuran bir çocuk bu hafta konuğumuz.

Onun tek istediği uçmak, bulutlar arasında, güneşle yan yana olmaktı.

Tüm bu hayalleri için elindeki uçağını hiç bırakmadan uçurdu. Ve bir gün büyüdü; hayalleri gerçek oldu, gökyüzüne çıktı, bulutların içine girdi, hatta dünyadan ayrılıp uzaya uçtu...

Hikâyenin gerisini ondan dinleyelim.

İyi okumalar…

9 Mart 1934 tarihinde Ukrayna'da dünyaya geldim. Annem ve babam bir çiftlikte işçiydiler ve biz dört kardeştik. Ben evin üçüncü çocuğuyum; ama en küçüğü gibi nazlanırdım ve isteklerim hep bir şekilde olurdu. Zaten çok da bir şey istemiyordum. Hayallerini kurduğum uçağımla beraber gökyüzünde uçmak… Oyuncak uçağımla oynarken etrafı biraz dağıtıyor olmam ablamı kızdırsa da o beni hep çok sevmişti. Diğer kardeşlerimle de aram oldukça iyiydi. Annem, babam ve kardeşlerimle mutlu sayılacak bir ailemiz vardı. Ta ki II. Dünya Savaşı'na kadar… Bu savaşta bizim gibi milyonlarca ailece çok kötü günler yaşadı, hatta çoğu dağılmıştı. Ve bir gün biz de dağıldık. İki ağabeyimi Almanya'ya götürdüler, yıllar sonra savaş bitene kadar da onları görmedim. Bazı geceler annemin onlar için ağladığını duyardım ve ben de ağlardım. Hiç de iyi hatırlamadığım günler bu yıl boyunca birbirini kovaladı. Derken okula başladım. Savaşın kötü etkisini biraz da olsa buradaki çocuklarla oynadığımız oyunlarla atıyorduk. Hatta bazen yaramaz oyunlarımızla eğlenmeyi bile beceriyorduk. Tabii bu durumdan öğretmenler çok şikayetçi oluyordu. İçlerinde öyle bir öğretmen var ki o bana kızsa da dövse de ona asla kızamam; onu çok seviyorum, hatta bazen kıskanıyorum bile. Çünkü savaş için orduya alındı ve Hava Kuvvetlerinde asker oldu. Uçma tutkum bunu öğrendiğim gün her zamankinden çok daha fazla arttı ve içimdeki ses 'bir gün sen de öğretmenin gibi gökyüzünde olacaksın' dedi.

Birkaç yıl sonra biraz daha büyüdüğüm için bir dökümhanede çalışmaya başladım. İş oldukça zordu, ama çıraklar İçin her zaman işten kaytarmanın bir yolu vardı. Neyse ki zeki çıkışlarım ustamı etkiliyordu da kendimi bu kaytarmalardan dolayı affettirebiliyordum. Çıraklık günleri de mutlu bir sonla bitti, çünkü Saratov'da bulunan yüksek teknik okuluna seçildim ve böylece hayatımın en önemli adımını burada "Hava Kulübü"ne girerek attım. Bu adım beni sonraki yıllarda pilot okuluna götürecek, savaş uçağı eğitimine başlayacaktım. İşte hayallerim artık yavaş yavaş gerçek olmaya başlamıştı.

İlk kez uçtuğum anın heyecanı ve mutluluğu hala içimde. Her gün saatlerce gökyüzünde kalsam da bu anlatılmaz duygu hiç bitmiyor. Bu mutlulukla belki de kuş olmalıydım diyorum; ama 'O zaman uzaya kim uçacaktı?' deyip susuyorum.

Tanrı da böyle istemiş olacak ki yetişkin biri olmama rağmen boyum hala 1.57 idi, bu durum kokpitleri için büyük bir avantaj. Teşekkürler Tanrı'm…


Uzaya ilk ayak basan kişi, Yuri Gagarin

Hayallerine gittikçe yaklaşan Yuri Gagarin 1961'de 4,7 ton ağırlığında Vostok adlı uzay aracı ile uzaya çıkan ilk insan oldu.

1960 yılına gelindiğinde, çok kapsamlı araştırma ve elemelerin ardından Gagarin, 19 kozmonotla birlikte Sovyet uzay programına seçildi. Seçilen kozmonotların fiziksel ve ruhsal dayanıklılıklarını ölçmek için yapılan sayısız zorlu testin ardında, bu testlerde çok büyük bir başarı gösteren iki kozmonot, Yuri Gagarin ve Gherman Titov, programa girmeye hak kazandılar. Uzaya gönderilmek için Yuri Gagarin seçildi.12 Nisan 1961 tarihinde Gagarin, Vostok 3KA-2 adlı uzay aracıyla ilk uzay seyahatini gerçekleştirdi. Gagarinin bu uçuştaki kod adı Kedr'dı. Uçuş esnasında Sovyet yetkilileri Gagarin'in rütbesini yüzbaşılıktan binbaşılığa yükselttiler. Uçuşun başarıyla tamamlanmasının ardından Gagarin, Sovyet başarısını bütün dünyaya anlatmak için, İngiltere, İtalya, Almanya, Kanada, Japonya gibi ülkeleri kapsayan geniş çaplı bir geziye katıldı. Gagarin ülkesine döndükten sonra da yedi yıl boyunca yeniden kullanılabilir bir uzay aracı geliştirmek ile ilgili çalışmalar yürüttü.

Gagarin, 27 Mart 1968 tarihinde, rutin bir eğitim uçuşunda Kirzhach yakınlarına düşen uçakta hayatını kaybetti. Kazanın sebebi hiçbir zaman tam olarak öğrenilememesine rağmen, araştırmalar uçağın, bir Su-11 uçağının yarattığı türbülans yüzünden düşmüş olabileceğini gösterdi.


Ali Baba'nın Çiftliği

Mekan: Barış Manço Kültür Merkezi Gişe Tel: 0 (216) 418 16 46 Ücret: 15 TL Tarih:

20 Mart 2011, Pazar; Saat: 13:00

27 Mart 2011, Pazar; Saat: 13:00

Uyarı: Son anda olabilecek değişiklikler için, etkinliğe katılmadan önce telefonla bilgi alınız. Açıklama: Hayvanlara iyi davranan, onlara çok iyi bakan Ali Baba'nın Çiftliği zalim baron tarafından ele geçirilmek istenmektedir. Evlerinden ayrılıp yolları Adalet Ormanın'da kesişen ve Bremen Mızıkacılarından da tanıdığımız kahramanlarımız Köpek Bastır, Eşek Fret, Kedi Guendillın ve Horoz Tortolini ise Arı Maya'nın liderliğinde Ali Baba'nın Çiftliğini barondan kurtarmak için bir maceraya atılırlar.


Benim Masal Kitabım

Tarih: 26 Mart 2011, Cumartesi:11:00

İstanbul Oyuncak Müzesi

www.istanbuloyuncakmuzesi.com

Uzman eğitimciler ile 4-8 yaş arası çocuklar için düzenlenen atölye çalışmasında Faber-Castell ürünleriyle eğlenirken el becerilerini de geliştirecek olan çocuklar, atölye çalışması öncesinde müzeyi gezerek, mekânın masalsı dünyasıyla tanışacaklar.Sonrasında atölyelerde kendi masal kitaplarını boyayacaklar.