Ramazan özel sayfa
  • İFTARA KALAN SÜRE 00:00:00
Hayat Yüzüncü yıl filmimiz olacak mı?

Yüzüncü yıl filmimiz olacak mı?

Cumhuriyetimizin 100. yıl dönümüne iki yıl kaldı. Peki, bu mühim dönüm noktası için sinemanın gücü kullanılacak mı? Yüksek prodüksiyonlu bir filmin yapım süreci en az iki yıl sürüyor. 2021 Nisan ayındayız. Dijital mecralarda gösterilecek sinema filmleri için ivedi adım atılması gerekiyor.

Abdulhamit Güler Yeni Şafak
​Yüzüncü yıl filmimiz olacak mı?
Fotoğraf: Arşiv

Sinemanın etkili kitle iletişim aracı olma işlevi herkesin malumu. Bunun en önemli göstergesi Hollywood. Amerikan sinema endistrisini bir numara yapan ise dağıtım ağını (sinema salonlarının ve gösterim gücünün) elinde bulundurması. Dijital mecraların varlığını pekiştirdiği son dönemdeyse dağıtım ağı meselesi güncellendi. Artık Hollywood’un dev firmaları da filmleri önce dijital mecrada gösterime sokuyor. Ve bu alanda da güç yine Hollywood’un elinde...

  • Hollywood’un başı çektiği sinema endistrisi insanların eğlence ihtiyacını gidermenin çok ötesinde kanaat çerçevelerini belirleme ve algıları yönetme gibi bir işlevi de söz konusu. Hal böyle olunca kim en çok kişiye ulaşan ve ses getiren yapımı hayata geçirirse onun ‘borusu ötüyor’.

HOLLYWOOD İLE YARIŞMAYALIM AMA...

Bu bağlamda Hollywood film endistrisi ile yarışmak mümkün değil. Zira 200-400 milyon dolar arasında bütçelerle çekilen filmlerin hasılatları da 300 milyon dolarla 2 milyar dolar arasında değişiyor. Ülkemizde bugüne kadar çekilmiş en pahalı filmin 24 milyon TL olduğunu düşünürsek, rekabetin mümkün olmadığı kendini gösterir. Ancak özel dönemler için dünyada ses getirecek yapımları hayata geçirmek, ABD dışındaki ülkelerin sinemanın gücünü kullanabilme noktasında mümkün görünen seçeneklerden. Mesela Libya’nın milli kahramanı Ömer Muhtar’ı son yarım asırda insanlar Çöl Aslanı: Ömer Muhtar filminden biliyor. Ülkemizde de çok izlenen ve belli dönemlerde televizyonlarda yayınlanan filmin yapımcısı Libya’nın eski lideri Muammer Kaddafi. Hikayeyi bilirsiniz... Mustafa Akkad’ın Çağrı filmini önce Suudiler destekliyor. Filmle alakalı olumsuz dedikodular sonrası destek çekiliyor. Fas’taki set ortada kalıyor. Kaddafi, Akkad’ı ülkesine çağırıyor ve filmi tamamlamasına destek oluyor. Şart olarak da Ömer Muhtar ile alakalı film çekilmesini öne sürüyor.

  • Türkiye’de bugüne kadar böyle bir yapım hayata geçti mi? Elbette hayır. Peki, Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yılına yaklaştığımız şu dönemde böyle bir film neden yapılmaz? Dile kolay, yüzüncü kuruluş yıl dönümü... Sinema gibi etkili bir araç ile Cumhuriyet hassasiyeti ve Türkiye’nin tezleri bütün dünyaya anlatılmamalı mı?

YAHUDİ SOYKIRIMI FİLMLERİ

Bundan 10 yıl öncesine kadar toplumların kanaatlerini belirleyen araçların başında sinema geliyordu (sosyal medya ve internet mecraları durumu biraz değiştirdi). İkinci Dünya Savaşı ve Hitler’in Yahudileri katletmesi meselesini bütün dünya nereden öğrendi? Hala her yıl Yahudi Soykırımı ile alakalı filmler yapılarak yaşananlar farklı açılardan insanlara anlatılmaya devam ediliyor.

  • Yakın dönemde ülkemizde ve ülkemiz ile alakalı yapımlar da benzer şekilde dünya kamuoyunun bizim hakkımızdaki kanaatini etkilemiyor mu? Netflix’in Ottoman dizisi, geçtiğimiz yıl gösterildikten sonra Anadolu dışındaki toplumların ‘fetih’ ile alakalı kanaati ne yöne döndü? Elbette milyonlarca kişiye yüksek bütçeli bir belgeselle sunum yapan Netflix tezlerinin istikametine döndü...

Benzer şekilde, ülkemizde yapılan Muhteşem Yüzyıl dizisi çok tartışıldı. Bir nesil Kanuni Sultan Süleyman’ı ve döneminde yaşananları bu dizide anlatıldığı şekilde kabul etmedi mi? TRT’nin Diriliş Ertuğrul dizisi Osmanlı’nın kuruluş sürecini, Payitaht Abdülhamid dizisi de Osmanlı’nın son dönemini belli bir bakış açısı ile geniş kitlelere sunmadı mı? Türk dizilerinin dünyada ciddi kitlesinin olması da Osmanlı algısını ve bügunkü Türkiye kanaatini etkilemedi mi?

Hal böyleyken... Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. kuruluş yıl dönümü için dünya çapında ses getirecek filmler, diziler yapılması elzem görünmüyor mu?

2023 İÇİN NELER YAPILMALI?

  • Yüksek prodüksiyonlu bir filmin yapım süreci en az iki yıl sürüyor. 2021 Nisan ayındayız. 2023 Ekim ayına kadar önümüzde iki yıldan biraz fazla zaman var. Dünya dağıtım ağına sokulacak, dijital mecralarda gösterilecek en az beş sinema filminin yapılması için ivedi adım atılması gerekiyor. Belki Hollywood yıldızlarının rol alacağı, dünya sinema endistrisinin tecrübesinden faydalanılacak en az 50’şer milyon dolar bütçesi olan beş filmin yapılması için devletin öncülüğünde harekete geçilmesi gerekiyor.

DİZİLER DE İHMAL EDİLMEMELİ

Sinema filmi yetmez. Özellikle genç kesim dizilerle dünyayı takip ediyor. Yüzüncü yılımız için dijital mecraları hedefleyen en az 5 dizi yapılması gerekiyor. Ülkemizdeki dijital mecralar harekete geçmeli elbet. Fekat esas önemli olan Netflix, HBO, Amazon Prime gibi mecralarda yapılması sağlanacak dizilerdir. Bunların bütçeleri de elbette toplamda milyar dolarlar demek olacak.

  • Bunlarla da yetinilmemeli... Sinemanın her alanının gücünden faydalanılmalı. Elbette Türkiye televizyonları için mini diziler, televizyon filmleri, belgeseller yapılacak. Bunlar herkesin aklına gelecek ve zaten her önemli mesele ile alakalı yapılan şeyler. Ancak yüzüncü yıl için hiç görmediğimiz bir yapım atağına geçilmeli. Dünya festivallerini hedefleyecek en az 10 adet sinema filmi yapılmalı. Sundance, Cannes, Venedik, Berlin başta olmak üzere büyük festivaller, dünya kamuoyunun kanaatini etkileyen eserlerin boy gösterdiği yerlerdir. Bu festivallerde perdeye çıkabilecek sanat yönü ağır basan yapımlar hayata geçirilmeli.

Ayrıca şimdiden duyurusu yapılıp uluslararası etkisi yüksek olacak kısa film etkinlikleri düzenlenmeli. Festivaller yapılmalı.

FİNANS HAVUZU OLUŞTURULMALI

Bütün bu çalışmalar için elbette bir finans havuzu oluşturulmalı. Sadece Türkiye değil, Türkî cumhuriyetler ve Körfez sermayesi de meseleye dahil edilmeli. Türkiye Cumhuriyeti kurumlarının, özel sermayenin bir plan dahilinde elini taşın altına koyması sağlanmalı. Bütün uluslararası yapımlarda olduğu gibi ‘ortak yapım’ modeliyle, hayata geçirilecek projeler için Avrupa, Asya ve Orta Doğu’dan ortak yapımcılar bulunmalı. Böylelikle yapımların gösterim alanları da genişletilmeli.

  • Sinemacı olduğum için bu meseleyi fazla önemsediğimi düşünebilirsiniz. Ancak 126 yaşındaki sinemaya hem endüstriyel, hem de sanat veçhesinden bakınca ne denli önemli bir meseleden bahsettiğimiz anlaşılabilir sanırım. Çok geç olmadan harekete geçilmeli.
Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.