Koronavirüs Dünya Sağlık Örgütü uyardı Şu anda hala çok düşük kalitede kanıt sunuyor

Dünya Sağlık Örgütü uyardı: Şu anda hala çok düşük kalitede kanıt sunuyor

DSÖ, koronavirüste plazma tedavisi konusunda ihtiyatlı davranılması çağrısında bulundu. Bilim insanı doktor Swaminathan, düzenlediği basın toplantısında, ABD Gıda ve İlaç Dairesinin plazma tedavisinin "acil kullanımına" onay vermesine ilişkin değerlendirmede bulundu.

Abone Ol Google News
Haber Merkezi AA
Dünya Sağlık Örgütü uyardı: Şu anda hala çok düşük kalitede kanıt sunuyor
Foto: Arşiv.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), yeni tip koronavirüsü (Kovid-19) atlatan kişilerden alınan plazma tedavisi konusunda ihtiyatlı davranılmasını istedi.

  • Swaminathan, Kovid-19 ile mücadelede plazma tedavisinin neticelerinin kesinleşmiş olmadığına işaret ederek, tedavi için "Şu anda hala çok düşük kalitede kanıt sunuyor" ifadesini kullandı.

DSÖ'nün plazma tedavisini hala deneysel kabul ettiğini dile getiren Swaminathan, "Elbette ülkeler, faydaları risklerinden fazla olduğunu hissettiklerinde acil durum listesi yapabilirler ancak bu genellikle daha kesin kanıt beklediğinizde yapılır" diye konuştu.

Oxford Üniversitesinden Martin Landray de plazma tedavisinin "büyük ümit" vadettiğini ancak halihazırda işe yaradığına dair kanıt bulunmadığını söyledi. Landray, "Teori ve kanıtlanmış fayda arasında büyük bir uçurum var" değerlendirmesini yaptı.

Koronavirüs için hem ilaç üreten hem aşı geliştiren tek tesis ilk kez görüntülendi
FOTOĞRAF 14
Title
Koronavirüs tedavisinde Sağlık Bakanlığı’nın tedavi protokolünde yer alan ilaçların tamamının üretimi ve yeni geliştirilen, birkaç aya kadar da insan denemelerine başlanacak olan aşı çalışmaları, Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi’nde yer alan 140 bin metrekare alanda kurulu yarım asırlık Koçak Farma tesislerinde yapılıyor.
Title
Koçak Farma Genel Müdürü ve CEOsu İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Hakan Koçak, tesisin Kovid tedavisinde kullanılan tüm ilaçların üretimi ve aşı çalışmasının aynı çatı altında yapıldığı tek merkez olma özelliği taşıdığını söyleyerek “Firmamızda Kovid 19 tedavisi ile ilgili hem birçok ilacı üretiyor, hem de aşı çalışmaları yürütüyoruz. Hidroksiklorokin (sıtma ilacı) favipiravir (antiviral ilaç) enoksaparin ve dipiridamol (pıhtı önleyici ve kan sulandırıcı ilaçlar), deksametazon (kortizon), azitromisin (antibiyotik) gibi Kovid tedavi protokolünde yer alan ilaçların hepsini üretiyoruz ve aynı zamanda hastaların destek tedavisinde önemli bir yeri olan serumları da Ayazağa’daki tesislerimizde tam kapasiteyle üretmeye devam ediyoruz. Kısaca Kovid 19 ile mücadelede ülkemize yerli ve milli üretimle tam destek vermeye çalışıyoruz” dedi.
Title
“YÜKSEK GÜVENLİKLİ LABORATUVARDA ÜRETİM DE YAPABİLECEĞİZ” Aşı ile ilgili ar-ge çalışmalarını da tamamladıklarını vurgulayan Dr. Koçak, şu bilgileri verdi: “Bu aşı projesi tamamen firmamızın bir projesi. Firmamız zaten aşı üretiminde yıllardır deneyimi olan bir firma. Virüs aşıları konusunda oldukça uzun yıllardır deneyimimiz var. Bu çalışmamızı yürüten bilim insanları da kendi bünyemizde yer alan alanında oldukça yetkin kişiler. Biz Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onaylı ar-ge merkeziyiz. Burada yaklaşık 100 bilim insanı çalışıyor ve bunların bir kısmı da bu Kovid aşısı projesini yürütüyor. Aşı çalışmalarımızı yürüttüğümüz BSL 3 yani yüksek biyogüvenlik seviyesi olan laboratuvarımızda aşı üretim alanımız da mevcut. Burada yapılan aşı çalışmaları sonuçlandığında, üretimini de yine kendi bünyemizde, kendi tesislerimizde yapacağız. Türkiyede hem laboratuvar hem de yüksek biyogüvenlik düzeyinde aşı üretim imkanı olan tek merkeziz.”
Title
“ÜÇ AY İÇİNDE İNSAN DENEMELERİ BAŞLIYOR” Kovid aşısında hayvan deneyleri aşamasına başladıklarını anlatan Dr. Koçak, 3 ay içerisinde insan denemelerine de başlayacaklarını açıklayarak “Yaklaşık 3 ay içerisinde hayvan deneylerini, yani preklinik çalışmaları bitirip insanlardaki faz çalışmalarına geçmeyi planlıyoruz. Bu faz çalışmaları da yaklaşık 6 ay sürecek. Sonuçlar olumlu olursa 2021’in ortalarında bizim aşımız da kullanım için hazır olacak. Hayvan çalışmalarında aşı hem deney hayvanlarına değişik dozlarda uygulanıyor, hem de hayvanlarda bağışıklık cevabı oluşturuyor mu, herhangi bir yan etki oluşuyor mu; bunlara bakıyoruz.
Title
Şu ana kadar yaptığımız çalışmalar gayet iyi sonuçlar verdi. Bağışıklık yanıtı uygun düzeyde oldu, yan etki de gözlemlemedik. Ama asıl bağışıklık yanıtını insanlarda yapılacak olan faz çalışmalarında göreceğiz. Dünyada yürütülen diğer aşı çalışmalarında da ne kadar süreliğine bağışıklık oluşturacağına dair henüz net bir sonuç yok. Ama aşılar insanlara uygulandıktan sonra takip edilecek ve 6 aylık, 1 yıllık, 2 yıllık periyotlarda antikor düzeyleri saptanarak ne kadar süreyle devam ettiği ortaya çıkacak” dedi.
Title
“6 MİLYON DOZLUK AŞI ÜRETİM KAPASİTEMİZİ DAHA DA ARTIRABİLİRİZ” Şayet çalışmalardan başarılı sonuçlar alınırsa aylık yaklaşık 6 milyon doz aşı üretim kapasiteleri olduğuna değinen Dr. Hakan Koçak, ihtiyaca göre bu kapasitenin daha da artırılabileceğine işaret etti ve şöyle devam etti: “Çalışmalarımız istediğimiz gibi olumlu bir şekilde sonuçlanırsa, aşı üretim çalışmalarına daha önceden de başlayıp belli bir stok da yapabiliriz. Yani ülkemizde aşının üretimi açısından bir sıkıntımız yok. Türkiyede şu anda Sanayi Bakanlığı tarafından onaylanan 7 tane aşı çalışması yürütülüyor. Hepsi değişik aşamalarda şu anda...
Title
Henüz insanlar üzerinde denenmeye başlanmadı. Pandeminin başından bu yana geçen süre içerisinde hastalığın tedavisi ile ilgili protokoller oturdu. Bu arada da Kovid tedavisinde kullanılan birçok ilacın yerli üretimi yapıldı. Şu anda Türkiyede Kovid tedavisinde kullanılan bütün ilaçları yerli olarak üretme kapasitesine sahibiz. Bu pandemide de gördük ki ülkeler ilaç ya da aşıları önce kendi insanlarına temin etmeye çalışıyor. Bu nedenle de ülkemizdeki yerli üretimler kritik önem taşıyor.”
Title
ANA LABORATUVARDAKİ REAKTÖR ENDÜSTRİYEL ÜRETİMİ DE SAĞLAYACAK Koçak Farma yerli Kovid aşısı bilim ekibinde yer alan Veteriner Hekim ve Viroloji Uzmanı Dr. Engin Alp Önen ise aşı çalışmasında kullandıkları virüsü Sağlık Bakanlığı’ndan temin ederek aşı geliştirme çalışmalarına başladıklarını anlatarak, “Sağlık Bakanlığı’ndan aldığımız karakterize edilmiş virüs suşunu, hücre hatlarını enfekte virüs bankalarında tutuyoruz ve bunları eksi 86 derecedeki özel dolaplarımızda saklıyoruz. Ana hücre bankasından başlayarak çalışma hücre bankaları ve daha sonra bir serinin üretimine doğru yola çıkıyoruz. Laboratuvardan son ürüne kadar devam eden bütün süreçler bu şekilde başlıyor” dedi.
Title
Aşı denemeleri için temin edilen virüsün farklı proseslerle önce birkaç litre hacme ulaştırıldığını belirten Dr. Önen, şöyle devam etti: “Ana laboratuvarımızdaki reaktörde başlangıç üretimini daha büyük çapta, endüstriyel boyuta getirme imkanımız oluyor. Yani 100-200 bin doz aşı üretebilmek için daha yüksek hacimlere çıkılması gerekiyor. Üretilecek olan aşı dozuna göre başlangıçtaki 500 mililitrelik ya da birkaç litrelik hacimler, 20-25, gerekirse 250 litreye kadar yükseltiliyor ve laboratuvar hacminin dışında endüstriyel boyutta üretim yapılmasını sağlıyor. Bu sayede de yüzbinlerce, hatta milyonlarca doz aşı üretimi mümkün oluyor.”
Title
“60 FAREYE DEĞİŞİK DOZLARDA UYGULADIK” Kullanılan deney hayvanlarının özelliklerini de anlatan Dr. Önen, “BALBC ırkı deney hayvanları kullanıyoruz bu çalışmada. Bunlar daha önce kayıtlı ve ruhsatlı bir laboratuvardan temin ediliyor ve burada çoğaltabiliyoruz. Güvenlik ve etkinlik çalışmalarında kullanılıyor bu fareler. Biz şu anda preklinik aşamadayız, hayvan deneylerini tamamlamak üzereyiz. 10’lu gruplardan oluşan toplamda 60 deney faremiz var. Her gruba farklı dozlarda aşıyı çift toz halinde, yani Rapel aşılama dediğimiz pekiştirme dozu ile uyguluyoruz...
Title
İkinci aşılamadan 14 gün sonra, hayvanı canlı virüsle enfekte ederek hastalığa geliştirdiği bağışıklık yanıtını çeşitli testlerle izlemeye çalışılıyoruz. Buna göre de aşının ilk aşamadaki güvenliği ve etkinliği değerlendirilmiş olunuyor. Bundan sonraki aşamalarda ise daha büyük hayvanlarda yani primatlarda, maymunlarda denemeler yapılıyor. Sonra da insan çalışmalarına geçiliyor. Çalışmanın bu aşamasında fare kullanılmasının amacı, bu hayvanların Kovid 19 çalışmaya en elverişli tür olması. Çünkü onlarda da bizdeki gibi ACE 2 reseptörü var ve aynı insandaki gibi Kovid onlarda da pnomoniye yol açıyor” diye konuştu.
Title
ETKİNLİĞİ DAHA YÜKSEK BİR AŞI TÜRÜ Aşı çalışmalarında 2-3 ay içerisinde hayvan deneylerini bitirip gönüllü insan denemelerine geçmeyi planladıklarını anlatan Dr. Önen sözlerini şöyle noktaladı: “Ondan sonra da 6 ay boyunca insan çalışması sürecek. Çalışmanın bu aşaması sonuçlandığında ise aşının belli dozlardaki etkinliğini gözlemlemiş olacağız. Böylece ona göre aşının formülasyonu üzerinde çalışacağız ve üretebileceğiz. Biz inaktif aşı teknolojisini kullanmayı tercih ettik. Çünkü bu teknoloji asırlardır var olan, kolay uygulanabilir ve milyonlarca doz üretim yapmaya imkan tanıyan bir yöntem...
Title
İnaktif aşılar aynı zamanda virüsün tamamı inaktif edilerek kullanıldığı için, daha fazla antijenik yapı içeriyor. Bu da aşının etkinliğini yükseltiyor. İnaktif yani zayıflatılmış virüsle yapılan canlı aşılar, yüzyıllardır üretilen ve kullanılan, üzerinde derin bir tecrübenin elde edildiği aşılar. Yeterli bağışıklığı oluşturduğu ve yeterince de güvenli olduğu günümüze kadar biliniyor. Biz de bu nedenle Kovid’e karşı bu yöntemle aşı geliştirme kararı alarak yola çıktık.”
Title
Kovid 19 için hem ilaç üreten hem aşı geliştiren tek tesisi ilk kez DHA görüntüledi
Koronavirüs için hem ilaç üreten hem aşı geliştiren tek tesis ilk kez görüntülendi
Kovid 19 tedavisinde kullanılan tüm ilaçların üretimi ve aşı çalışmasının tek çatı altında toplandığı Türkiye'deki tek tesis, ilk kez görüntülendi. Aşının geliştirildiği yüksek biyogüvenlikli BSL 3 laboratuvarında yüz binlerce doz aşının üretimi de sağlanabilecek. Tesis, bu özelliğiyle de ülkemizde tek olma özelliği taşıyor.

Bin hastanın katılımıyla araştırma yapılması gerekiyor

İngiltere'de plazma tedavisi konusunda çalışma yürüten ekipte yer alan Landray, bu konuda bir yanıt alınabilmesi için birkaç bin hastanın katılımıyla araştırma yapılması gerektiğini sözlerine ekledi.

  • Leeds Üniversitesinden Stephen Griffin, bağışıklık sisteminin Kovid-19'a nasıl tepki verdiğine ilişkin hala hatırı sayılır derecede belirsizliğin mevcut olduğunu, bu durumun potansiyel plazma tedavisini zorlaştırdığını kaydetti.

Griffin, "Öyle görünüyor ki hidroksiklorokinden ders çıkarılmamış" ifadesini kullandı.

Ülkelerin aşı yarışında kazanan Rusya mı oldu?
OYNAT 00:00
Ülkelerin aşı yarışında kazanan Rusya mı oldu?
Her gün yeni bir gelişmenin yaşandığı koronavirüre dair en merak edilen konu aşı. Virüsün tek şifası olarak görülen aşı için ülkeler hummalı bir çalışma içinde. Rusya ise deyim yerindeyse saman altından su yürüterek aşı çalışmalarının tamamlandığını açıkladı. Rusya Devlet Başkanı Putin, koronavirüse karşı geliştirilen ilk aşının tescil edildiğini duyurdu. Böylece koronavirüs aşısını tescil eden ilk ülke oldu. Peki, gerçekten de ülkelerin aşı yarışının ilk kazananı Rusya mı oldu?

Ne olmuştu?

ABD Başkanı Donald Trump, Amerikan Gıda ve İlaç Dairesinin (FDA) plazma tedavisiyle ilgili kararını dönüm noktası olarak nitelendirmişti. FDA, aylar sonra geri çekmeden önce hidroksiklorokinin acil kullanımına da onay vermişti.

DSÖ, Kovid-19'a yakalananların tedavilerinde kullanılan "hidroksiklorokin" ve "lopinavir/ritonavir" bileşimi ilaçların denemelerinin "ölüm oranlarını düşürmede başarısız kaldığı" gerekçesiyle durdurulduğunu açıklamıştı.

İngilere'deki araştırmada yeni bulgu: Bazı yüksek tansiyon ilaçlarının koronavirüs etkilerini hafiflettiği belirlendi
HAYAT
İngilere'deki araştırmada yeni bulgu: Bazı yüksek tansiyon ilaçlarının koronavirüs etkilerini hafiflettiği belirlendi

Dünya genelinde ağır koronavirüs bilançosu: Can kaybı 817 bin 33’e yükseldi
KORONAVİRÜS
Dünya genelinde ağır koronavirüs bilançosu: Can kaybı 817 bin 33’e yükseldi

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.