Hâlide Edib Adıvar
01:00, 10/01/2000, PazartesiG: Güncelleme: 17:17, 31/12/2013, Salı
Yeni Şafak
Hâlide Edib Adıvar
Halide Edib Adıvar, sadece bir romancı ve edebiyatçı değil, ondan daha mühim olarak idealist bir Türk kadınıdır, bir aksiyonerdir.
'Gerçek bir vatansever'
Evvelâ bir terbiyeci olduğunu zikretmek icabeder... Mektepçilik ve eğitim konularında devamlı yazılar yazmış, fiilen de okullarda organizatörlük ve hocalık etmiştir. Kız öğretmen okulunda (Darûlmuallimât) pedagoji okutmuş, vakıf okullarında müfettişlikte bulunmuş, 1916'da Suriye ve Lübnan'daki mekteplerin tertip ve tanzimiyle uğraşmıştır.
Halide Edib ayni zamanda bir edebiyat ve Türk tarihi profesörüdür. 1918-1919'da üniversitede batı edebiyatı dersi, Amerika'da Colombia Üniversitesi'nde (1931'de) Türk tarihi dersi, 1939-1950 arasında da İstanbul Üniversitesi'nde İngiliz edebiyatı derslerini okutmuştur. "Teâlî-i Nisvan" cemiyetini kurarak ve çeşitli kurslar açarak Türk kadınının yetişmesi için fiilen çalışmıştır.
1912 yılından itibaren de hastanelerde savaş yaralılarına bakarak hastabakıcılık yapmıştır.
Millî mücadelede diliyle, kalemiyle, hitabetiyle, ayrıca gizli kuruluşlarda çalışarak fiilen büyük hizmetlerde bulunmuştur. İstanbul'un işgali üzerine eşi Dr. Adnan Adıvar ile birlikte Anadoluya geçmiş, Ankara'da siyasi yazıların tercümesini yaparak, ordu içinde bizzat faâliyet göstererek, zaman zaman da Ankara hükümetinin yayın organı olan Hakimiyeti Milliye gazetesinde çalışarak, büyük bir vatanperver olduğunu ispat etmiştir. Ordu içindeki hizmetleri sonunda kendisine evvelâ onbaşılık, daha sonra Başçavuşluk rütbeleri verilmiştir. Halide Edib, onbaşılık rütbesiyle ömrü boyunca iftihar etmiştir. Millî Mücadeleden sonra da 1924-1939 arasında Fransa'da, Amerika'da, Hindistan'da sayısız konferanslar vermiş, 1935'te İslâm üniversitesi kurmak için açılan kampanyaya yardım için Hindistan'da iki ay faaliyet göstermiştir. Edebî, ilmî, terbiyevî eserlerinin listesi birkaç sayfaya sığmayacak kadar çoktur.
Kadrini bilmek, eserlerini okumak ve hayatını bir "klavuz hayat" olarak dâima gözümüzün önünde tutmak bir vazife olsa gerektir.
9 Ocak 1964 te tam 80 yaşında vefat eden merhume ve Mevlâdan rahmet diliyoruz..
Başlıklar :