Adana Doğum Evi’nden İncirlik Üssü’ne: Bebek hırsızlığındaki kan donduran iddialar ve FETÖ perdesi yeniden gündemde

Mehmet Kağan Özdemir
14:223/02/2026, Salı
G: 3/02/2026, Salı
Diğer

Dünya gündemini sarsan Epstein dosyalarının ardından, Türkiye’de geçmiş yıllarda yaşanan kayıp çocuk vakaları ve hastanelerden bebek kaçırıldığı iddiaları yeniden gündem oldu. İş insanı Aslan Menderes Yaşar’ın bir telefon görüşmesinde dile getirdiği kan donduran iddialar; 1980’li yıllardan itibaren Adana Doğum Evi’nden İncirlik Hava Üssü’ne uzanan bir bebek ticareti ağını ve bu ağın üzerini örtmek için uygulanan sistematik işkenceleri işaret ediyor.

Aslan Menderes Yaşar’ın kullandığı ifadelere göre, 1980 yılından itibaren Adana Doğum Evi’nde doğan bebekler, gece saatlerinde gelen minibüslerle İncirlik Hava Üssü’ne taşınarak buradan Amerika Birleşik Devletleri’ne satıldı. O dönem hastanede görevli olan Hatice isimli bir hemşirenin tanıklıklarına dayanan Yaşar, hastanede "bebek boğma" vakalarının dahi görüldüğünü ve bu korkunç ticaretin yıllarca gizlilikle yürütüldüğünü öne sürdü.

Adana'da bulunan ve ABD askerlerinin kullandığı İncirlik Hava Üssü

FETÖ'cü savcı ve polisler devreye girdi

Olayı araştırmak için dönemin asayiş müdürü ve savcılarıyla görüşmeye çalışan Yaşar, FETÖ tarafından engellendiğini söyledi. Yaşar, ihbarda bulunduğu yetkililerden sürekli olarak "Sana ne?" yanıtını aldığını, ardından asılsız hırsızlık suçlamalarıyla gözaltına alınarak 21 gün boyunca ağır işkencelere maruz kaldığını anlattı. Dişlerinin bu işkenceler sırasında döküldüğünü ve ayaklarının altının parçalandığını belirten Yaşar, bu baskıların tek bir amacının bu işin peşini bırakması için olduğunu vurguladı.

Adana Doğumevi

Gazeteye verdiği manşeti sansürlediler

İddiaların bir diğer boyutu ise medyanın susturulması ve resmi kayıtların yok edilmesi üzerine kurulu. 1992 yılında Adana Ekspres Gazetesi’nin "Adana Doğum Evi’nde neler oluyor?" manşetiyle çıkardığı sayının sivil kişilerce toplatıldığı ve gazete sahibinin ölümle tehdit edildiği belirtiliyor.

Merkezdeki isim: Nesrin Çıtırık

Aslan Menderes Yaşar’ın iddialarının merkezinde, eski başhekim ve şu anki HAYTAP Başkanı Nesrin Çıtırık yer alıyor. 1953 Elazığ doğumlu olan ve şu anda 83 yaşında olan Nesrin Çıtırık, bir hemşireyken Numune Hastanesi’ne başhekim olarak atanmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunan Yaşar, Çıtırık’ın 8 milyar dolarlık devasa bir serveti yönettiğini ileri sürdü.

Aralık 2023'te arşiv bölümü yanan eski Adana Numune Hastanesi

Çıtırık ile bağlantılı bir diğer olay ise Aralık 2023’te Adana Seyhan’daki eski Numune Hastanesi’nin arşiv bölümünde çıkan yangın oldu. İddiaya göre, söz konusu döneme ait tüm kritik kayıtlar bu yangında kül edilerek deliller ortadan kaldırıldı.

8 milyar dolar serveti olduğu iddia edilen HAYTAP Başkanı Nesrin Çıtırık

Ayrıca arşivlerin yandığı hastanedeki tüm kayıtların, Çıtırık’ın başhekimliği döneminde orada toplandığına dikkat çekildi.

HAYTAP'ın skandal paylaşımları

Nesrin Çıtırık’ın başkanlığını yürüttüğü Hayvan Hakları Federasyonu’nun (HAYTAP) sosyal medya üzerinden yaptığı bazı paylaşımlar ise tartışmaları farklı bir boyuta taşıdı.

HAYTAP'ın sözde hayvan sahiplendirmesine dikkat çekmek için paylaştığı görsel

Sokak hayvanlarını sahiplendirme adı altında, küçük yaştaki çocukların "Tüm aşıları yapıldı", "5 yaşındaki kızımızı sahiplendiriyoruz" gibi ifadelerle görsellerinin paylaşılması, kamuoyunda "çocuk teşhiri" ve "skandal" olarak yorumlanarak tepki topladı.

HAYTAP'ın sözde hayvan sahiplendirmesine dikkat çekmek için paylaştığı görsel
#Epstein Dosyası
#Adana
#Nesrin Çıtırık
#Pedofili