
Diyanet İşleri Başkanlığı, İstanbul İmsakiye 2026 takvimini yayımladı. Diyanet’in yayımladığı takvime göre İstanbul’da imsak saati, sahura kalkış için belirleyici olurken, günün en çok araştırılan başlığı ise “sahur vakti saat kaçta?” sorusu oldu. Öte yandan oruç açacak vatandaşlar, İstanbul iftar vakti ve akşam ezanı kaçta okunuyor? bilgisini gün gün takip ediyor. Ramazan boyunca imsak saatleri her gün değişirken, iftar vakitleri de dakikalarla ilerliyor. Peki bugün İstanbul’da sahur kaçta bitiyor, imsak ne zaman giriyor, iftar saat kaçta? 2026 İstanbul sahur ve iftar vakitleri Diyanet imsakiyesi tablosunda netleşti.

Diyanet İşleri Başkanlığı, İstanbul İmsakiye 2026 takvimini yayımladı. Buna göre Ramazan 19 Şubat 2026 Perşembe günü başlıyor; ilk sahur 18 Şubat’ı 19 Şubat’a bağlayan gece yapılacak. Vatandaşlar, İstanbul sahur vakti (imsak) ve iftar saati (akşam ezanı) başta olmak üzere tüm vakit bilgilerini Diyanet’in resmi Ramazan portalından gün gün takip edebilecek.

İSTANBUL RAMAZAN İMSAKİYESİ 2026 YAYINLANDI
Diyanet İşleri Başkanlığı, resmi internet adresi (https://ramazan.diyanet.gov.tr/) üzerinden 2026 yılı İstanbul imsakiyesini paylaştı. İşte gün gün İstanbul sahur ve iftar saatleri...

İSTANBUL 2026 RAMAZAN İMSAKİYESİ (1447 Ramazan)
1) Ramazan’ın 1. günü
Hicri: 1 Ramazan 1447
Miladi: 19 Şubat 2026 Perşembe
İmsak: 06:22
Güneş: 07:47
Öğle: 13:23
İkindi: 16:20
Akşam (İftar): 18:49
Yatsı: 20:09
Gün gün İstanbul Ramazan imsakiye saatleri
1 Ramazan 1447 - 19 Şubat 2026 Perşembe
İmsak: 06:22
Güneş: 07:47
Öğle: 13:23
İkindi: 16:20
Akşam: 18:49
Yatsı: 20:09

2 Ramazan 1447 - 20 Şubat 2026 Cuma
İmsak: 06:20
Güneş: 07:45
Öğle: 13:23
İkindi: 16:21
Akşam: 18:51
Yatsı: 20:10

3 Ramazan 1447 - 21 Şubat 2026 Cumartesi
İmsak: 06:19
Güneş: 07:44
Öğle: 13:23
İkindi: 16:21
Akşam: 18:52
Yatsı: 20:11

4 Ramazan 1447 - 22 Şubat 2026 Pazar
İmsak: 06:18
Güneş: 07:42
Öğle: 13:23
İkindi: 16:22
Akşam: 18:53
Yatsı: 20:12

5 Ramazan 1447 - 23 Şubat 2026 Pazartesi
İmsak: 06:16
Güneş: 07:41
Öğle: 13:22
İkindi: 16:23
Akşam: 18:54
Yatsı: 20:13

6 Ramazan 1447 - 24 Şubat 2026 Salı
İmsak: 06:15
Güneş: 07:39
Öğle: 13:22
İkindi: 16:24
Akşam: 18:55
Yatsı: 20:15

7 Ramazan 1447 - 25 Şubat 2026 Çarşamba
İmsak: 06:13
Güneş: 07:38
Öğle: 13:22
İkindi: 16:25
Akşam: 18:56
Yatsı: 20:16

8 Ramazan 1447 - 26 Şubat 2026 Perşembe
İmsak: 06:12
Güneş: 07:36
Öğle: 13:22
İkindi: 16:26
Akşam: 18:58
Yatsı: 20:17

9 Ramazan 1447 - 27 Şubat 2026 Cuma
İmsak: 06:11
Güneş: 07:35
Öğle: 13:22
İkindi: 16:26
Akşam: 18:59
Yatsı: 20:18

10 Ramazan 1447 - 28 Şubat 2026 Cumartesi
İmsak: 06:09
Güneş: 07:33
Öğle: 13:22
İkindi: 16:27
Akşam: 19:00
Yatsı: 20:19

11 Ramazan 1447 - 1 Mart 2026 Pazar
İmsak: 06:08
Güneş: 07:32
Öğle: 13:22
İkindi: 16:28
Akşam: 19:01
Yatsı: 20:20

12 Ramazan 1447 - 2 Mart 2026 Pazartesi
İmsak: 06:06
Güneş: 07:30
Öğle: 13:21
İkindi: 16:29
Akşam: 19:02
Yatsı: 20:21

13 Ramazan 1447 - 3 Mart 2026 Salı
İmsak: 06:05
Güneş: 07:29
Öğle: 13:21
İkindi: 16:30
Akşam: 19:03
Yatsı: 20:22

14 Ramazan 1447 - 4 Mart 2026 Çarşamba
İmsak: 06:03
Güneş: 07:27
Öğle: 13:21
İkindi: 16:30
Akşam: 19:05
Yatsı: 20:24

15 Ramazan 1447 - 5 Mart 2026 Perşembe
İmsak: 06:01
Güneş: 07:26
Öğle: 13:21
İkindi: 16:31
Akşam: 19:06
Yatsı: 20:25

16 Ramazan 1447 - 6 Mart 2026 Cuma
İmsak: 06:00
Güneş: 07:24
Öğle: 13:20
İkindi: 16:32
Akşam: 19:07
Yatsı: 20:26

17 Ramazan 1447 - 7 Mart 2026 Cumartesi
İmsak: 05:58
Güneş: 07:23
Öğle: 13:20
İkindi: 16:32
Akşam: 19:08
Yatsı: 20:27

18 Ramazan 1447 - 8 Mart 2026 Pazar
İmsak: 05:57
Güneş: 07:21
Öğle: 13:20
İkindi: 16:33
Akşam: 19:09
Yatsı: 20:28

19 Ramazan 1447 - 9 Mart 2026 Pazartesi
İmsak: 05:55
Güneş: 07:19
Öğle: 13:20
İkindi: 16:34
Akşam: 19:10
Yatsı: 20:29

20 Ramazan 1447 - 10 Mart 2026 Salı
İmsak: 05:53
Güneş: 07:18
Öğle: 13:19
İkindi: 16:34
Akşam: 19:11
Yatsı: 20:30

21 Ramazan 1447 - 11 Mart 2026 Çarşamba
İmsak: 05:52
Güneş: 07:16
Öğle: 13:19
İkindi: 16:35
Akşam: 19:12
Yatsı: 20:31

22 Ramazan 1447 - 12 Mart 2026 Perşembe
İmsak: 05:50
Güneş: 07:14
Öğle: 13:19
İkindi: 16:36
Akşam: 19:14
Yatsı: 20:33

23 Ramazan 1447 - 13 Mart 2026 Cuma
İmsak: 05:48
Güneş: 07:13
Öğle: 13:19
İkindi: 16:36
Akşam: 19:15
Yatsı: 20:34

24 Ramazan 1447 - 14 Mart 2026 Cumartesi
İmsak: 05:47
Güneş: 07:11
Öğle: 13:18
İkindi: 16:37
Akşam: 19:16
Yatsı: 20:35

25 Ramazan 1447 - 15 Mart 2026 Pazar
İmsak: 05:45
Güneş: 07:09
Öğle: 13:18
İkindi: 16:38
Akşam: 19:17
Yatsı: 20:36

26 Ramazan 1447 - 16 Mart 2026 Pazartesi
İmsak: 05:43
Güneş: 07:08
Öğle: 13:18
İkindi: 16:38
Akşam: 19:18
Yatsı: 20:37

KADİR GECESİ (27. Gün)
27 Ramazan 1447 - 17 Mart 2026 Salı
İmsak: 05:41
Güneş: 07:06
Öğle: 13:18
İkindi: 16:39
Akşam: 19:19
Yatsı: 20:38

28 Ramazan 1447- 18 Mart 2026 Çarşamba
İmsak: 05:40
Güneş: 07:04
Öğle: 13:17
İkindi: 16:39
Akşam: 19:20
Yatsı: 20:40

29 Ramazan 1447 - 19 Mart 2026 Perşembe
İmsak: 05:38
Güneş: 07:03
Öğle: 13:17
İkindi: 16:40
Akşam: 19:21
Yatsı: 20:41

RAMAZAN BAYRAMI
20 Mart 2026 Cuma
Ramazan Bayramı 1. Gün
Bayram Namazı Saati (İstanbul) 07:39

RAMAZAN AYININ FAZİLETİ
Cenâb-ı Hak, günah işlediğini bildiği kullarının dünya hayat serüveni sona erip huzuruna geldiklerinde, sonsuz rahmet ve mağfireti gereği günahlarından arınmaları için birçok sebep ve fırsat sunmuştur. İbadetler, her türlü hayırlar, dua, seher vakitleri, yardımlaşma, güzel ahlâk, cuma günleri, üç aylar, Ramazan ayı, Kadir gecesi gibi mübarek zamanlar bunların başında gelir.
Ramazan ayı; Yüce Allah’ın sevgisiyle dolup taşacağımız, dua, secde ve mukabelelerle mânevî âlemlere koşacağımız, daha iyi bir kul olma yarışına gireceğimiz mübarek bir aydır. Ramazan, hayır ve bereket ayıdır. Dua ve niyaz ayıdır. Günahlardan temizlenme, cehennem ateşinden kurtulma ayıdır.

Allahu Teâlâ şöyle buyurmaktadır:
“Ramazan ayı öyle bir aydır ki, insanlara doğru yolu gösteren, hak ile bâtılı ayıran Kur’an-ı Kerîm o ayda indirilmiştir. Sizden her kim bu ayı idrak ederse oruç tutsun.” (Bakara, 2/185)
Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) Ramazan ayının fazileti hakkında şöyle buyurmuştur:
“Kim inanarak ve sevabını Allah’tan umarak Ramazan orucunu tutarsa, Allah o kimsenin geçmiş günahlarını bağışlar.” (Müslim, Salâtü’l-Müsâfirîn, 175)

Yine Efendimiz (sav) şöyle buyurmaktadır:
“Ramazan ayının ilk gecesi olduğu zaman şeytanlar ile cinlerin azgınları zincire vurulur, cehennem kapıları kapatılır, onlardan hiçbiri açılmaz. Cennet kapıları açılır ve onlardan hiçbiri kapanmaz. Bir münadi şöyle seslenir: ‘Ey hayırlı işler yapmak isteyen kimse! Hayırlı işler yap. Ey kötü işler yapmak isteyen insan! Bu istediğinden vazgeç.’ Allah Ramazan ayında birçok insanı cehennemden azat eder. Bu durum Ramazan’ın her gecesinde devam eder.” (Tirmizî, Savm 1; Buhârî, Savm 5)

Oruçlular için Cennet’te özel bir kapı bulunduğu da haber verilmiştir:
“Cennette Reyyân denilen bir kapı vardır ki, kıyamet günü oradan ancak oruçlular girecek, onlardan başka kimse giremeyecektir…” (Buhârî, Savm 4; Müslim, Sıyâm, 166)
Sadaka vermeyi ve iyilik yapmayı bir çeşit alışkanlık hâline getirmiş olan kimseler, cennet kapılarının her birinden ayrı ayrı davet edileceklerdir. Yani namaz, cihad ve sadaka gibi ibadet ve iyilikleri sürekli yapanlar, bu ibadetlere ayrılmış kapılardan çağrılacaklardır. Oruç tutmaya özel önem verenlerin Reyyân isimli kapıdan çağrılması ise onlara özel bir ikramdır.

Zira “Reyyân”, “atşân”ın tam karşıtıdır:
Atşân “susuzluktan yanmış”; Reyyân ise “suya kanmış” demektir. Dünyada oruç tutarken susuzluk çekenlerin bu kapıdan girecek olmaları ve o kapıdan yalnızca onların girecek olması gıpta edilmeye lâyık bir üstünlüktür.
Ramazan ayı, otuz günlük bir programdır. Bu program sahurla başlar. Mü’min sahura kalkarak bu programa kaydını yaptırmış olur. Ramazan mektebinin programı çok geniştir. Bu programda namaz, kıyam, kıraat, teheccüd, nafile ibadetler, Allah için infak, teravih, bin aydan hayırlı olan Kadir gecesi, mukabele, ilim-irfan, itikâf, iyilik, güzellik, hoşgörü, huzur, tevbe ve arınma vardır. Sonunda ise oruç tutmanın, kulluğun, itaatin ve kardeşliğin bayramı vardır.

Ramazan mektebinin programı bizzat Allah tarafından tanzim edilmiştir. Sahurla başlar, iftarla son bulur. Bu mektepte; hiçbir okul, medrese ve üniversitede olmayan bir eğitim vardır. Dînî mazereti olmayan herkesi kendine öğrenci olarak kabul etmiştir. Eğer bu ilâhî program iman ve ihlâsla tatbik edilirse, sonunda mağfiret ve ne olduğunu bilmediğimiz sürpriz mükâfatların olduğu müjdesi verilmiştir.
Ramazan; insanların kendilerini hesaba çekmeleri, hatalarını fark etmeleri ve günahlarından tövbe edip Yüce Allah’a yönelmeleri için büyük bir fırsattır. Ramazan ayında yoğunlaşan ibadetler, özellikle oruç, zekât ve fıtır sadakası Müslümanları
Allah’a daha çok yaklaştırmakta; onları mutlu ve huzurlu kılmakta; nefis terbiyesinde, sosyal dayanışma ve yardımlaşmada daha başarılı hâle getirmektedir.
Ramazan’da bir ay oruç tutmak kişiye olduğu kadar, topluma da çok yönlü mesajlar verir. Bunlardan bazıları şunlardır:
Her şeyin bir ömrü olduğu gibi, o ömür doluncaya kadar belli aralıklarla bakım, onarım ve yenilenmeye de ihtiyacı vardır. Arabamızın, makinanın, demirin… Ramazan ayı da biyolojik, sosyolojik ve ruhsal alanda yıllık bakım, onarım ve yenilenme ayımızdır.
Ramazan orucuyla günahlarımızdan temizlenerek Rabbimiz katındaki değer ve itibarımızı artırırız.

Ramazan orucu, diğer ibadetlerde olduğu gibi Allah’ın emir ve yasaklarına uyup uymama durumumuzun açık bir göstergesidir. Zira imsakla birlikte “yeme-içme” biter; akşam ezanıyla “ye-iç” başlar. Biz de ümmet olarak buna uyarak itaati ve teslimiyeti somut şekilde göstermiş oluruz.
Ramazan ayı; içinde Kur’an’ın indirilmeye başladığı, bin aydan daha hayırlı Kadir gecesini barındırdığı, ibadet sevaplarının arttığı, kavga, cinayet, hırsızlık, tecavüz gibi kötülüklerin azaldığı bir aydır.
Ramazan ayı, nefis eğitiminin fiilen yapıldığı aydır. Fakir, yoksul, yetim ve kimsesiz insanların hâlini yalnızca hayalen empatiyle değil, onların şartlarını bizzat yaşayarak anlamayı öğretir.
Ramazan ayı; cimrilik başta olmak üzere kötü duygularımızın köreldiği, sevgi, kardeşlik, dayanışma, hoşgörü, sabır, ibadet, cömertlik, şefkat ve merhamet duygularımızın coştuğu bir aydır.
Ramazan ayı; zengin-fakir arasında şefkat, merhamet ve infak köprüleri kurularak sosyal dengelerin güçlendiği bir aydır.
Oruç sadece iştah ve şehveti dizginlemek değildir. Ayrıca ağzı, dili, gönlü ve bütün azaları her türlü kötülükten ve çirkin sözlerden korumaktır. Peygamber Efendimiz (sav) bu tehlikeye şöyle işaret etmektedir:
“Oruç tutan öyle insanlar vardır ki, kendilerine açlık ve susuzluktan başka bir şey kalmaz.” (İbn Mâce, Sıyâm, 21)

Ramazan ayını en faziletli şekilde değerlendirmeye yönelik bir planımız olmalıdır: Kaç hatim yapacağımız, ne kadar sadaka vereceğimiz, kaç kişiye iftar vereceğimiz, teravihi eksiksiz kılma gayreti, mümkün olduğunca çarşı pazarı azaltmak, itikâf yapmak, evde televizyon ve internet kullanımını sınırlamak, çocuklara ve aile bireylerine Ramazan’ın ve teravihin feyiz ve bereketini tattırmak gibi…
Dolayısıyla bu Ramazan’ı sanki ömrümüzün son Ramazanıymış gibi değerlendirmeye çalışmalıyız. İlâhî rahmetin oluk oluk aktığı bu ayı gaflet ve dalgınlıkla geçirmemek gerekir.
Peygamber Efendimiz (sav) şöyle buyurmuştur:
“Kim hastalığı veya bir mazereti olmaksızın Ramazan ayından bir gün oruç tutmasa, daha sonra bütün günleri (ömür boyu) oruç tutsa bile o günün sevabına erişemez.” (Ebû Dâvûd, Savm, 38)






