Yazarlar Görmek ve göstermek

Görmek ve göstermek

Ali Bayramoğlu
Ali Bayramoğlu Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Hemfikiriz. Pazar günü yapılan “Demokrasi ve Şehitler Mitingi”, Türk demokrasisi için özel ve önemli bir gündü.
Toplumun tüm katmanlarının, tüm siyasi partilerin, tüm basın kuruluşlarının darbenin karşına dikilmesinin, birlikte önledikleri darbe girişimini Erdoğan'ın ifadesiyle “taçlandırma”sının pek çok anlam taşıdığına şüphe yok.
Bir kere, tarihi boyunca 3 başarısız, 4'ü başarılı 7 askeri darbe girişimine tanık olmuş, siyasi hayatının üçte birini sıkıyönetimler altında geçirmiş, toplumu edilgin varsayılan bir ülke için 15 Temmuz gecesi yaşananlar, 7 Ağustos günü yapılan demokratik gövde gösterisi kendi başına büyük bir anlam taşır.
Çatışmacı bir siyasi kültürümüzün olduğu muhakkak. Siyasi tartışmalar, kutuplaşmalar bakımından son derece keskin bir dönemden geçtiğimiz de ortada. Bir başka anlam da, buna rağmen oluşan, siyasi ayrımları geri plana iten demokratik konsensüsün, hem krizin atlatılmasında, hem yarının inşa edilmesi istikametinde önemli sinyaller vermesidir.
Şu an önemlidir. Türkiye'nin karşı karşıya kaldığı darbe girişimi, ekonomiden siyasi istikrara bir sarsıntı dalgası yarattı. Devletin karşı karşıya kaldığı kriz görülmüş türden değil. Olağanüstü halin ve önlemlerin, içerdiği hata payıyla siyasi ve demokratik maliyeti büyük. Böyle bir ortamda, siyasi partiler arasında, yaşanan darbenin nedeni, nasılı, failini atışmalarını içerecek, 17-25 Aralık günlerini andıran bir siyasi kavga, hesaplaşma, suçlama furyası, yaratacağı sonuçlarla demokrasiye ve istikrara çok büyük zarar verirdi.
Bu kez ayaklar takılmadı.
Uzunca süredir, en azından son üç yıldır (kimi takıntı sahiplerinin, kimi az akıllıların, kimi ülkeyi ve siyaseti anlamaktan tümüyle azade bazı kanaat önderlerinin katkısıyla es geçilen) demokrasiye yönelik en büyük tehlike konusunda, Gülen cemaati hakkında hem fikir olunması, her şeyden önemlidir.
Bahçeli ve Kılıçdaroğlu bu konuda hiçbir şekilde tereddüde düşmedi, bu kez tavırlarında hiçbir açık kapı bırakmadı, üzüm yeme yerine bağcıyı dövmeye kalkışmadı. Siyasi alana sahip çıktılar.
Bu şerrin bir hayrı da, Türkiye'ye, önemli bir siyasetçi ve devlet adamı kazandırması oldu. Binali Yıldırım, kararlı ancak uzlaşmacı, demokratik hassasiyetlere vurgu yapan kapsayıcı üslubuyla ve siyasi alana, kriz anına hakimiyetiyle öne çıktı. Herkesin takdirini kazandı. Bu tutumunu Pazar günü Necip Fazıl, Nazım Hikmet ve Ahmet Arif'ten okuduğu dizelerle taçlandırdı.
Darbe girişimi, kimilerinin sandığı ve “Erdoğan konusunda 14 Temmuz'da nerede kalmıştık, haydi devam edelim” havasını verdikleri gibi, bir rüzgar gibi kendiliğinden gelip geçmedi. İz bıraktı, savuşturuldu ve yeni bir iklimi besledi.
Bu konuda seveni sevmeyeni, Taksim veya idam çıkışına kızanı kızmayanı, her halde Tayyip Erdoğan'ın hakkını vermiştir.
Darbe gecesi tavrı ve yönetim biçimi, bu ülke için alışıldık bir tavır değildir. Binlerce insan 15 Temmuz gecesi sokaklara kendi iradelerine sahip çıkmak, ama aynı zamanda Menderes travmasıyla Erdoğan'a siper olmak için çıktı. Erdoğan bu büyük desteği kendi kişisel desteğine dönüştürmeye, iktidarını tahkim etmeye kalkmadı.
Tersine kitle değil, farklı eğilimlerden oluşan ilk kez toplum fikrine yakın bir millet tanımına doğru hareket etti.
Kriz anında yaptığı kapsayıcı liderlik ekonomiden siyasete kadar sistemin yere düşmemesinin en önemli unsuru oldu.
Erdoğan Yenikapı'daki demokratik güç gösterisinin, bu gösterinin yarına dair ifade ettiklerinin de mimarı oldu.
Bu ülkenin yarını hepimizin yarını...
Yeni bir Türkiye'nin uzlaşma ve demokrasi etrafından kurulmasına yönelik bir önkoşulu, gerekli koşulu yakaladık, yerine getirdik.
Yeterli koşul için çok daha fazla çaba gerekiyor.
Bugün tutturulan dilin sürdürülmesi, katılımcı siyasete kapı açılması, meşruluk ve yasallık arasında köprüler kurulması, hukuk ve liyakat ipine sarınılması önümüzdeki ödevler ve bu konuda en büyük sorumluluk siyasi iktidara düşüyor.
Türkiye de AK Parti de bir fırsat yakaladı.
Yeniden başlanabilir.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.