Eğri kılıçların gölgesinde yaşamak

04:0013/03/2016, Pazar
G: 13/09/2019, Cuma
Ali Nur Kutlu

Bir halifeyi, yani devlet başkanını,
'yaptığın hatalarda seni eğri kılıçlarımızla düzeltiriz diyen”
bir öncü nesli düşünün. Cesaret ve doğruluğun göstergesi olarak o eğri kılıcı çekmiş ve o sözü söylemiş gözüküyor. Bu sözün söylenebilmesi, böyle cesarette ve doğrulukta bir neferin olması yetmez.


Eğri kılıca sahip bir devlet başkanı


Bu cevabı ortaya çıkartacak soruyu soracak, bir de halife gerekir. Hz. Ömer,

“yanlış yaparsam, ne yaparsınız?”

diye sormasa, bugün, yani 1400 yıl sonra bu konu konuşulmayacaktı.



Demek ki, tebaasına hatalarını, yanlışlarını görme ve onu düzeltme imkanı veren bir halifemiz vardı

. Demek ki, yanlışını düşünen, hata yapabileceğini ve bunun kontrol edilmesi gerektiğini düşünen bir devlet adamımız vardı. Eğri kılıçlı bir tebaası vardı bu halifenin.



Kılıcın eğriliği, o neslin doğruluğuna ve adaletine işaret ediyor.

'

Bir yanlışı, bir eğriyle düzeltmek' denir buna.


Eğri kılıç sahibi bir tebaaya sahip olmak, sanırım her devlet adamına nasip olmaz.

Eğri kılıçla yanlışlarını düzeltme fırsatı veren bir devlet başkanı da, çok az tebaaya nasip olur. Biz bu yüzden altın nesil diyoruz o insanlara. Bu yüzden Asrı Saadet diyoruz o günlere.


Sadece halifeye değil, hepimize eğri kılıç gerekir


Eğri kılıç-devlet başkanı ilişkisini dar bir alana hapsetmeyelim.

Herkesin aslında bir eğri kılıca ihtiyacı var.

İktidar sahibi olun ya da olmayın, yanlış yaptığınızda sizi düzeltecek, doğrultacak biri olmalı hayatınızda.



Böyle örneklerin sadece devlet başkanları, iktidar sahipleri, makam mevki sahipleri için geçerli olduğunu düşünmek büyük yanılgı. Bir halifenin hata yaptığında kendisini düzeltecek birine ihtiyaç duyması kadar, sizin de bu ihtiyacı duymanız gerekir.



Böyle birini kendinize eğri kılıç olarak edinmelisiniz.

Sizinle, işinizle, iktidarınızla hiçbir ilişkisi olmayan, menfaati olmayan ve 'emin' sıfatını hak eden bir tanıdığınıza gidin. 'Hata yaptığımda beni uyarıp, doğru yola getirecek eğri kılıcım olur musun?' diye teklif edin.

Kabul ederse çok şanslısınızdır.



Bunun sağlayacağı faydayı düşünün. Sizi izleyen ve hata yaptığınızda sizi uyaran bir eğri kılıcınız var... Bu kadar güzel bir şey olabilir mi?

Bu kadar, bireyi ve sosyal hayatı koruyan bir ilişki biçimi olabilir mi?


Eğri kılıcın acısına katlanabilir misiniz?


Burada bir hususu da atlamayalım. Bu ilişkide mesele, o eğri kılıç sizi düzeltirken bunu kabullenebilmekte.

Düşünün, size 'fazla aç gözl

ü oldun, cimri oldun, enaniyet sahibi oldun

, haksız kazanç elde ettin, haram işledin' dediğinde tavrınız ne olacak? Uyarılarını belki ilk başlarda dinlersiniz.


Ancak makamınız, servetiniz, şöhretiniz arttıkça, o eğri kılıcı tutan kişiyi bir “bedevi” gibi görmeye başlarsınız belki.

Sözleri, uyarıları sizi etkilemez olabilir. Bu da, böyle bir ilişkinin riskli tarafı.



Bu riski ortadan kaldıracak şey, soruyu soranın tavrıdır, yani eğri kılca talip olanın tavrı.



Eğri kılca talip olmak, hassas bir ruhun, ürkek bir kalbin kararıdır. Allah'tan korkanlar eğri kılıç edinir.

Günahtan, haramdan, yanlış yapmaktan korkan,

dürüst insanlar eğri kılıca talip olur.



Eğri kılıçların gölgesinde yaşamak bir ayrıcalıktır.

#Eğri kılıçların gölgesinde yaşamak
#Hz. Ömer
#Günah