Eşkıya sokağa hükümdar olmaz

04:0023/06/2016, Perşembe
G: 13/09/2019, Cuma
Aydın Ünal

İlk İnce Memed romanı çok tutmuş olmalı ki, Yaşar Kemal 3 İnce Memed daha yazdı.



Edebiyat eleştirmenleri İnce Memed romanlarının edebi kalitesini bugün bile tartışırlar; ama bizim meselemiz bu değil. Bu çok satan ve çok reklamı yapılan İnce Memed serisi, ilk kitaptan son kitaba kadar eşkıyalığı över, eşkıyalığı meşrulaştırır ve eşkıyaları kahramanlaştırır. İlk kitapta köydeki zalim Abdi Ağa'yı öldüren Memed, sonraki kitaplarda sülale boyu bir katile, hatta seri katile, bir suikastçiye dönüşür.



Elbette İnce Memed'i anlatırken Yaşar Kemal bu kavramları kullanmaz. Katil demez, seri katil demez, suikastçi demez; asi, suçlu, cani gibi kavramlara başvurmaz. İnce Memed bir kahramandır, bir yiğittir, zulme başkaldıran, “içinde başkaldırma kurduyla doğmuş” bir “mecbur adam”dır.



Yine bir solcu yazar, Kemal Tahir'in “Rahmet Yolları Kesti” romanı ise tam bir edebi şaheserdir. Kemal Tahir, “iyi eşkıya”, ya da Batılı deyimle “Robin Hood” tarzı eşkıya anlayışıyla dalga geçer, ama öyle böyle değil. Maraz Ali isimli roman kahramanının nasıl bir eşkıyaya dönüştürüldüğünü, eline silah verilip nasıl soygun yaptırıldığını, nasıl cinayet işlediğini, sonra bizzat köylüler tarafından nasıl yakalandığını, dövüldüğünü ve Çorum hapisanesine gönderildiğini Kemal Tahir çok ustaca bir dille anlatır.



Elimizde, 2 solcu yazar tarafından yazılmış 2 roman kahramanı var: İnce Memed ve Maraz Ali. Aslında ikisi de aynı kişiler, ikisi de aynı şartlarda doğmuş, yaşamış, aynı saiklerle ellerine silah almış, aynı şekilde cinayet işlemiş kişiler.



Ama İnce Memed'i Yaşar Kemal süslü kelimelerle bir kahramana dönüştürüyor; Maraz Ali ise Kemal Tahir'in gerçekçi bakış açısı ve diliyle adı üstünde hastalıklı bir figür olarak, kullanılmış bir zavallı olarak resmediliyor.



Yılmaz Güney, Deniz Gezmiş, Mahir Çayan, Ulaş Bardakçı, Yusuf Arslan, Hüseyin Bardakçı, Erdal Eren, İbrahim Kaypakkaya, Mahsum Korkmaz, Sekine Cansız ve daha nicesi... İnce Memedler mi bunlar, yoksa Maraz Aliler mi?



Hele hele, “ekmek almaya gidiyordu” hikayesiyle bir destana dönüştürülmeye çalışılan çocuk Berkin Elvan.



1976'da Tuzluçayır'daki bir evde, kızlara güya silah dersi verirken şımarıklığın dozunu kaçıran ve silahla oynarken kendisini kafasından vuran, PKK'nın ilk kurbanı çocuk yaştaki Ali Doğan Yıldırım.



Türkiye solu, eşkıyalığı meşrulaştırarak, ya da katilleri, soyguncuları, bozguncuları, zavallı çocukları bir eşkıya romantizmiyle parlatarak kendisini ayakta tutmaya ve çoğaltmaya çalışıyor.



Üniversitelerde gençleri kandırmak için kullanılan o eşkıya romantizmini, Che Guevara hikayelerini zaten biliyoruz; şimdi liselere de o aynı romantizm, İnce Memed romantizmi pompalanıyor.



Peki ne olacak? Bu şiddet, isyan, direniş ve eşkıyalık romantizmiyle Sol sokakları mı ele geçirecek, devrim mi yapacak?



PKK'nın etek giyen teröristleri devlet mi kuracak?



Hiç biri olmayacak. Millet, iktidarını, hükümranlığını eşkıyaya asla teslim etmeyecek.



İnce Memed olmak için yola çıkanların sonu ise, kaçınılmaz olarak, Maraz Ali'nin sonu gibi olacak.


#İnce Memed
#Yaşar Kemal
#Kemal Tahir
#Rahmet Yolları Kesti
#Deniz Gezmiş