Genelde her şeyi bir arada dağınık düşünürüm. En alakasız konuları bile alakalandırmayı severim. Kendime iltimas geçersem bu bakışa "bütüncül bakış" da diyebiliriz. Acımasız olursam da "dağdan bayırdan gözlemler" olarak görebilirsiniz.
MUSLIMAH
Endonezya ve Malezya gibi ülkelerde tesettür algısı farklı oluşmuş.
Bu iki ülkede; İslam dünyasının merkezi ülkelerine zıt ancak eski sömürgecilerine ve biraz da Amerika"ya yakın bir dini sosyal yaşam ortaya çıkmış. Örnek verecek olursam; Malezya"da, Endonezya"da tesettürlü kadının çok makyaj yapmasına hiçbir dini otorite itiraz etmez. Başörtü altına kırmızı ruj normal görülür. Nikap, burka veya siyah giysi o bölgelerde tutan ve onaylanan bir örtü biçimi hiçbir zaman olamaz. Beyazlama kremleri, renkli-şekilli başörtüler, tesettür modası, başörtüsü kuaförleri, dini parti endüstrisi, popüler ilahi sanatçıları, düğünlerde şarkı söyleyen başörtülü kadınlar... gibi birçok olay bu ülkelerde yeni bir olgu değildir, sıradan hayatın içinde normaldir.
Bunları söylerken de marjinal bir toplumdan değil toplamda 200 milyon Müslüman nüfustan söz ediyorum.
2005 yılında bu bölgelerde yaptığım çekimlerde bizzat şahit olmuştum. Partiye (dini kurallara uygun) giden tesettürlü kızlar önce başörtüsü kuaförüne uğruyor, başörtüsünü bağlatıyor, gerekirse bir gül taktırıyordu. Parti eşyaları dini motifler taşıyor, bayramlara özgü yılbaşı taklidi hediyelikler hazırlanıyordu. Yani batıda gördüğümüz her şeyin İslamisini üretmek, dine zıt ya da eleştirilecek bir şey değildi onlara göre.
Ben de bu gözlemlerimi yargılamak adına aktarmıyorum. Zira bir başka ülkenin kültürünü eleştirmeyi hoş gören birisi değilim. En fazla "değişik" der geçer ve "en doğru biz miyiz ki onları yargılayalım" diye düşünürüm.
Endonezya"daki güzellik yarışmasını bu gözlerle seyrettim. Yayınlanan videolarda kızların namaz kılmaları, Kur"an okumaları üzerinden performans değerlendirilmesi yapılmasını yadırgatıcı bulsam da; bu yarışma Endonezya ve Malezya"daki kültürel İslami atmosfer ile çelişmiyor. Ha "güzellik yarışmasının İslamisi olur mu " sorusu ise bambaşka tartışmalar...
Miss Muslimah tanıtım kliplerinden biri...
http://www.youtube.com/watch?v=KYcV2Ab_XIY
KAFA SESLERİ
- Doğum günü dindar çevrelerde nasıl kutlanmalı...
Geçenlerde bir ortak mekânda başörtüsü üzerine prenses tacı takmış, doğum günü kutlayan kızları görünce şaşırdım. Başörtüsü üzeri prenses tacı ile süslü doğum günü partisi anlayışı nasıl bir karışık semboller dili örüyor acaba?
- "Hayırlı İlimler" Hatim Pastası... Doğum günü ve özel günleri kutlamayı günah sayan arkadaşlarımız hep oldu ve olacak. Ancak bu kutlamayı mubah görenlerin de onların çocukları arasından çıkması bir tarafa; bu değişime şaşırmadan edemiyorum. Evlilik yıldönümlerindeki kutlamaları bile şüpheli gören bizlerin kulaklarında hep rahmetli Erbakan"ın ifadesi ile "Batı taklidi bunlar " sesi çınlar.
Bizim nesil böyle kutlamaları yapsa da bu ses kulaklarından bir " itiraz" olarak hiç gitmez. Ancak tabii ki gençler bugün bu sesten bihaberler. "Ne var ki bunda?" diyorlar. Bu durum ortaya yeni bir sosyal hayatı ve kutlama icatlarını ortaya çıkarıyor. Biraz ondan biraz bundan "batı taklidi" kutlamaları görünce de kafamızdaki "cık cık"lar devreye giriyor. Çocuklarımızın Kur"an-ı Kerim okumayı öğrenmeleri, hatim yapmaları, ilk oruçları gibi özel günler İslam geleneğinde önemsenir. Ancak bir çocuğun "Hatim" kutlamasının Kur"an şeklinde bir pastaya dönüşmesine ne denir bilemedim.
Bu gözlemimi paylaşırken muhafazakâr çevrelerde sosyal hayatı renklendiren şenlikli kutlamalara kapıları açmak bir ihtiyaç olarak hissedilse de "Semboller dili bizi nereye yaklaştırıyor?" sorusunu unutmamak lazım...
Başlıklar :

