Baudrillard, Batı toplumlarında gerçeklik kavramının çöktüğünü; onun yerine simülasyonun geçtiğini söyler. Gerçeklik algısının bu denli değişmesinde elbette sosyal medya araçlarının rolü büyük. Ayrıca algoritmalar ile artık duygular da manipüle edilerek insanlar yığın haline getiriliyor.

Geçtiğimiz günlerde paylaşılan bir içerikte, 14-18 yaş arası çocukların hayatı ve yaşamı sorgulama isteğini törpüleyen, iradeyi zayıflatan bir algoritmaya maruz bırakıldığı ifade ediliyordu. Bu tespit, sosyal medya içeriklerinin yalnızca bireysel tercihlerle açıklanamayacağını da gösteriyor.


YIĞIN DÜŞÜNMEZ

Cemil Meriç, Bu Ülke’de “Yığını kolayca kandırabilirsiniz. Duygularının hiçbir temele dayanması gerekmez. Yığın düşünmez, maruz kalır” der.

Bugün sosyal medya platformlarına baktığımızda, toplumları yığınlaştıran sayısız mecra ile karşı karşıya olduğumuzu söylemek yanlış olmaz.

Yığın, yitirdikleri gerçeklik algısıyla kendilerine sunulan hazır ve kolay veriyi, hakikat zannediyor. Bu zan ile de kolayca harekete geçiyor.

Üstelik sanal ortamda yüz yüze gelinmediği, bakışlar karşılaşmadığı için eleştiri, bir anda linç kültürüne dönüşüveriyor. Klavyenin ucundaki birey, hiç tanımadığı insanları; gönüllü olarak ikna olduğu sanal dünyanın “gerçekliği” üzerinden hedef almaya hazır hâle geliyor.

Hedefe konulan kişi ya da kurum bu sanal veriler üzerinden kitlelere sunuluyor ve kitlesel bir linç kültürü inşa ediliyor. Yani dezenformasyon ile linç kültürü kol kola giriyor.

Özellikle afet dönemlerinde ve kriz anlarında tanık olduğumuz bu içerikler; doğruluğunu kontrol etmeyen, sorgulamayan, bilgiye değil duyguya yaslanan yığınlar tarafından hızla yaygınlaştırılıyor.


KRİZ BÜYÜDÜKÇE İŞTAHLARI ARTIYOR

Bu sürece ilk olarak ‘Gezi’ olaylarında tanıklık ettik …

Günlerce gerçekliği çarpıtan bir simülasyona maruz kaldık. Hem de çok sinematik, şık görsel ve içeriklerle... Kırmızı Elbiseli Kadın’ı unuttunuz mu ya da Piyano Çalan Adam’ı...?

Yangınlar, seller, hatta 6 Şubat depremi... Kriz büyüdükçe iştahları daha da arttı. Film platosundan fırlamış karelerle gerçeklik algımızı bozmak için yığını, kendi ürettikleri simülasyona maruz bıraktılar.

Bazen sanatçılar kullanıldı, bazen siyasi figürler…

İnsanî duygulardan arınmış, hedefe kitlenen birer makina gibi benzer cümle ve ifadelerle, simülasyon, dezenformasyona; ardından da linç kültürüne dönüştü.


LİNÇ KÜLTÜRÜNÜN ŞEHVETİ

Sıfır takipçisi olan bot hesapları yazmıyorum bile… Gerçek hesaplar, gerçeğin çarpıtılmasına hiç aldırış etmeden, klavyenin arkasına saklanarak kolayca linç kültürünü beslediler.

Sair zamanda sözde kadın hakları savunuculuğu yapanların, sadece aynı fikirde olmadıkları için bir kadını nasıl linç ettiğine tanık olduk. Avrupa’da tıp eğitimi almış bir kadını hiç çekinmeden ‘cehaletle’ itham ettiler.

Bazen bir yemek yarışmasındaki yarışmacı günlerce lince maruz kaldı.

Bazen bir baba, bir emekçi, bir politikacı, bazen bir sanatçı hedef alındı.

En acısı da hedef kişi veya kişilerin çocuklarına ait verilerin paylaşıldığına tanıklık etmekti. “….. çocuğu falanca okulda okuyor, okul çıkışına gidin/gidelim” ifadeleri ile çocuklar hedef gösterildi.

İnsanlar içindeki vahşiyi, linç kültürünün şehvetine bıraktı.

Ve bazen insanların kendine ait gerçekliği de bozuldu. C grubu sözde sanatçılar, fenomenler, sadece bol takipçileri olduğu için bir anda kendilerini entelektüel birer kanaat önderi zannetti. Bazen günlük hayatta tek bir cümlesini dahi kendi başlarına kuramayacakları içerikler paylaştılar.

Elbette yığın yine düşünmedi ve yine maruz bırakıldı.


İLLE DE ÇOCUKLAR…

Özellikle 18 yaş altı çocukları korumak devletin görevidir. Yazının başında bahsettiğim bir anlamda beşinci kol faaliyeti de olan algoritma oyununa çocuklarımızın gelmemesi, yığınların linç kültürünün aracı olmaması için devlet tedbir almalıdır. Tıpkı TikTok’un sahibi Çin’in kendi ülkesinde TikTok’u kullanmaması ve başka versiyonunu kullanması gibi.

Unutmayın! Teknolojinin gerçek sahipleri ve gerçek kullanıcıları, teknolojiyi icat edenlerdir... Sosyal medya sadece birer eğlence ve iletişim aracı değildir. Özgürlükle falan da pek ilgisi yoktur. Teknolojiyi icat edenler mecrayı yönetir, kullanır ve manipüle ederler. Ve insanları, kendi ürettikleri bilgiye hatta duyguya mahkûm ederler.

Siz, seçici bir kullanıcı mısınız, yoksa bir yığının parçası mı?

Dikkat edin! Teknolojiyi kullanırken, ‘kullanılmayın’.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026