
Düşünme''nin, kendi toprağında derin derin nefes alıp verebilmesi için, her şeyden evvel, kendisine yoldaşlık eden dil''in imkânlarını genişletmesi, ifade aracı olarak seçtiği bu dilin sözcüklerine eski itibar ve haysiyetini yeniden iade etmesi gerekiyor.
Türkiye''de düşünme''nin ve düşünce''nin aşmak zorunda olduğu en önemli engel budur: dil engeli. Şu veya bu yönüyle değil, bütünüyle dil.
Düşünme, ne yapıp edip toprağını yeniden kazıp havalandırmalı ve bu işlemi mümkün olabildiği kadarıyla en derin düzeyde gerçekleştirmeli.
Sorun, bugüne değin yapılageldiği gibi, sadece üslûp, imlâ, sözdizimi, sözcük hazinesi veya sözcüklerin kökeni, vb. tartışma konularıyla sınırlı tutulamaz. Bu sorunlar, esas itibariyle konuşmak ve yazmak (iletişim) için Türkçe''ye ihtiyaç duyanların sorunlarıydı; sanıldığı gibi, düşünmek için Türkçe''ye ihtiyaç duyanların değil.
Düşünmeden konuşulup yazılabilir mi?
Kulağı işiten (dinleyen), gözü gören (okuyan) akl-ı selim sahiplerinin bu soruya vereceği cevabı tahmin etmek hiç de zor olmasa gerek.
Ma''lumu i''lam değil, ilan eden; teşrik-i mesaî yerine teşvik-i mesaî yapan, bir şeyin bir şeyi haiz olduğunu değil, bir şeye haiz olduğunu sanan veya hala-hâlâ-halâ, mütevazı-mütevazi, mütehassis-mütehassıs, mahsus-mahsüs, hat-had, vb. yazım sorunlarıyla başı dertte olan okur-yazar takımının hassasiyetlerini görmezlikten gelmek gibi bir yola sapmayalım ve fakat daha önemli bir şey yapalım: konuşulmayanı konuşmaya, düşünülmeyeni düşünmeye başlayalım.
Türkçe''de ''fenâ'', ''fenâlık'', ''fenâlaşmak'' sözcükleri, hem de üzerinde hiç düşünülmeden, ''kötü'', ''kötülük'', ''kötüleşmek'' sözcüklerinin eşanlamlısı olarak kullanılıyor. (Meselâ, “Çok fenâ bir iş yapmış”, “Ne fenâ bir adam!”, “Bari sen ona fenâlık yapma!”, “Fenâlık eden cezasını bulur!”, “Birden fenâlaştı”, vs.)
Bu sözcüklerin gündelik dildeki kullanımlarını yanlışlamak gibi hatalı bir yola sapacağımız düşünülmesin. Aksine biraz derine kazmak suretiyle, bugün hakkıyla idrak edip kavramakta güçlük çektiğimiz irfan dünyamızın kapısını usulca tıklatmak niyetindeyiz.
Kötü''nün zıddı ''iyi'', kötülüğün zıddı ise ''iyilik''. Türkçemizde daha önceleri, “iyi-kötü”nün mukabili olarak “hayr-şerr” kullanılırdı. (“İyi günler!”, “Hayırlı günler!”, vb.)
Oysa fenâ''nın karşıtı ''beka''dır. Çünkü fena ''geçicilik'', beka ise ''kalıcılık'' demektir. Keza fânî “geçici olan, yok olan, ölümlü”, bakî “kalıcı olan, sürekli olan, ölümsüz” anlamına gelir.
Bu anlamların izini takip edecek olanlar, ''fenâ'' sözcüğünün nasıl olup da ''kötü-kötülük'' anlamı kazandığını kavramakta sanırım pek güçlük çekmezler. Nitekim mezartaşlarının bile “Hüve''l-Bakî” ile taçlandırıldığı bir anlam dünyasında, geçici olana değil, kalıcı ve sürekli olana yönelmiş bir zihin yapısının, geçiciliğe değer vermemesinden, onu bizatihi ''kötü'' olarak tanıyıp tanımlamasından daha tabii ne olabilirdi!
Her şeyden evvel âlem fâniydi.
Mal ve mülk geçiciydi. Eskiler malla, mülkle övünmeyi marifet saymazlar; kalıcı olan, olması gereken ne varsa, malı çoğaltmak, mülkü güçlendirmek uğruna hepsinden, meselâ haysiyet, vakar, hilim, tevazu, adalet, merhamet gibi beşeri ''insan'' yapan bütün aslî niteliklerinden bir çırpıda vazgeçmezlerdi.
Keza makam, mevkii, rütbe, mertebe de geçiciydi. Fânî olduklarını bilenler, makam-mevkii sahibi olmak amacıyla koca bir ömrü heba etmekten çekinir, bizimkileri kayırırken onlarınkine kıymayı “adamlık”tan saymazlardı. Fenalık, fânîlere mahsus kötü işlerin adıydı; kötülüktü, şerrin ta kendisiydi; ve dahî zulümdü. Bu yüzdendir ki Türkçe''de “zulüm ve fenalık” birlikte kullanılırdı.
Sizin anlayacağınız,, ''fenâ'' sözcüğünün anlam dairesi, bugünkü kullanım alanından çok daha geniş.
Biraz daha derine doğru kazarsanız, karşınıza çıkacak olan anlam katmanlarını, inanınız, tahmin bile edemezsiniz; yeter ki Türkçe hakkında fenâ düşünmeyin!
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.