“Şeyhülislam değil sultan haklıydı!”

Erol Göka
Erol Göka Yeni Şafak Gazete Yazarı
05:00, 10/12/2015, Perşembe • Yeni Şafak Haber Merkezi
“Şeyhülislam değil sultan haklıydı!”
Geçen Pazar günü, Balkanları Müslümanlaştırma projesinin siyaseten Yavuz Sultan Selim Han'a uygun geldiği halde, Şeyhülislam Zenbilli Ali Efendi buna müsaade etmediğinden bahsetmiş, dostum İsmail Küçükkılınç'ın aksine Şeyhülislamı haklı bulduğumu söylemiştim. İsmail kardeşim, bir mektupla cevabını gönderdi. İhtilafımızdan rahmet çıksın umuduyla, görüşlerinize sunuyorum.
“Muhterem Hocam; Alaka ile takip ettiğim köşenizde 6 Aralık 2015 günü yayınlanan “Zenbilli Ali Efendi mi halimizin sebebi?” unvanlı yazınızda fakirden de bahsettiğiniz için müsamahanıza ilticaen size bu mektubu yazmaya ictisar ettim. Mağluplar ve zayıflar ahlakîlikleriyle ve geçmiş kahramanlık hikâyeleriyle teselli bulsalar da ara sıra, imkân ve kuvveti haizken tatbik edemedikleri ve bilahare maruz kaldıkları felaketlerin sebebi telakki ettikleri karar ya da tasavvurları da der-hatır edip derin bir iç çekerler.
İngiltere, Fransa ve Rusya hem de bahusus İslam ülkelerini işgalle müstemleke haline getirir, hatta kimi yerde de temsil (asimile) ederken, Osmanlı Devleti'nin asırlardır tebaası olan gayrimüslimleri metbuuna isyan ve istiklal için teşvik ve tahrikte de geri durmazlardı. Bu hazin tenakuzun yegâne sebebi ahlak ve hukuka hürmet değil, kuvvet telakkisiydi. Osmanlı, tebaasına, bu devletlerin işgal ve sömürge ettikleri topraklara reva gördüğünden daha “zalim” muamele ediyor değildi; bilakis Osmanlı adaleti mevsuk ve müsellem bir adaletti. Ancak Osmanlı Devleti'nin talihsizliği, yaşadığı felaketlerin hemen tamamı, Hıristiyan iç-isyan kaynaklıydı. Mora İsyanı'nda Rumlar/Yunanlılar, 93 Harbi'nde Bulgarlar, yine Balkan Harbi'nde kendi tebaamız olan Rum ve Bulgarlar tecavüz, katliam ve vahşette hiçbir hudut tanımıyordu.
Balkan Harbi, izzet-i nefis sahibi hiçbir Müslüman ve Türk'ün sansürsüz anlatamayacağı mezalimlerle meşbu idi. Balkan Harbi, sadece vatansız kalma değil, yok olma tehdit ve tehlikesini de tevlit ettiği, buna da daha dünkü tebaamız olan unsurlar sebep olduğu için birileri dizlerine biraz daha fazla vurup “ahhhh” etti. Hıristiyan çocukları Yeniçeri yapmak için bazı istisnalar haricinde aile rızasını aramayan, bunu meşrulaştırmak için zorlama tevillere bile müracaat eden Osmanlı'nın elinde imkân ve fırsat varken, Hıristiyan unsurları kavmen “toplu ihtida” için icbarı, sevk ya da teklifi ihtiyar etmemesi dinî kaygılardan ziyade mahrum kalınacak vergiden, yani malî-iktisadî endişeden kaynaklanıyordu. Arnavut, Boşnak ve Pomak unsurların ihtidası, aslında Osmanlı'nın diğer unsurlar için de suhuletle bu neticeyi istihsal edebileceğine delil değilse bile kuvvetli bir karinedir.
Yavuz, bir katliamı asla ve kat'a tasavvur etmemiş, tabir-i caizse “millî birlik” için ihtida ve tehcir arasında bir tercihi teklif tasavvurunda bulunmuştur. Üstelik Kazan mezalimine de ömrü vefa edip yetişememiştir. Kazan Tatar-Türklerinin maruz kaldığı felaket daha fecidir. Tatarlar, birlik olup isteseler, o zamanki Moskova Knezliğini kâmilen işgal ve halkını da İslam edebilirlerdi. O zaman Tatar ve Rus nüfusu arasındaki makas çok açık olmadığı gibi Kırım Tatarlarının Kazan'ın işgalinden sonra bile Moskova'yı yıkıp-yakacak kuvvet ve kudretleri de mevcuttu. Rusya'yı Rusya yapan, Kazan'ın düşmesidir. O tarihten sonra cihanda eşine tesadüf edilmeyen Hıristiyanlaştırma zulmü başlamış ve 3 asır müddetince temadi etmiştir.
Yavuz'un Balkan Harbi vesilesiyle çokça hatırlanmasının bir sebebi de Bulgarların işgal ettikleri Batı Trakya'daki Müslüman çoğunluğu, bahusus Pomakları zorla tanassur (Hıristiyanlaştırma) faaliyetleri idi. Ne yazık ki, Batı Trakya Müslümanlarının feryad u figanına Osmanlı Devleti icabet edecek halde değildi. Ne zaman ki, Enver Bey ve Teşkilat-ı Mahsusa'nın özünü teşkil edecek İttihadçı arkadaşları Edirne'yle Batı Trakya'yı istirdat ve Bulgar komitacıları yok etti, işte o zaman Hıristiyanlaştırılan Müslümanlar, sevinç gözyaşlarıyla ve merasimle kelime-i şahadet getirip huzura kavuştular.
İslam ahlakı; ön-tedbir, meşru müdafaa veya misillemeyi dışlar mı? Kanaatimizce bu, her bir duruma, zamana ve zemine göre ayrı bir mütalaa ve cevabı icap ve iktiza ettiren bir sualdir. Bosna'da Sırplar, Müslüman sivil halka her türlü vahşeti ika ederken Aliya, misillemeye izin vermemişti. Bu doğru bir karar ve tercih miydi? Sırplar, bir karşılık görmeyeceklerinin garantisiyle mi günden güne daha da azmışlardı? Aliya, bu kararla Sırp vahşetini durdurmasa bile yavaşlatacak bir karşı-tehdidi peşinen harcayarak zulme maruz kalan sivillerin günahını mı almıştı? Aliya mı doğruydu yoksa misliye karşılık verilmesinde ısrar eden bazı komutanları mı? Bence cevabı çok kolay verilecek bir soru değil.
Bir kanaat veya tercihi müdafaa etmek, onun her hal ve şartta makul, meşru ve muhik olduğunu iddia etmek demek değildir; hiç olmazsa travma yaşamış ferdler gibi milletlerin de dizlerine vurup ahhh demelerine müsamaha göstermek lazım gelir; yoksa bu asırda hiçbir milletin başka bir milleti koyla kolay asimile etmesi ne melhuzdur, ne de mümkün… Selam ve hürmet ederim.”
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026