Türkiye Yüzyılı sadece ülkemize dair bir vizyon değil. Teknolojik atılımlar, ekonomik kalkınma planları, devasa yatırımlardan ibaret de değil. Türkiye Yüzyılı vizyonu; medeniyetler beşiği Anadolu‘nun kadim değerleri ve irfanından aldığı güçle tüm dünyanın, insanlığın meselelerine çözüm üretme iddiasını ve ideallerini taşıyor. Bu büyük iddia; aileye dair hassasiyetlerin yüksek sesle dile getirilmesi ve aile kurumuna yönelen tehditlere dair ortaya konan duruşla somutlaşmış durumda. Cumhurbaşkanı Erdoğan
Türkiye Yüzyılı sadece ülkemize dair bir vizyon değil. Teknolojik atılımlar, ekonomik kalkınma planları, devasa yatırımlardan ibaret de değil.
Türkiye Yüzyılı vizyonu; medeniyetler beşiği Anadolu‘nun kadim değerleri ve irfanından aldığı güçle tüm dünyanın,
insanlığın meselelerine çözüm üretme iddiasını
ve ideallerini taşıyor.
Bu büyük iddia; aileye dair hassasiyetlerin yüksek sesle dile getirilmesi ve aile kurumuna yönelen tehditlere dair ortaya konan duruşla somutlaşmış durumda.
Cumhurbaşkanı Erdoğan bir süredir, aile kurumunun küresel çapta saldırıya uğradığını dile getiriyor ve tüm insanlığın büyük bir çıkmaza sokulmak istendiğini görerek konuşuyor. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin, İstanbul Sözleşmesi’nden geri adım atmasının temelinde de
görme ve tehlikenin farkında olma feraseti var.
Erdoğan, iki yıl önce katıldığı bir programda “
milletimizin ataerkil veya anaerkil değil, aile-erkil bir millet olduğunu söylüyoruz
” demişti.
Gücünü, disiplinini, eğitimini ve otoritesini aileden alan,
ailede kurulan bir toplumuz
. Tüm olumsuzluklara rağmen bugün
Batı’nın düştüğü içler acısı halde değiliz
. Toparlanma ve yeniden güçlendirme için asla geç kalınmış değil.
AK Parti’nin 14 Mayıs seçimleri beyannamesinde yüzlerce vaat, proje ve vizyon politikaları yer aldı. Salonda canlı izledim. Kitapçığı uzun uzadıya inceledim. Hiçbir öneri ve söz birbirinden bağımsız değildi. Özellikle de
gençler, kadınlar, aile, eğitim ve kültür konularındaki başlıklar birbirlerini tamamlamak üzere
hazırlanmıştı.
Ailenin temeli olan evliliği özendirmek ve kolaylaştırmak için yeni evlenecek gençlere; iki yıl geri ödemesiz 48 ay vadeli ve “sıfır faizli” 150 bin TL kredi verilecek mesela. Ben buna kredi değil de “
borç” demekten yanayım; “güzel borç.” Arapçası “karz-ı hasen
” olan bu kavram Kur’an-ı Kerim’de de beş yerde geçiyor.
Beyannameye bakılırsa; gençlere evliliğe ve aile kurmaya teşvik edenler sonrasını da planlıyorlar.
Aşağıdaki beş vaadi de “
” için ekonomik ve sosyal destek olarak yorumlayabiliriz:
* Emeklilik yaşı, özellikle kadınlarda çocuk sayısına göre esnetilecek.
* Annelerde olduğu gibi babaların da esnek çalışma imkanları esnetilecek.
* Kadın ve erkeğin evlilik bağıyla kurulan aileyi her türlü zararlı eğilimden koruyucu tedbirler alınacak.
* Hem çalışmak hem çocuğuyla ilgilenmek isteyen kadınlara uzaktan çalışma/kısmi çalışma gibi alternatif çalışma imkanları tanınacak.
* Çocuk bakım mesleğinin kayıtlı hale gelmesini ve profesyonelleşmesi desteklenecek.
Erdoğan ve AK Parti temelinde aileyi güçlendiren, neslin devamının tüm insanlık için ne kadar önemli olduğunu gösteren, tehlikelere, yozlaşmaya karşı duruş gösteren bir beyanname sunmadı sadece. Erdoğan, LGBT ideolojisinin dayatmalarına karşı “
”
konumundaki Türkiye’ye gözünü diken küreselcilere de meydan okuyor.
BM öncülüğünde tüm dünyaya empoze edilen “
”
gezegeni merkeze alarak dünyanın sürdürülebilirliğine odaklanıyor. Türkiye’nin “Türkiye Yüzyılı” vizyonu ise insanı merkeze alarak, insanlığın sürdürülebilirliğini tehdit eden akımlara karşı medeniyet değerlerimizden süzülen çözümleri somutlaştırıyor. Bu öyle temel bir fark ki;
yakında tüm dünya bu noktada bir tercih yapmak durumunda kalacak.
Biz de bir tercih yapacağız ve bu
yol ayrımı 14 Mayıs‘ta kurulacak sandıkta önümüze gelecek.
İnsanı yani doğalı, yaratılmış olanı mı seçeceğiz yoksa modernizm kılıfında sunulan, insanlığı yok oluşa götüren, propaganda ve dayatma ile sunulan
küresel ajandayı mı seçeceğiz?
İçinde bulunduğumuz büyük tehlikeyi, sokulmak istendiğimiz dönülmez yolu ve herkesin gözlemlediği manevi çöküşün sebeplerini anlayabilsek; “
aile-erkil bir millet” olarak siyaset yapmanın ötesinde, kişilerden bağımsız kararlar veririz.
Bundan adım gibi eminim.
#Seçim Beyannamesi
#Aile
#İstanbul Sözleşmesi
#Evlilik
#Ersin Çelik