Yazarlar Çocuklara el koymayı da tartıştıracaklar

Çocuklara “el koymayı” da tartıştıracaklar

Ersin Çelik
Ersin Çelik Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Twitter için Türkiye’deki gündem ‘kaosunun merkezi’ demeye devam edeceğim. İsteyen istediği şekilde gündemi bir tweetle belirleyebiliyor. Sabote edebiliyor. Twitter aynı zamanda; netameli meselelerin kulaklara ilk olarak fısıldandığı, akıllara düşürüldüğü ve bir şekilde tartışmaya açıldığı en etkin platform. ‘Toplum ne düşünüyor’ sorusunun yanıtını birkaç saatte almak mümkün. CHP’li, Avukat Feyza Altun da Twitter’ı bu yönüyle çok iyi kullanıyor. Çok iyiden kastım, çok iyi kaos tertipliyor. Toplumun sinir uçlarıyla oynuyor. Damarlara basıyor. Kendisine laf söylenince de feryadı koparıyor. CHP içine kanca atıp birilerine aba altından sopa göstermişliği de var, AK Partililerden nefret ettiğini beyan etmişliği de.

Fakat son paylaşımı, siyasi çıkışlarının ötesindeydi. Son birkaç yıldır Türkiye’de etkin bir güç oluşturan LGBT ideolojisinin sonraki hamlesi olan, aslında gelecek nesilleri inşa etmek istedikleri “trans çocuklar” projesinin Türkiye’deki fitilini ateşledi. Biz Yeni Şafak olarak 2 yıl önce LGBT lobisinin hedefinde çocuklar olduğuna dikkat çekmiştik. Hamleyi Feyza Altun'un çıkardığı kaosla yaptılar.
İstenilen de buydu zaten. Tartışma ortamı oluşturuldu. Peki ne yapacak, görmezden mi gelecektik? Şöyle düşünülebilir; “Feyza Altun attığı tweetle kalsın. Tepki gösterirsek etkileşim alır, herkesin gündemine girer. Çoluk çocuk haberdar olur. Zihinler bulanır.” Evet sosyal medya hayatımıza girmeden önce Feyza Altun görmezden gelinebilirdi. Kendi çalar kendi söylerdi. Fakat artık mümkün değil.

LGT lobisi tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de büyük ve köklü markaları, siyasi partileri, siyasetçileri, sanatçıları, oyuncuları, futbolcuları etkisi altına aldı. Bu etki 'kabullenmekle' sınırlı değil tabii. Mutlaka içerik üretmek, paylaşım yapmak, bayraklarını taşımak, hatta köklü markaların logolarını değiştirmeye kadar vardı. Fakat bunlar bir anda olmadı. Toplumun nabzı ölçüle ölçüle yapıldı.
CHP-LGBT iş birliği önemli bir örnek. Birkaç hatırlatma yapacağım. Önce 2016 yılında Kadıköy ve Şişli belediyeleri reklam panolarını LGBT örgütlerine tahsis etti. Ertesi yıl yine CHP’li Nilüfer Belediyesi, mahalle komitelerine LGBT kotası koydu. CHP’li seçmenler bile itiraz etti. Fakat CHP ve LGBT adım adım ilerlemeye devam etti. Çankaya ve Şişli Belediyeleri 2018’de LGBT karşıtlarına karşı kampanya başlattı. CHP 2019 yılında ise kurumsal olarak hareket etti. İzmir, Mersin, Eskişehir, Çanakkale, Edirne ve İstanbul’da Şişli, Kadıköy, Maltepe, Ataşehir ve Avcılar’ın da aralarında olduğu 33 belediye resmi sosyal medya hesaplarından LGBT görsellerini paylaşıp destek mesajı yağdırdı. Aynı şekilde HDP’nin de LGBT lobisinde önemli bir konumu var.

Anlaşılıyor ki LGBT'nin siyasi zeminini CHP ve ittifak ortağı HDP oluşturuyor. Muhtemelen de önümüzdeki seçimlerde bu lobinin politik hamlelerini de üstlenecekler. LGBT ideolojisi, CHP’nin propaganda süreçlerinin bir parçası olursa hiç şaşırmayacağım. Zaten Kemal Kılıçdaroğlu da "LGBT, Türk aile yapısını bozuyor mu?" sorusuna "Hayır, ilgisi yok. Niye aile yapısını bozsun?" yanıtını vererek tavrını açıkça ortaya koymuştu.

Diğer yandan diziler, filmler, belgeseller, eğlence serileri eğer LGBT destekçisi değilse platformlarda kendilerine yer bulamıyor artık. Netflix’te eşcinselliği savunmayan, meşrulaştırmayan dizi yok mesela. Bizim bilmediğimiz, ya da kamuoyuna deklare edilmemiş fakat taraflarının çok iyi bildiği ve uyduğu bir kural var sanki. Hemen her içerikte en az bir eşcinsel karakter mutlaka öne çıkarılıyor. Toplumu ve özellikle de gençleri, anne babaları tüm iletişim kanalları ile ilmek ilmek işleyen bir yapıdan bahsediyoruz. Feyza Altun’un attığı tweeti bu yüzden görmezden gelemeyiz. ‘Çocuk çocuktur’ demenin ötesine geçecek söylemler geliştirmek, önlemler almak gerekiyor.
LGBT lobisi; kamuoyu oluşturmak, argüman sunmak ve haklılık dayatması yapmakta bütün dünyayı dize getirecek bir güce erişiyor. Türkiye ve Rusya gibi son kale ülkeleri de zorluyorlar. Bugün ‘trans çocuklar vardır’ tweeti attılar yarın çocuklara el koymaya, onların cinsel kimliklerini değiştirmeye dönüştürmeye kalkışacaklar. Hatta kalkıştılar bile. CHP’li Şişli Belediyesi çalışanı bir eğitmenin, Tarlabaşı’ndaki merkezde çocuklara LGBT eğitimi verdiği birkaç ay önce ortaya çıktı. Gazeteci Özlem Doğan skandalı haberleştirince, çocuklara verilen LGBT eğitimlerinin paylaşımları tek tek kaldırıldı.
'Ne yapmalıyız' sorusu elbette hayati ama öncesinde neler olup bittiğine, karşımızda nasıl bir yapı olduğunun farkına varmamız gerekiyor. Bu konuda GZT’den Murat Soydan’ın hazırladığı ve özellikle de BBC ekosisteminde üretilen içeriklerle önce ailelerin sonra da 3-4 yaşlarındaki çocukların nasıl cinsiyet değiştirmeye yönlendirildiğini anlatan videoyu mutlaka öneriyorum.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.