
Geçen Pazartesi (1 Ekim 2012) bizim medyamızda pek yerini bulmayan ama dünya tarihi için çok önemli bir isim olan Marksist tarihçi Eric Hobsbawm hayata gözlerini kapadı.
Yahudi bir ailenin İskenderiye"de dünyada gelen evladı olarak ilk gençliğini Berlin ve Viyana"da idrak etmiş, eğitimine Almanca konuşan ülkelerde başlamış, dünyanın savaşa hazırlandığı yıllarda önce yetim sonra öksüz kalmış Hobsbawm"un ölüm haberi "20. Yüzyıl"ı boydan boya geçmiş olan Marksist İngiliz tarihçi zatürreeden öldü" diye verildi.
Toprağı bol olasıca Hobsbawm, tarihçiler kadar belki de tarihçilerden daha çok sosyologlara ufuk açan bir araştırmacı idi. İlk gençlik yıllarından itibaren arkadaşlarına, Eric"in bilmediği bir şey var mı acaba sorusu ile teferruatlara dair hâkimiyetini tescillettirmiş olan tarihçi, geçmişin gündelik hayat tasavvuru için daima ilk başvurulacak kaynağım oldu. Özellikle 1875–1914 yıllarını analiz ettiği İmparatorluklar Çağı kitabıyla.
Mesela Uzak Ülke romanını yazarken Fatma Aliye"nin bisiklet üzerinde verdiği poza saatlerce bakar sonra bu pozu nereden nasıl anlamlandırabileceğim konusunda çaresiz kalırdım. Bir gün kütüphanede raflara saf saf bakarken adı geçen kitap yere düşüverdi. Bu tür düşüşlerin bir lütuf olduğuna daima inanmışımdır. Kitabı yerden kaldırdım, laf olsun diye indeks kısmında bisiklet ibaresini aradım. Buldum mu? Buldum.
Yıldız Üniversitesi"nde geçen ay yapılmış olan "İslami bisiklet mümkün mü" tartışmalarının zihninizde bir dosya açmış olduğuna inanarak sizin için Hobsbawm"un bisiklete dair yazmış olduğu satırları alıntılıyorum. Bu alıntıyı okurken lütfen yazarın tarihi nasıl canlı, teferruatlara hâkim, esnek ve geçişken bir metin olarak kaleme almış olduğuna dikkat ediniz. Özelikle taze havaya yapmış olduğu vurguya yoğunlaşmanızı öneriyorum:
"...Orta sınıf kadınlarının burjuva evinin loş kozasından açık havaya çıkmaları önemliydi; çünkü bu, aynı zamanda (en azından bazı durumlarda) elbiselerin ve korselerin hepsinden kaçmak anlamına geliyordu. İbsen"in kadın kahramanının kurtuluşunu, Norveç evine dolan taze havayla simgelemesi rastlantı değildir. Spor genç erkek ve kadınların evin ve akrabaların yarattığı sınırlamaların dışında çiftler olarak bir araya gelmelerini sağlamakla kalmadı. Kadınlar az sayıda da olsa yeni gezi ve dağcılık kulüplerine üye olurken o büyük özgürlük aracı, bisiklet kadınları (hareket özgürlüğüne daha fazla ihtiyaç duyduklarından) erkeklere oranla daha çok özgürleştirdi."
Fatma Aliye Hanım"ın bisiklet üzerinde verdiği poza Ahmet Mithat Efendi ne demişti acaba?
Ahmet Mithat Efendi"nin Fatma Aliye"nin o pozuna dair değerlendirmelerine henüz rastlamadım. Ama velesbite binen kadınları hiç hoş karşılamadığını biliyorum. Mektuplarında sık sık "Siz kadın mısınız?" diyerek iltifat ettiği, "onurlandırdığı" Fatma Aliye Hanım"ı bu pozundan dolayı olsa olsa takdir etmiştir diye düşünüyorum. O "bir kadın olmadığına" göre.
Ahmet Mithat Efendi 1912 yılında yetim çocuklara ders verdiği okulda hayata gözlerini kapadı. Yani 100 yıl önce.
Ahmet Mithat Efendi"den bu yana teknolojik anlamda dünya çok değişti. Ki merhum teknolojiye vurgundu. Fransız romanında rastladığı teknolojik bir aleti mesela telefonu romanına katmaktan ayrı bir zevk alırdı. Ne ki hiç görmediği telefonu romanına polisiye bir unsur olarak katarken -bir nevi telekulak- bu gün bizim ne ütopya ne gerçek olarak değerlendiremeyeceğiz çocuksu bir sahne kurduğu endişesini hiç taşımazdı. (Bkz Dürdane Hanım romanı)
Gündelik hayatın içinde ya da kamusal mekânda kadınlara dair o günden bu yana tutumlar ve davranışlar konusunda neler değişti? Sorunun cevabı, dikkatinizi ve verilerinizi hangi coğrafyada ve hangi sınıftan topladığınıza göre değişecektir. Bizim ülkemizde kamusal alana giren "saygın" kadınlara "er kişi niyetine" muamele pek değişmedi.
Başa dönersek tarihçinin gündelik hayata dikkati olarak Hobsbawm"un yeni kitaplar yazmayacağını bilmek merakın bir yanı eksik kalacak hüznünü dolduruyor içime.
Hobsbawm Yahudi kökenli bir ailenin Marksist çocuğu olarak yaşadı. Tarihin içinde hayatın anlamını bütünlemeye çalışarak...
Kimliklere değil şahsiyetlere dikkat kesilen bu satırların yazarı, bu yazıyı ilme adanmış bir hayatın arkasından şükran duygusu ile yazdı.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.