Gıda güvenliği için takip sistemi

00:0010/01/2014, Cuma
G: 11/09/2019, Çarşamba
Fikri Türkel

Gündemin yoğunluğu, hayati derecede önemli detayları atlamamıza sebep oluyor. Bunlardan birini bugün yorumlamak istiyorum.Yılbaşında başlaması gereken ve uygulama zorunluluğu önümüzdeki ağustos ayına ertelenen Ürün Doğrulama ve Gıda Takip Sistemini (ÜDTS) tartışmaya vakit kalmadı.Aslında dünyada bir ilk olma özelliği ile yola çıkıldı. Hazırlıklar yapıldı ve karekod dediğimiz akıllı telefonlarla bile okunan gıda izlenirliği için dev adım atıldı. Karekod sistemi ilaçta uygulanmaya çalışılıyor. Gıda,

Gündemin yoğunluğu, hayati derecede önemli detayları atlamamıza sebep oluyor. Bunlardan birini bugün yorumlamak istiyorum.

Yılbaşında başlaması gereken ve uygulama zorunluluğu önümüzdeki ağustos ayına ertelenen Ürün Doğrulama ve Gıda Takip Sistemini (ÜDTS) tartışmaya vakit kalmadı.

Aslında dünyada bir ilk olma özelliği ile yola çıkıldı. Hazırlıklar yapıldı ve karekod dediğimiz akıllı telefonlarla bile okunan gıda izlenirliği için dev adım atıldı. Karekod sistemi ilaçta uygulanmaya çalışılıyor. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı gıda takip sistemindeki amacını şöyle açıklıyor:

"Ürün Doğrulama ve Takip Sistemi, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından hayata geçirilen, sahte, taklit ve tağşiş edilmiş ürünlerin üretimini, satışını engelleyerek, halkın güvenli gıdaya ulaşmasını amaçlayan yeni bir denetleme ve takip sistemidir".

Malum sahte ballardan çok çektik. Gıda takviyelerinin sonuçları belirsizliğini korudu. İlaç kalıntılı kaçak çaylara hep şüpheyle baktık. Alkolden zehirlenen turistleri hatırlayın. Türkiye bunlar için tazminat ödedi. Yağların, etlerin muhteviyatı konusunda çok tartışmalar yaşandı. Özellikle de bebe mamalarında çok kere spekülatif haberler okuduk. Enerji içecekleri, formülasyonu belli olmayan gıdalar da bunlara eklenebilir.

Sadece 75 milyon Türkiye vatandaşı sağlığı, 30 milyon turistin beslenmesi ve tercihleri, 10 milyarlarca ihracat, bir o kadar da ithalatı ilgilendiren bir konudan bahsediyoruz. Artık kendi ürettiğimizi tüketmiyoruz ve şüpheye mahal bırakmayan bir standardta beslenmek istiyoruz. Gıda güvenliği günümüzün ve geleceğin en önemli konularından biri olmaya devam edecek.

Herkes yediğinden içtiğinden emin olmak, daha sağlıklı, daha besleyici ve diyet bilgilerine sahip olarak gıdasını tüketmek istiyor. Hayat standardı yükseldikçe, dünya ile entegre oldukça bu hassasiyet artıyor.

İşte Bakanlık bu 7 ürün grubu (alkollü içkiler, takviye edici gıdalar, bal, enerji içecekleri, siyah çay, bitkisel sıvı yağlar, bebek mamaları, formüllleri, ek gıdalar" için ÜDTS adıyla bir takip sistemi oluşturuldu. İleriki yıllarda bütün gıda ürün grupları için uygulanabilecek bir altyapı da oluşturulmuş durumdaydı.

Şüphe ettiğiniz bir ürünle ilgili olarak, cep telefonunuzdaki QR Kod veya karekod işaretini okutuyorsunuz, gıdanın bütün özelliklerini görüyorsunuz.

Helal Sertifikası konusunda Faruk Başer Hocamıza bu konudan bahsetmiştim. Eğer böyle bir takip sistemi yoksa, "Helal Sertifikası" sağlıklı işlemez, sadece iyi niyetten ibaret kalır.

İlaç kalıntısı, hormon kullanımı, GDO şüphesi, taklit, sahtelik gibi aklınıza gelebilecek pekçok soruyu da bu sistemle çözebilirsiniz. Hatta "Sürdürülebilirlik" açısından karbon ayak izi, sudaki ayak izi gibi geleceğin çok önemli verilerine de ulaşmak mümkün olacaktı.

Aslında bu sistem uygulanabilirse böyle takdir edici bir sistemden bahsediyoruz.

İki yıl önce de Hal Kanunu ile tarım ürünlerini kayıt altına alınan bir sistem yazılımı yapılmıştı. Ancak yazılımda ve uygulamada sorunlar çıktı ve kadük kaldı. ÜDTS için de böyle bir ihtimal doğabilirdi.

Sistemin uygulanırlığı önümüzdeki ağustos ayına ertelendi. Muhtemel ki daha da ileri tarihe atılacak. Neden mi?

Makul bir uygulama her zaman doğru sonuçlar vermez. Gıda, gübreden başlayan bir işlemler ve karışımlar zincirinin ürünüdür. Ne yazık ki teknoloji olarak en alt düzeyde kişilerle ilk adımları atılmaktadır. Tarım ve hayvancılık konusunda atılan onca ilerlemeye rağmen istenilen eşit seviye yakalanmadığı gibi bir de ileri işleme safhasında on binlerce gıda tesisinde üretim süreçleri yenilenmek zorundadır. Anlatayım...

Öncelikle gıdaları tanımlayan en önemli unsur etiketidir. Türk Gıda Kodeksi ve Etiket Tebliği Yönetmeliğinin düzenlemeleri ve zorunlu kıldığı bilgiler etiketinde olması gerekiyor. Yeni bir Etiket Tebliği yapılmadan yeni bir sistem, karekod vs uygulamaya geçmesi mümkün görülmüyor. Yönetmeliğin 14. maddesinde " Zorunlu etiket bilgileri; kolayca görülebilecek, açıkça okunabilecek ve silinmeyecek şekilde dikkat çekici bir yere yerleştirilir....." deniyor. Karekod yetmez, bütün bilgiler açıkça yazılması gerekiyor.

Raflardaki etiketlerin yırtılması, silinmesi sistemi işlersiz hale getirecektir. Ayrıca Android, IOS veya diğer mobil uygulamalarda aynı başarılı okumaları verebilecek yapıda olacaktır.

Madem mobil uygulama ile takip edilebilecek, bu durumda şikayet, yetki ve hak arama noktasında sms, email veya başka yollarla doğrudan ulaşabilecekleri bir muhatap da etikette bulunması gerekmektedir.

40 binin üzerinde gıda işletmesinden bahsediyorum. Her birinin üretim süreçleri yeniden ele alınacak, karekod ve istenilen özellikleri geriye dönük takip edecek aparatlar makinalara eklenecek, etiketler yeniden düzenlenecek ve ilgili şikayet ve bilgi talepleri için idari yapılanmalar yapılacak.

Diğer taraftan ihraç edilen ürünler, AB ve diğer ilgili ülkelerin taleplerine uygun hale getirilecek, ithal edilen ürünler bakımından da ilgili ülkelerle görüşme süreçleri tamamlanacak.

Özellikle üretim süreçleriyle ilgili diğer teknik detayları endüstri mühendislerine bırakıyorum. Büyük işletmeler buna uyum sağlayabilir ancak onbinlerce küçük işletme için altından kalkılamayacak bir durum söz konusudur.

Yangın, sel, deprem gibi tabii afetlerde firmalar üretimlerini taşaronlarla sürdürürler. Bu durumlarda entegrasyon ve takip sistemine uyalamayacağı için nasıl bir yol izleneceği net değildir.

Sistemin işleyişini takip yetkisinin de bakanlığın hangi biriminde olduğu da yönetmelikte belirtilmemektedir.

ÜDTS veya gıda takip sistemi (ben gıda izlenirliği ifadesini daha uygun buluyorum) sağlıklı hale gelinceye kadar, bildik yöntemlerle üretime ve kontrole devam edeceğiz. Malum Bakanlık her yıl denetimleri artırıyor ve hala yeterli olmuyor.

Gıda güvenliğini konuşmaya devam edeceğiz...