
Laikliğin yeniden tanımlanması meselesinden ilahi korolarının kılık kıyafetine, iptal edilmiş bir Kur''an okuma yarışmasından cumhurbaşkanlığı seçimine kadar uzanan ve tuhaf bir şekilde “Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk''ün ''Ne mutlu Türküm diyene!'' anlayışına karşı çıkan herkes Türkiye Cumhuriyeti''nin düşmanıdır ve öyle kalacaktır” diye “özet”lenen karmakararışık bir basın açıklaması var önümüzde. Bazı çevrelerin tesirinde kalarak alelacele kaleme sarıldığı anlaşılan Genelkurmay Başkanlığı''nın bu açıklamasında derli toplu olan tek mesaj, siyasete müdahale mesajı.
Kamuoyuna saygı ile duyuruluyor: “Son günlerde, Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde öne çıkan sorun, laikliğin tartışılması konusuna odaklanmış durumdadır. Bu durum, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından endişe ile izlenmektedir. Unutulmamalıdır ki, Türk Silahlı Kuvvetleri bu tartışmalarda taraftır ve laikliğin kesin savunucusudur. Ayrıca, Türk Silahlı Kuvvetleri yapılmakta olan tartışmaların ve olumsuz yöndeki yorumların kesin olarak karşısındadır, gerektiğinde tavrını ve davranışlarını açık ve net bir şekilde ortaya koyacaktır. Bundan kimsenin şüphesinin olmaması gerekir.”
Bu ne demek? Şu demek: Genelkurmay Başkanlığı, “özde laik” olduğundan kuşku duyulan bir şahsın dışişleri bakanlığı ve hatta başbakanlık yapabileceğini ama cumhurbaşkanlığı makamına oturamayacağını zira oturduğu takdirde laikliğin elden gideceğini ileri süren ve bu konuda Ak Parti ile tartışmaya giren CHP, ADD, Türkan Saylan vs''yi desteklemekte, onların aşırı laiklik yorumunu tartışılmaz doğru kabul etmekte (zaten ''tartışalım'' diyenlere mim koymakta) ve bu sorunlu yorumu herkese zorla kabul ettirmek için göreve hazır olduğunu ilan etmektedir! “Türk Silahlı Kuvvetleri bu tartışmalarda taraftır ve laikliğin kesin savunucusudur”, “gerektiğinde tavrını ve davranışlarını (dikkat buyurun, hem TAVRINI hem DAVRANIŞLARINI- ha) açık ve net bir şekilde ortaya koyacaktır” şeklindeki ifadeleri başka türlü okumak mümkün mü? Ben başka türlü okuyamıyorum ve Genelkurmay Başkanlığı''na teessüf ediyorum. Siyasete yapılmaya çalışılan bu “balans ayarı”na yüksek sesle itiraz etmeyen siyasetçilere ve aydınlara da teessüf ediyorum. Hele, müdahalenin kokusunu alır almaz esaslı duruşlarını bozup esas duruşa geçenlere hepten teessüf ediyorum.
28 Şubat, korkunun üzerinde yükselmişti… Korkmak, sinmek, mıy mıy etmek yok! Genelkurmay Başkanlığı''nın basın açıklaması, demokrasiye sözde değil özde bağlı olan herkese şunları düşündürtmeli ve söyletmelidir:
1. Laikliğin ne olduğunu ve nerede, nasıl, ne kadar tehdit edildiğini ''tayin'' etmek, sonra da laikliği korumak için ne yapmak lazım geldiğine karar vermek, Türk Silahlı Kuvvetleri''nin işi değildir. Onun işi olduğu şeklinde yorumlanabilecek yasalar varsa, bu yasalar derhal değiştirilmelidir. Bilhasa TSK İç Hizmet Kanunu değiştirilerek, kendini siyasete müdahaleye mecbur hisseden TSK üzerindeki bu psikolojik yük kaldırılmalı, TSK rahatlatılmalıdır.
2. Rejime “sözde değil özde” bağlılığın laiklik müdafaasıyla (laikliğin aşırı bir yorumunun müdafaasıyla) sınırlı tutulması, rejimin diğer temel nitelikleri olan demokrasi ve hukuk devleti ilkelerine yeterince vurgu yapılmaması dikkat çekmektedir.
3. Bir ilahi korosundaki küçük kız çocuklarının başlarındaki örtü ciddi bir tehdit olarak kamuoyunun dikkatine sunulurken, “öldürmeye ve ölmeye” yemin eden, açıkça demokrasinin rafa kaldırılmasını savunan, darbe çığırtkanlığı yapan, hatta anayasal düzeni silah zoruyla değiştirmeye fiilen teşebbüs ettikleri yönünde ciddi iddialar bulunan emekli subayların hiç şikayet konusu edilmemesi hayretle karşılanmaktadır.
4. Askeri müdahalelerin veya müdahale tehditlerinin memleketi krizden çıkarmak şöyle dursun her seferinde yeni yeni krizlere sürüklediği (üstelik, müdahaleye maruz kalan / tehdit edilen kesimleri neticede güçlendirdiği) açık seçik ortada olduğu halde bu işten bir türlü vazgeçilmemesi de hayretle karşılanmaktadır.
5. Siyaset sınıfı, fena halde bıkkınlık veren bu işi sona erdirecek bir tavır geliştirmelidir.
6. Emrinde bulundukları (astı oldukları) siyasi iradeden memnuniyetsizliklerini ve rahatsızlıklarını sık sık dile getirerek ast-üst ilişkisini sürdürmekte zorlandıkları intibaını uyandıran memurlara emeklilik ve istifa seçenekleri hatırlatılmalıdır.
Budur!
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.