
Buraya kadar sorun yok.
Kim neyi istiyorsa onu savunsun ve eleştirsin.
Girdiği polemiklere de diyeceğim bir şey yok, gerekli cevabı üslubunca aldı.
Ama hatırlatalım 7 Haziran sonrası
nu da hararetle savunan, savunmakla da kalmayıp, “Ak Parti yoksa biter” diyen oydu!
Lakin bu sefer baltayı taşa tam vurdu..!
Zira,
duruşu bu kez ona
partisinin tabanının bir kısmını
göstertti!
Adam, hiç yüzü kızarmadan, hiç umursamadan Ak Parti seçmeninin kahir ekseriyetinin
filan
olduğunu söyledi. Bir de dalgasını geçti,
diyerek..!
Şu ana kadar da Ak Parti çevrelerinden, “hadi oradan densiz” diyen çıkmadı, hayret!
Diyor ki, özetle: “
şehirli
Hal böyle olunca da çoğunluğun sevindiği günü bayram ilan edelim!”
veya daha görkemli bir olayı uygun bulanlar için kongre tarihi olan
Kurduğu cümle aynen bu.
Bir çıkarımda daha bulunuyor:
“Son dönemde başka hiçbir olayda toplumun bu denli 'sevinçte' buluştuğuna tanık olmadık.”
Eee…
Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun görevi bırakmasının bir “zorlama ile” olduğunu söyleyen köşebaz, bu zorlamaya üzülenlerin vasfını da şöyle açıklıyor: “…Dikkate alınması gereken
Davutoğlu ile birlikte
. Çoğunlukla
. Toplam nüfusun en fazla
Bu seçkinci yazar, Ak Parti'yi kendince kategorize etmiş.
-Davutoğlu'nun cuma günü
'nin türbesinde duaya durmasını…
Cumartesi günü
açmasını…
Dönüşte Esenboğa'dan Ankara'ya gelirken uğradığı
vermesini hadi anlamadı diyelim…
Konya'da
Neyse devam edelim…
Diyor ki köşebaz, “Buna karşılık Davutoğlu'nun
.”
diyerek kendince milletle dalgasını geçiyor.
Ona bir önerim var ama…
İstersen gel teklif edelim
Ben bunu söylesem
kalır!
Oysa sen buna benzer bir şeyi önerme cüretini göstererek kendi,
göstermiş oldun!
Ha bir de
…
Allah senin gibilerin danışmanlığından Ak Parti Genel Başkanı'nı ve Başbakanı muhafaza etsin!
“İki kaptan bir gemiyi batırır” diyor eskiler. Doğrudur da! Buna mukabil Hazreti Peygamber (as) “Üç kişi
” diyor.
Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun “kongrede aday olmayacağım” başlıklı konuşmasında ısrarla
na işaret etmesi bende yukarıdaki iki öğretiyi hatırlattı.
Yol arkadaşlarının tek bir hedefi vardır; menzile ulaşmak. Bu menzile ulaşmak için de iki öğreti bize bir şey söyler. “Üç kişi dahi olsanız birini lider seçmek” ya da “iki kaptan bir gemiyi batırır”.
Hal böyle olunca, kötü sistem iyi niyetli olunsa bile menzile ulaşmak üzere yola çıkan yol arkadaşları arasında sorun oluşturur. Yaşayarak gördük.
4 Mayıs ile birlikte Türkiye yeni bir sürece girmiştir. Bu sürecin nihayeti
”dır!
Yol arkadaşları, aralarına sızmaya çalışan nifakçılara rağmen menzil için yürüyüşlerini sürdürmelidir.
Menzile yürüyenlerin uyumu önemlidir, yolcuların liderlik sorunu yoktur!
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.