Yazarlar Ağustos sefer ayıdır, zafer ayıdır

Ağustos sefer ayıdır, zafer ayıdır

Hasan Öztürk
Hasan Öztürk Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Sıcaktır. Çetindir. Güçtür. Lakin Ağustos ayı bizim için zafer ayıdır.

Büyük Taarruz’dan, Malazgirt’e, Kıbrıs’ın fethinden Mohaç’a, Belgrad’ın fethine, Çaldıran’a kadar Türk tarihi Ağustos ayı zaferleriyle doludur.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Hasan Öztürk : Ağustos sefer ayıdır, zafer ayıdır
Haber Merkezi 02 Ağustos 2019, Cuma Yeni Şafak
Ağustos sefer ayıdır, zafer ayıdır yazısının sesli anlatımı ve tüm Hasan Öztürk yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!


Bunlardan biri de Mercidabık zaferidir. Suriye’nin kapılarının açıldığı Mercidabık Savaşı 24 Ağustos 1516’da yapıldı ve savaşın sonunda kazanılan zafer ile Suriye ve Mısır’ın kapıları bize açılmış oldu.

Mercidabık Zaferi’nin yıl dönümünde yakın tarihte bir şey daha oldu. 24 Ağustos 2016’da bu kez Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) Müşterek Özel Görev Kuvveti tarafından Suriye’nin Halep kentine bağlı Cerablus bölgesinin terör örgütü DAEŞ unsurlarından temizlenmesi amacıyla harekat başlatıldı. Fırat Kalkanı Harekatı’nın ilk günü ile Mercidabık Zaferi aynı güne denk getirildi.

Tıpkı, 1071 Malazgirt Zaferi’nin yıl dönümü olan 26 Ağustos 1922’de Mustafa Kemal’in Büyük Taarruz’u başlatması gibi… Büyük tarih şuuru ile büyük millet olmanın göstergesi olarak.

Ağustos ayı sıcaktır. Çetindir. Güçtür. Lakin bizim için ayın zamanda zaferler ayıdır.

Malazgirt ile Bilad-ı Rum’un (Anadolu) kapısını açan ceddimiz, Mercidabık ile Bilad-ı Şam’ın (Suriye) kapılarını açmıştı. 26 Ağustos 1922’de de Anadolu’nun çekilebileceğimiz son sınır, son kale olduğu ve ilelebet Türk vatanı olarak kalacağı cümle aleme ilan edilmiştir.

Bu örnekleri neden verdiğime gelecek olursak.

Türkiye ile Amerika arasında Suriye’nin kuzeyindeki terör koridorunun geleceği konusunda çok çetin bir müzakere süreci yaşanıyor.

Aslını sorarsanız, Amerikalılar PYD/YPG-PKK teröristleriyle geliştirdiği ilişki biçimini bize dayatıp sonuç alacağını varsayarken Türkiye bu meseleyi “ölüm kalım” meselesi olarak telakki ediyor.

SEVR’İN KABULÜ DE TOZLU RAFLARA KALDIRILMASI DA AĞUSTOS’TADIR

Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyinde kurulmak istenen terör koridorunu “ölüm kalım” meselesi görmesinin çok haklı gerekçeleri var. Mesela onlardan biri de Sevr’in tekrar diriltilmesi meselesidir. Kaderin cilvesine bakın ki Sevr’in imzalanma ayı da Ağustos’tur. Ne var ki 10 Ağustos’ta 1920’de Sevr’i imzalayanlar 19 Ağustos 1920’de Meclis tarafından vatan haini ilan edilmişlerdir. Sevr, büyük direncimizin sonucu tarihin tozlu raflarında uygulanamadan öylece kalmıştır.

Bugün işte Türkiye Sevr’i tekrar tozlu raftan indirip önümüze koymak isteyenlere karşı mücadele veriyor ve meseleyi bir “ölüm kalım” meselesi olarak tanımlıyor.

Fırat’ın doğusunu Suriye’nin kuzeyini Amerika maharetiyle işgal eden ve o bölgeden sadece 600 bini Kürt olmak üzere binlerce Suriyeliyi Türkiye’ye süren bir terör örgütünü Türkiye ile muhatap etmek istiyorlar.

Türkiye’nin hem toprak bütünlüğüne hem demokrafik yapısına hem nüfus alanlarına müdahale anlamı taşıyan bu koridor Amerika’nın uzun vadeli Ortadoğu stratejisinin olmazsa olmazı olarak duruyor.

Irak’ın, Suriye’nin, İran’ın, Mısır’ın, Libya’nın hatta Suudi Arabistan’ın ve Türkiye’nin parçalanması üzerine geliştirilen Amerikan stratejisinde İsrail’in güvenliği ile enerji hatlarının kontrolü büyük öneme sahip.

Bu yüzden 1990’daki Birinci Körfez Savaşı’ndan bu yana Amerika adım adım hedefine doğru yürüyor.

Bu hedefi ile Türkiye’nin çıkarları asla uyuşmuyor. Çıkarları dedimse siz onu bağımsızlığı, toprak bütünlüğü, güvenliği ve gelecek perspektifi şeklinde anlayın.

MEHMETÇİK AMERİKA’NIN ‘KARA GÜCÜ’NÜ AFRİN’DEKİ ÇUKURLARA GÖMMEDİ Mİ

İşte bu yüzden, Türkiye ile Amerika Suriye sahasında karşı karşıya.

Fiili olarak Amerika ile savaşmıyor görünüyoruz. Oysa Amerika’nın “kara gücü” PYD/YPG-PKK teröristleriyle yakın geçmişte Afrin’ne düzenlediğimiz Zeytin Dalı Harekatı ile savaştık ve onları kazdıkları çukurlara gömdük. O çukurlara gömülenler arasında ne kadar “yabancı” vardı muhatapları elbette biliyor.

Yakın gelecekte Tel Abyad’ta, Aynel Arap’ta yine PYD/YPG-PKK teröristleriyle ölüm kalım savaşı verebiliriz.

Ve büyük tarih şuuru ile Suriye’nin kuzeyinde oluşturulmak istenen terör koridorunu yine bir Ağustos ayında Sevr’i paramparça ettiğimiz gibi paramparça edebiliriz.

Ağustos ayı sıcaktır. Güçtür. Çetindir. Lakin zafer ayıdır.

Buna inanıyoruz.

Sefer bizden, zafer Allah’tandır.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.